Tolstoy: Vatanseverlik, diğer milletlere yapılan her türlü haksızlığın kaynağıdır

Hükümran sınıflar orduyu, okulları, dini, basını ve parayı ellerinde tutarlar. Okullarda, kendi halklarını tüm halkların en iyisi ve daima haklı olarak tasvir eden tarihler aracılığıyla çocuklarda vatanseverlik ateşini tutuştururlar; yetişkinler arasında bu duyguyu, nümayişler, yıl dönümleri, abideler ve yalancı vatansever bir basınla tutuştururlar; ve her şeyden önce, diğer milletlere karşı her türlü haksızlık ve gaddarlığı yaparak, onlarda kendi halklarına karşı düşmanlık tahrik ederek ve sonra da bu düşmanlığı, kendi halkında yabancıya karşı düşmanlık uyandırmak için kullanarak, alevlendirirler vatanseverliği.

İnsanın kendi halkına özel sevgisi şeklinde bir duygu ve düşmanların zorbalığıyla katliamına karşı halkını savunma uğruna huzurunu, varını yoğunu, hatta hayatını feda etme hamaseti şeklinde bir doktrin olarak vatanseverlik; her millet kendi avantajı için diğer milletlerin halkını katliam ve yağmaya tabi tutmayı münasip ve meşru saydığında, dönemin en yüksek tasavvuruydu; ama halihazırda 2000 yıl kadar önce insanlık, bilgeliğinin en yüksek temsilcilerinin şahsında, insanın kardeşliği şeklindeki daha yüksek tasavvuru tanımaya başladı ve o tasavvur insanın bilincine gitgide daha fazla nüfuz edip, günümüzde en değişik biçimlerde gerçekleşir oldu.
Gelişkin iletişim araçları sayesinde ve endüstri, ticaret, sanatlar ve bilimde birlik uyarınca, insanlar bugün birbirlerine öylesine bağlılar ki, komşu bir halktan kaynaklanan işgal, kıyım veya zorbalık tehlikeleri artık tamamen ortadan kalkmıştır ve tüm halklar (devletler değil, halklar) barışçıl, karşılıklı olarak avantajlı ve dostane, ticari, endüstriyel, sanatsal ve entelektüel ilişkiler içinde birlikte yaşıyorlar ve bunu bozmaya ne niyetleri ne de ihtiyaçları var. Dolayısıyla, değişik milliyetlerden insanlar arasındaki kardeşlik bilincine ulaşmışken, lüzumsuz ve bu bilince aykırı olan köhne vatanseverlik duygusunun, gittikçe silinip sonunda tamamen ortadan kalkması gerektiğini düşünürdü insan. Ama bunun tam tersi oluyor: bu zararlı ve köhne duygu varlığını sürdürmekle kalmıyor, gittikçe daha da küvetle alevleniyor.

Lev Tolstoy: “Vatanseverlik övüldükçe savaşlar olacaktır!..”

Halklar, makul bir zemini bulunmaksızın ve kendi doğruluk anlayışlarının da, avantajlarının da tersine, iktidarların diğer milletlere saldırılarına, yabancı mülkleri gasp etmelerine ve gasp ettiklerini zor kullanarak savunmalarına sempati duymakla kalmıyor, bu saldırıları, gaspları ve savunmaları bizzat talep ediyorlar ve bunlardan memnuniyet ve gurur du-yuyorlar. Büyük devletlerin boyunduruğu altına düşmüş, ezilen küçük milletler -Lehler, İrlandalılar, Çekler, Finler veya Ermeniler- kendilerini fethedenlerin ezen vatanseverliğine tepki duyup, artık lüzumu kalmamış ve köhne, anlamsız ve zararlı vatanseverlik duygusunu onlardan kapıyorlar ve öyle bir kapıyorlar ki, tüm faaliyetleri ona yoğunlaşıyor ve daha güçlü milletlerin vatanseverliğinden bizzat muzdarip bulundukları halde, fethedenlerin kendilerine karşı işlemiş ve işlemekte oldukları aynı fiilleri, vatanseverlik uğruna, diğer halklara karşı işlemeye hazır hale geliyorlar.

Böyle oluyor, çünkü hükümran sınıflar (sadece asıl hükümranlarla memurları değil, sıradışı avantajlara sahip bir konumun keyfini süren tüm sınıflar: kapitalistler, gazeteciler ve sanatçılarla bilim adamlarının çoğu), emekçi yığınlarınkine nazaran sıradışı avantajlara sahip konumlarını, ancak vatanseverliğe yaslanan iktidar sistemi sayesinde koruyabilirler. Halkı etkileyecek en güçlü araçlar ellerindedir ve daima sebatla kendilerinde ve başkalarında vatansever duyguları beslerler, özellikle de, iktidar erkini ayakta tutan o duygular, o erk tarafından daima en iyi şekilde ödüllendirilir.
Bir memur ne kadar vatanseverse, kariyerinde o kadar ilerler; aynı şekilde, bir askerin terfi etmesi de yalnızca vatanseverliğin ürettiği savaşla mümkündür.

Tolstoy: Vatanseverlik bir duygu olarak zararlı, bir doktrin olarak da ahmaklıktır

Vatanseverlik ve yol açtığı savaşlar, gazetelere muazzam bir gelir ve diğer pek çok ticaret alanına da kâr sağlar. Her yazar, öğretmen ve profesör vatanseverliği ne kadar vazederse, yerini o kadar sağlama alır. Her imparator ve kral vatanseverliğe kendini ne kadar vakfederse, o kadar şöhret kazanır.

Hükümran sınıflar orduyu, okulları, dini, basını ve parayı ellerinde tutarlar. Okullarda, kendi halklarını tüm halkların en iyisi ve daima haklı olarak tasvir eden tarihler aracılığıyla çocuklarda vatanseverlik ateşini tutuştururlar; yetişkinler arasında bu duyguyu, nümayişler, yıl dönümleri, abideler ve yalancı vatansever bir basınla tutuştururlar; ve her şeyden önce, diğer milletlere karşı her türlü haksızlık ve gaddarlığı yaparak, onlarda kendi halklarına karşı düşmanlık tahrik ederek ve sonra da bu düşmanlığı, kendi halkında yabancıya karşı düşmanlık uyandırmak için kullanarak, alevlendirirler vatanseverliği.

Bu korkunç vatanseverlik duygusunun yoğunlaşması Avrupa halklarında hızla yükselen bir ilerlemeyle süregelmiş ve zamanımızda, daha fazla yayılacak yerin bulunmadığı en uç noktalara ulaşmıştır.

Lev Tolstoy
Vatanseverliğe Karşı Tolstoy

Yorum yapın

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org

Önceki yazıyı okuyun:
Yeni Türkü’nün “Günebakan” ve “Dünyanın Kapıları” Adlı 2 Albümü

Kapat