Cesare Pavese: Yazgı, meydana gelmiş ve henüz meydana geldiği bilinmeyen şeydir

Cesare PaveseDoğal büyüye, “ilkel” olan şeylere, bitkilerde, sularda, kayalarda, kırlık yerlerde yaşayan ruhların gerçekliğine karşı duyduğun aşırı tutku, bir çekingenlik, insan dünyasının ödev ve sorunlarından kaçma isteğinin bir belirtisidir.
Nesnelerin gerçekliğini kavramak için duyduğun bu efsane ihtiyacının yanı sıra, insanlara ve insanların tutkularına da aynı gözlerle bakabilme yürekliliğini göstermelisin. Ama güç, aykırı bir şeydir bu doğanın değişmezliği, geniş yorum olanakları, sessizliği yoktur insanlarda.

İnsanlar kendilerini zorla kabul ettirerek anlatarak karşımıza çıkarlar. Gerçi sen onları doğa içinde bir yere yerleştirerek kaderlerine indirgeyerek en doğal anlarda yakalamaya, onları böylece dondurmaya çalıştın. Ama gene de durmadan konuşuyor senin insanların ruhları dile geliyor, ortaya çıkıyor. Bu senin gerilimin. Ama bunu yaratmak acı veriyor sana, gerçek hayatta hiç karşılaşmak istemiyorsun onunla. Doğanın hareketsizliğini, sessizliği, ölümü arıyorsun. Bunlardan çeşitli anlamları olan, sonsuz, ele gelmeyen, ama tarihsel gerçekliğe çekicilik katan, ona anlam ve değer kazandıran efsaneler yaratıyorsun.

***

Yazgının mit, yabanıllık olduğu ve bu yüzden -bir kez açıklandığında- eski biçimiyle var olursa boş inanç haline geldiği şeklindeki verimli görüş. Yazgı, bütün bir mitsel varoluşu, dramı olan şeydir. Meydana gelmiş ve henüz meydana geldiği bilinmeyen şeydir. Özgürlük gibi görünen, oysa şematik, kesin, önceden belirlenmiş olduğu ortaya çıkan şeydir. Yazgı, bağları ve gerekliliği özgürlüğü çerçevesinde anlaşılmadan önce tarihsel olandır, insanlar söz konusu olduğunda, şiir hep yazgıları hedef alır – yazgılar üzerinde hareket eder, hatta onları anlar, açıklığa kavuşturur, onlardan öyküler kurar.
Ama sen açıklanmış insanlardan yola çıkıyor ve onları şiire dönüştürmek için yazgıya indirgiyorsun. Bu, miti söze dönüştüren sanatın tam tersi bir süreçmiş gibi görünüyor.

Ama öyle değil. Bu geçiş sürecinde çaba gösteriyor insan. Onu tartışıyor. Biçime, masala eğilim göstermekle, doğal biçime, özerk organizmaya eğilim gösteriyor, dolayısıyla akıl yoluyla anlamayı temel alarak mit, yazgı örgüsünü yeniden kuruyor. Yaşamı yeniden kurmak isterken, doğal biçimlere başvuruyor, bir başka deyişle mitsel burgaca, doğanın, yaşamın tükenmez biçimde şaşırttığı gibi şaşırtan biçimlere yeniden dalıyor.

Cesare Pavese
Yaşama Uğraşı [Günlükler]

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Turgut Uyar: “Kimin nasıl bir anısı hâline geleceğimizi hiç birimiz bilemeyiz”

Ne aklıma gelse bir bakıyorum unutmuşum tren penceresinden bir tarlaeskiyip atılmış bir gömlek - hiç unutmam "hiç unutmam hiç unutmam...

Kapat