Mina Urgan: Necip Fazıl’ın içkisi ölçülüydü ama kumar tutkusu sınır tanımazdı

Necip Fazıl’ın yüzsüz bir yanı vardı. Başkalarının evinde kendi evindeymiş gibi davranırdı.Üvey babam Falih Rıfkı Atay, “günün birinde bir de bakacağım ki, bu herif benim pijamalarımı giymiş, yatağımda yatıyor” demişti.

devamını oku>

“Neden Yazıyorum” George Orwell’ı yazmaya iten dört evrensel dürtü!

Hiçbir kitap politik açıdan tamamıyla tarafsız değildir. Sanatın politikayla işi olmamalı görüşü bile politik bir tavırdır.

devamını oku>

Dostoyevski’nin kumar tutkusuna yakalandığı dönemin psikolojik analizi – Sigmund Freud

Yayımlanan ölüm sonrası yazıları ve karısının tuttuğu günlük, Dostoyevski’nin yaşamının bir bölümünü, yani Paris’te kumar tutkusuna yakalandığı dönemi tümüyle açıklığa kavuşturur niteliktedir (Fiilöp-Miller ve Eckstein, 1926).

devamını oku>

Tezer Özlü: Kimse yaşadığımız mevsimin, günlerin ve gecelerin yaşamın kendisi olduğundan söz etmiyor

Küçük burjuva mahallelerinde, okul giysilerimize bakıp, yabancı bir okulda okuduğumuz için bize özenenler var. Ağır çantalarımız kollarımızda, Günk’le birlikte, Fatih’in henüz yaşlı çınar ağaçları kesilmemiş bulvarında yürüyoruz.

devamını oku>

Vurmalı çalgılarda geleneksel Japon davulları: Kodo ve “Best of Kodo” albümü

Japonca kalp atışı anlamına gelen Kodo kelimesinden ismini alan grup geleneksel japon vurmalı çalgılarla enstrümanlarıyla müzik yapmakta. Özelikle canlı performansları ve bu enstrümanları hakimiyetiyle dikkatleri üzerine çeken grup, kurulduğu günden bu yana beş kıtada toplam 2500 konser vererek bir rekora imza atmıştır.

devamını oku>

Edip Cansever: Bugün pazar kendimi selâmlıyorum

Sığınak

Olanca kuvvetimle bakıyorum
Her yerde bir şeyler bulunuyor
Dokunma ve renk dağıtma şeyleri.
Bugün pazar kendimi selâmlıyorum
Ve sanki kendimi tekrarlıyorum durmadan
İşte bir sarmağışın son yaprağı gibi

devamını oku>

Freud: Büyük İnsan, çevresini başarılı olmakla değil fikirleri ve kişiliği etkiler

Tek bir adam, rasgele bireylerden ve ailelerden bir halk yaratacak, onlara belirgin özelliklerini kazandıracak ve binlerce yıllık kaderlerini belirleyecek böylesine olağandışı bir etkiyi nasıl kazanabilir?

devamını oku>

Lev Tolstoy: İnsanın kabul edebileceği tek yargıç da kendi vicdanıdır…

Tolstoy’un ağırlıklı düşüncesine göre-, devrimcilerin istedikleri gibi, mülkiyet sahiplerinin elinden mülkiyetlerinin zorla alınmasıyla, aşağıdan yukarı doğru değil, fakat varlıklarından kendiliklerinden ödün vermeleriyle, yukarıdan aşağıya doğru gerçekleştirilmelidir.

devamını oku>