Taraf gazetesinin maksatlı ve maniple amaçlı referandum yalanları

18 Ağustos 2010 tarihlinde Taraf Gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı köşesinde yönetmen Sırrı Süreyya Önder’in, referandumda “evet” oyu kullanacağını yazarak ” Süreyya Önder’in de EVET demesi kesin” dedi. Sonrasında bir açıklama yapan Süreyya Önder, referanduma “evet” demeyeceğini, “boykot” edeceğini açıkladı; “Taraf gazetesi yazarlarından Rasim Ozan Kütahyalı, benim referandum oylamasında “kesin evet” diyeceğim şeklinde, haddini de cüretini de aşan bir paragraf yazmış. Mültefit bir tonla karışık irade hırsızlığı yapmıştır” dedi.
23 Ağustos 2010 tarihli Taraf gazetesi, manşetinde Melih Altınok’un BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’la yaptığı röportaja yer vererek, manşet başlığı olarak “Başbakan’dan bir söz bekliyoruz” ifadesini kullandı. Gün içinde haberi yalanlayan BDP Genel Merkezi Taraf’ın, bu sözlerin çarpıtılarak verilmesinin maksatlı ve maniple amaçlı olduğunu belirtti.

Sırrı Süreyya Önder’in söz konusu köşe yazısıyla ilgili açıklaması: “BDP ile dayanışma halindeyim yaygın, kolektif sosyalist iradeden ayrı davranmayacağım”

Şunu açıkça söylemek istiyorum: Bir kere, ben bu referandumun tasarlanış ve sunuluşuna esastan itiraz ediyorum. Yedi yıllık AKP iktidarında halkın karşısına bir “anayasa değişikliği” imkanıyla ilk defa (ve tek defa) çıkılıp da, ülkenin temel meselelerinin hepsine teğet geçilmesini ve “halktan bir kez daha icazet alma” görüntüsü yaratılan bu evet/hayır ikilemi mantığını reddediyorum.
Siyasi partiler ve seçim kanununu değiştirmeyen, dokunulmazlık konusunda verdiği sözleri unutan, gerek kendi parti işleyişinde gerekse ülke içi sorunların halledilişinde hiçbir şekilde “demokratik mekanizmaları” işletmeyen iktidar partisi, bir yanıyla açılımdan bahsederken, diğer yandan en son Hrant Dink’in katline yaptığı açıklamada olduğu gibi, milliyetçi ve kabul edilemez argümanları elden bırakmamaktadır.

AKP’nin en yetkili temsilcileri, verilecek “evet” oylarının yüzde 99’unu kendilerine verilmiş oylar olarak mütalaa etmektedir.
Yöntemsel olarak bu platforma çekilen, egemenler arasındaki bir dalaşmaya “evet” oyu vererek taraf olmam mümkün değildir.
Türkiye’nin emekçileri ve yoksullarının temel sorunları bu anayasa paketi içinde yoktur. Ayrıca, hükümetin bu referandum sonrasında temel insan haklarını genişletmeye yönelik bir çaba içinde olacağına dair en ufak bir emare de yoktur. Yoksullukla beraber Türkiye’nin ikinci temel meselesi olan Kürt sorununda AKP’nin ne kadar zalimane, bütün bir halkı tanımayan, onları ancak “AKP’lileşirse” dikkate alacağını ima eden bir politika takip ettiği de herkesin malumudur.

Halkın göstermelik iradesini bile yok sayarak, Anayasa Mahkemesi tarafından dizayn edilen bu referandum paketine katılarak meşruluk kazandırmam söz konusu olamaz. Şimdilik, BDP’nin bu süreçte ortaya koyduğu iradeyle dayanışma halinde olduğumun ve yaygın, kolektif sosyalist iradeden ayrı davranmayacağımın bütün kamuoyu tarafından bilinmesini isterim.”

Taraf’ın haberiyle ilgili BDP’nin açıklaması: “Taraf Gazetesi’nde bu sözlerin çarpıtılmış olması maksatlıdır, maniple amaçlıdır”

‘Başbakandan bir söz bekliyoruz’ manşetiyle yer alan haberde Eş Genel Başkanımız Sayın Selahattin Demirtaş’ın ‘Başbakan’ın söz vermesi halinde boykottan vazgeçeriz’ dediği ileri sürülmüştür. Haberin içeriği ne yazık ki çarpıtılmıştır. Sayın Eş Genel Başkanımız, gerek habere konu Diyarbakır’daki basın toplantısında, gerekse de toplantının hemen ardından Taraf’a verdiği demeçte böyle bir ifade kullanmamıştır. Eş Genel Başkanımız, BDP’nin şartlarını açıklamış, “Başbakan’ın ne söylediği değil, ne yaptığı önemlidir. Söz değil icraat bekliyoruz” ifadesini kullanmıştır. Bu bağlamda Başbakan’ın sözlerinin kıymeti harbiyesinin olmayacağını belirten Demirtaş, Hükümetten somut adım beklediklerinin altını çizmiştir. Taraf Gazetesi’nde bu sözlerin çarpıtılmış olması maksatlıdır, maniple amaçlıdır. BDP’nin şartları ortadadır, boykot tavrında bir değişiklik yoktur” denildi.
Geçtiğimiz haftalarda da Taraf’ın Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) ilişkin haberinde, BDP içindeki ılımlı kanadın referandumda “evet” denmesinden yana olduğu şeklindeki haberini yalanlamıştı
.

Akp’nin gayri resmi gazetesi gibi çalışan ve Türkiye medyasının iyi polisini oynayan Taraf’ın Kürt gazetelerinin kapatılma sürecine denk gelen(!) çıkışı,  yayın yaptığı ilk iki bucuk yıllık dönemde Kürt gazete ve dergilerinin  tam 73 kez kapatılması,   uzun süre Batıda 1 tl’ye satılırken Doğu’da 25 kuruşa satılması, sık sık bölge haberlerine yer vererek ulaştığı okuyucu larüzerinden  Kürtlere yönelik çeşitli liberal manüpülasyonlarda  bulunmasıyla dikkat çekiyor.

“Taraf gazetesinin maksatlı ve maniple amaçlı referandum yalanları” üzerine bir yorum

  1. gercekten guzel bır tespıt taraf gazetesı cıktıgı gun den berı kurtlerı akp tarafına kaydırmak ıstemıstır tarafın cıktıgı ılk aylarda tespıt etmıstım

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Ciwan Haco’la bir söyleşi ve sevilen şarkıları

Artık “Yeter’’ diyorum. İnsanlar ölmesin, kardeşlik ve barış olsun istiyoruz. Bugün yüzbinlerce Kürt ve Türk birbiriyle evlenmişler. Eskiden “Kürtlere hak...

Kapat