Nazım Hikmet’en Piraye’ye: Sen meğerse nasıl her şeyimmişsin benim…

“Ben o yazdıklarımı ancak sana yazabilirdim. Çünkü şu kainat denen nesnenin içinde en çok sevdiğim yürek, üstüne en çok titrediğim insan kalbi senin göğsündekidir.”

devamını oku>

İnsan İletişiminin Kökenleri: İşaret ve jestler – Michael Tomasello

İnsanların bir dil yardımıyla birbirleriyle nasıl iletişim kurduklarını ve bu kabiliyetin evrimde nasıl ortaya çıkmış olabileceğini anlamak için öncelikle insanların birbirleriyle doğal jestlerle nasıl iletişim kurduklarını anlamamız gerekir.

devamını oku>

Dostoyevski: “İleride Öteki Ben’den benim başyapıtım olarak bahsedecekler”

“Öteki Ben, Dostoyevski’nin yazdığı en güzel şeydir.” [Vladimir Nabokov]
Öteki Ben ilk olarak, 1846 yılında Oteçestvennıye Zapiski (Yurttan Notlar) dergisinin 2. sayısında “Bay Golyadkin’in Maceraları” alt başlığı ile ve F. Dostoyevski imzasıyla yayımlandı.

devamını oku>

Kendinizi Yönetmenin Altı Basit Formülü – Josef Kirschner

1. Doğru ve bilinçli olarak nefes alıp-vermeyi öğrenin.
Bunu başarmak, size güç, dayanıklılık ve sükûnet verecektir. Ve bunu bir alışkanlık haline getirin.

devamını oku>

Senem Diyici Sevilen Şarkı ve Türküleriyle cafrande.org’ta

İstanbul’da doğdu, İstanbul Musiki Cemiyeti Okulu şan ve ritm eğitimlerinden sonra 1969 ve 1972 de Folk müzik akımında «Nar Hanım » ve «Ham Meyva » adlı 45’likleriyle tanınmaya başlayan Senem Diyici geleneksel müzik araştırmaları nedeniyle Türkiye’nin çeşitli yörelerini gezip dokümanlar toplamıştır.

devamını oku>

“Bir zamanların günahları bugünün töreleri haline geldi” Pişmanlık Üzerine – Montaigne

Burada sade ve parıltısız bir yaşam öneriyorum; önemsizdir bu, çünkü tüm ahlak felsefesi esasen daha zengin bir yaşamdansa, basit ve sade bir yaşama bağlanabilir; her insan kendinde insani koşulların her biçimini taşır.

devamını oku>

Yaşar Kemal: Solumuz proletarya sözcüğünü proletaryadan, devrim sözcüğünü devrimden çok seviyor

Solun İşi
Şu bizim solun işi bir tuhaf, bir akıl almaz iş. Gazeteler, dergiler, kitaplar çıkıyor, yığın yığın. Bunlar ne yazıyorlar, ne söylüyorlar Türkiye üstüne, sosyalizm üstüne? Yaşam üstüne, Türkiyedeki yaşam üstüne?

devamını oku>

Pablo Neruda: İtalya’da nereye gittiysem polis peşimi bırakmadı

Sürgün yıllarımda bir çok ülkeye gittim, sık sık rota değiştirmek zorunda kaldım. Sonunda o güne dek hiç tanımamış olduğum ve gelir gelmez sevdiğim bir ülkeye ulaştım: İtalya’ya! Bana bu ülkede her şey öylesine olağanüstü geldi ki…

devamını oku>