PAVESE: GERİDE KALANA, GEÇMİŞE BİR ŞEY EKLENEMEZ, HEP YENİDEN BAŞLANIR

16 Ağustos
Sevgilim, belki de hepsinin içinde en gerçek sevgilimsin sen. Ama bunu sana söyleyecek, anlatmaya çalışacak vaktim yok artık, hem sonra, olsa bile, gene o sınav -o sınav- ve başarısızlık olacaktı sonunda.
Bugün anlıyorum ki ‘28’den bu yana, hep bu karaltının -kimilerinin kompleks dediği bu gölgenin- altında yaşamışım. Oysa bunun çok daha yalın bir şey olduğu söylenebilir.
Ve ilkbaharsın sen, ince, inanılmayacak kadar tatlı ve kıvrak ilkbahar, yumuşak, serin -topraksı ve iyi- bir tanıdığımın söyleyeceği gibi, “Po’nun en güzel vadisinden bir çiçek.”
Ama sen bile bir bahanesin. Asıl suç, kendiminkinin dışında, ‘gizli gülüşüyle acı veren tedirginlik’te.

Neden ölmeli? Hiç böylesine diri, böylesine genç olmadım hayatımda.
Geride kalana, geçmişe bir şey eklenemez. Hep yeniden başlanır.
Çivi çiviyi söker. Ama bir çarmıh yapılır dört çividen.
Yapacağımı yaptım şu dünyada, elimden geldiğince. Çalıştım, şiir verdim insanlara, pek çoklarının acılarını paylaştım.

12 Nisan
Başına gelen her iyi şeyi mutlu bir rastlantı, ‘layık olmadığın bir lütuf’ sayman soylu bir ruha sahip olmandan, alçakgönüllülüğünden, her şeyden uzaklaşmış olmandan ileri gelmiyor. Bunun nedeni uzun süren bir kölelik, baskı ve zorbalığı benimsemiş olmandır. Bir ermişin değil, bir kölenin ruhu var sende.
Yirmi yaşındayken ilk arkadaşların seni terk ettikleri zaman, bunun acısına soylu bir sabırla katlandığını söylemiştin. Kendini aldatmaktan başka bir şey değildi bu. Seni üzen, birtakım tatlı alışkanlıklarından vazgeçme zorunluluğuydu. Şimdi de aynı şeyi yapıyorsun.
Yalnızsın, bunu da biliyorsun. Seni destekleyecek, sana hak verecek, soytarılık etmeni ve tek başına dünyaya yeni bir düzen verebileceğine inanmanı hoşgörecek birinin kanadı altında yaşamak için doğmuşsun. Bu kadarını yapabilecek bir insan hiçbir zaman bulamadın; arkadaşların seni bıraktıkları zaman bu yüzden üzülüyorsun, onlara karşı beslediğin sevgiden değil; seni bırakıp giden insana kırgınlığın yüzünden; yeni bir dost bulmadaki kolaylığın bu yüzden – herhangi bir içtenlik ve yakınlık duygusundan değil. Bir kadınsın sen ve kadınlar gibi inatçısın. Ama yalnızken de kendi kendine yeterli değilsin ve bunu biliyorsun.

21 Temmuz
Dinlenmeye hakkımız olsun diye severiz işimiz olmasını.

11 Kasım
Beklediğin kişi gelmez, seni bir daha hiç aramaz, senden uzak durursa, onun bu korkusuzluğu senin onun yokluğuna üzülmene yol açmaktan başka bir işe yaramaz. Sen ki başkalarının senin yokluğunu hissetmelerinden bu kadar hoşlanıyorsun, hiç olmazsa, bunun ne kadar boş bir şey olduğunu anla.

13 Şubat
İnsanların seslerini yüzlerinden daha iyi hatırlıyorsun. Çünkü bir şey belirten, içten gelen bir yanı vardır sesin. Yüzü gördüğün zaman, sesi düşünmezsin; sesi duyduğun zaman, gözünde bir insan canlandırmaya çalışırsın, bir yüz görmeyi beklersin.

28 Mart
Bir musluğun önünde ellerini yıkarken işeme isteği duyarsın. Sempati yoluyla büyünün iyi bir örneğidir bu. İlkellerin yağmur yağdırma törenlerinde su dökmeye ya da döl akıtmaya neden yer verdiklerini böylece daha iyi anlayabiliriz.

2 Haziran
Kalabalığa seni yaşatan şeyleri yetiştiren bir insan kaynağı olarak baktın mı, bunun sana huzur verdiğini, seni yüreklendirdiğini göreceksin.
Birtakım ermiş kişiler, yorulmak bilmeyen papazlar vardır ki bu özelliklerinden çocukça bir övünç duyarlar. Ama pek de çocukça değildir bu duyguları; çünkü bu gücü nasıl kullanacaklarını, onu nasıl sömüreceklerini çok iyi bilirler.
Yazar kişinin, mektup ve günlüklerindeki, hareketlerindeki tahammülsüzlüğü, eserini adı bilinmeyen bir kişi gibi işitme gereksinmesi, mutlak bir şey bulma, bir benzerliğe, işlevsel bir gerçekliğe bakma ihtiyacından doğar. Klasikliğe doğru atılmış ilk adımdır bunlar.

4 Haziran
Dostlarla, bir başka insanla birlikte olmanın sevinci ne kadar yoğun olursa olsun, daha sonra yalnız kalacağını bilmek daha büyük bir zevktir.
Ne de olsa, G. iyi bir insan. İnsanlarla birlikte olmaktan gerçekten hoşlanıyor. Birtakım modası geçmiş zevkleri olmak gibi korkunç bir eksiği var, üstelik bunun farkında değil. Ama ona duyduğun öfkenin sadece hesabı senin görmene izin vermiş olmasından ileri gelmediğini söyleyebilir misin, “Bu beni öldürecek,” dediydi, “bende iş yok. Allahım, mümkün olduğunca geç ödeyeyim bedelini. ”

10 Ağustos

Bir kuşağı uğraştıran sorunlar, bir sonraki kuşak için silinip tarihe karışır. Bunun nedeni bu sorunlara bir çözüm bulunmuş olması değil, genel ilgisizlik yüzünden unutulup gitmeleridir.

18 Ağustos
Bütün bir kuşağın emekleri nasıl hiçbir şeye bir çözüm getirmezse, bir eser de hiçbir şeye çözüm getirmez. Çocuklar -yarın- hep yeniden babalarının eserlerine ve kendilerinden önce yapılmış olan şeylere karşı tam bir kayıtsızlıkla işe başlarlar. Eskiye karşı tiksinti duymak, ona düpedüz başkaldırmak bile bu yumuşak aldırışsızlıktan daha kolay kabul edilebilir bir tutumdur. Eskilerin erdemi geçmiş zamanı her zaman göz önünde bulundurmayı bir yasa olarak benimsemelerine dayanıyordu. Onların tükenmez bütünlüklerinin gizi budur. Çünkü bir eserin -bir kuşağın- zenginliğini her zaman geçmişi ne kadar içermiş olduğu belirler.

16 Şubat
Nesneler ve insanlar bize verdikleri şeyler ölçüsünde değil. bize neye mal oluyorlarsa, o ölçüde bizimdirler; yani o ölçüde bizim için önem taşırlar. Bir kadını kendimize bağlı tutmak için hayatımızı ona adamamız değil, onu sömürmemiz gerekir.

3 Mart
Birinden öç mü alacaksın? Onu bağışlamış gibi davran; bırak, hayat öç alsın ondan. Zamanın kendi kendine geçişi, kurbanın bir şey yapmasını gerektirmeden, nasıl olsa korkunç acılar çektirir herkese.
Yalnız zaman değil. Başkaları da aynı şeyi yapar; düşmanını sana kötülük etsin, seni incitsin diye senin üzerine salan insanlar da. Bırak, ne halleri varsa görsünler. Onlar alacaktır senin öcünü. Hele düşmanın onları seviyorsa. Bırak, yaşasınlar. Bu yeter. Bütün bu insanlar çevremizde olmasaydı, öç; alma diye bir şey olur muydu?

Cesare Pavese
Yaşama Uğraşı

Cevap Ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz