Taraf, çarpık doğdu, yamuk öldü: Basın değil manipülasyon tarihine geçecek – Ragıp Duran

tarafBu gazete, çeşitli kesimlerden gelen talep ve sorulara rağmen, Fethullah Gülen Cemaati ile ilişkisi konusunda bir açıklama yapmaktan kaçındı. Şeffaflık ve dürüstlük yoksunluğu salt malî alanda değil, siyasal ve ideolojik düzlemde de sırıttı. Altı yıl boyunca bu gazetede Cemaat aleyhine bir tek satır, aleyhte bir haber, yorum, fotoğraf yayınlanmaması nasıl açıklanabilir? Keza Zaman ve bu gruba bağlı diğer yayın organlarında da Taraf aleyhinde bir tek satır yazı çıkmamış olması acaba tesadüf müdür? Çıkar kardeşliği, medeniyetler ittifakı, dinler arası hoşgörü, diyalog, empati filan falanla mı açıklayacağız bu ilişkiyi?

Devamı…Taraf, çarpık doğdu, yamuk öldü: Basın değil manipülasyon tarihine geçecek – Ragıp Duran

“Süreç AKP’yi bitirecek… Erdoğan’cıymış gibi görünenlerin de bu kadar bağırmaları bundan”

Benim yazılarıma başladığımdan beri yazdığım Erdoğan – Gülen tartışması son seçimden sonra artık iyice su yüzüne çıktı. Bitakım Libre-el-al yazarlarla olan sert tartışmalar, Erdoğan – Taraf Gazetesi kavgası, Gülerce’nin yazıları, dün Bugün Gazetesi’nde Gülay Göktürk’ün yazısı, Fehmi Koru, Hasan Cemal yazıları ve tartışmaları, hepsine toplu olarak baktığınızda “Birdenbire ne oldu bunlara?..” diyebiliyorsunuz. Oysa olan bişey yok, bu saydığım isimlerin hiçbiri esas olarak Erdoğan’ı desteklemediler, onlar Fethullah Gülen’i desteklediler, Gülen de AKP’yi desteklediği için bu ekip Erdoğan’ı destekler göründü.

FETHULLAH GÜLEN’İN BAŞBAKANINA HAZIR OLUN!.. – Ahmet Nesin

Devamı…“Süreç AKP’yi bitirecek… Erdoğan’cıymış gibi görünenlerin de bu kadar bağırmaları bundan”

‘Tam böyleyken neden şöyle, çünkü öyle!’ – Veysi Sarısözen

14 Temmuz günü Silvan’da TSK tarafından başlatılan ve 13 nizami, 5 de gayrı nizami kontranın ölümüyle sonuçlanan harekatı, 16 Temmuz’da İran ordusunun Kandil’i hedefleyen ve 15-20 kilometrelik bir “cephe savaşı”na yol açan saldırısı izledi.

Cin fikirli bir takım medya taifesi, işin en başında olayları çarpıttı, askerin başlattığı çatışmayı, PKK “saldırısı” olarak niteledi, ve “bu saldırının” tam da İmralı’da görüşmelerin olumlu bir yönde geliştiği sırada olmasının derin “anlam” ve “şifreleri” hakkında utanmazca bir kampanya yürüttü.

Onların başlattığı bu kampanyayı da faşist-ırkçı linç taburlarının saldırıları ve AKP’nin yeni bir polis örgütlenmesi kararı izledi.

Devamı…‘Tam böyleyken neden şöyle, çünkü öyle!’ – Veysi Sarısözen

İddialar, yalanlar ve gerçekler | Kürtler liberalleri üzdü – Özcan Özen

AKP’nin başarısını vurgulamadan, seçimin en büyük galibi ilan etmeden söze başlamayan liberal yok. Belli ki kulakları ağzında ama hemen ardından fısıldadıkları “330 aşılamadı” hayıflanmalarıyla bunun “eksik” bir başarı olduğunu da ağızlarından kaçırmadan edememişler.
(…)Üzüntülerinin ana kaynağı AKP’nin 2011 seçimlerinde oylarını arttırmış olmasına rağmen milletvekili sayısının azalmış olması. 2007’de yüzde 47 ile 341 milletvekili, 2011’de yüzde 50 ile 326, 2002’de AKP yüzde 34 oy ile 365 milletvekilliği kazanmıştı. O tarihte MHP ve DEHAP barajı aşamadığı için milletvekili çıkaramamışlardı. Buna da demokrasi denilmedi mi?

Devamı…İddialar, yalanlar ve gerçekler | Kürtler liberalleri üzdü – Özcan Özen

Sivas Katliamı öncesi ve sonrasına dair iki belge: kışkırtıcı bildiriler ve valinin itirafları

Sivas’ta, Pir Sultan Abdal Etkinlikleri’nin başlamasından bir gün önce, yani 30 Haziran 1993 günü, “Müslüman Kamuoyuna ” başlıklı ve “Müslümanlar” imzalı bir bildiri, gizli olarak dağıtıldı. Daha sonra Emniyet Genel Müdürlüğü’nce yapılan araştırma sonunda, 9 Temmuz’da Gaziantep’te de Aziz Nesin’i hedef alan benzer içerikli bir bildirinin dağıtıldığı saptandı. Müslümanlar’ı eyleme çağıran bu kışkırtıcı bildiri, İBDA – C adlı İslamcı terör örgütünün kamuoyuna yansıyan bildirileriyle büyük bir benzerlik taşıyor.
37 kişinin ölümüyle sonuçlanan yarı resmi katliam, İslamcı cephenin çeşitli fraksiyonlarında değişik yorumlara ve değerlendirmelere yol açtı. Bu yorumların en uç örnekleri ise, radikal şeriatçı İBDA – C örgütünün yayın organı TARAF dergisinde görüldü. Derginin çeşitli sayılarında, olayı açıkça savunan ve katliamı “Şanlı Sivas Kıyamı” olarak niteleyen yazılar yayımlandı. Bu yazılardan birini de belge niteliği taşıdığı için yayınlıyoruz.

Devamı…Sivas Katliamı öncesi ve sonrasına dair iki belge: kışkırtıcı bildiriler ve valinin itirafları

Can Dündar’ın “işte kanıt” dediği fotoğraf 8 yıl sonra kendi yalan haberinin kanıtı oldu

Can Dündar’ın 23 Ocak 2003 tarihli Milliyet ABD-PKK ilişkisine kanıt olarak yayınladığı fotoğraf Milliyet’in manşetinden “İşte kanıt” başlığıyla çıkmıştı. Bu   karede yeralan isimlerden biri olan Dursun Ali Küçük Taraf gazetesine konuştu. ABD’li denilen kişi, örgütün gümrük sorumlusu olan Kaymakam Halit dedi. Wikilinks belgelerini alarak yayınlayan gazete bu belgelerde de ABD-PKK buluşmasının kanıtı olarak sunduğu fotoğraf ve iddiaların doğrulayacak bilgilere rastlanmadığını da yazdı. Öte taraftan haberin yalanlanması rağmen bu manşetin  Milliyet’in 60. yılı için hazırlanan son 60 yıla damgasını vuran manşetler arasına yer alacağını  ve zatı muhteremin meslek kariyerinde önemli bir yeri olduğunu önceki gün yine kendisi yazdı.

Devamı…Can Dündar’ın “işte kanıt” dediği fotoğraf 8 yıl sonra kendi yalan haberinin kanıtı oldu

Taraf gazetesinin maksatlı ve maniple amaçlı referandum yalanları

18 Ağustos 2010 tarihlinde Taraf Gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı köşesinde yönetmen Sırrı Süreyya Önder’in, referandumda “evet” oyu kullanacağını yazarak ” Süreyya Önder’in de EVET demesi kesin” dedi. Sonrasında bir açıklama yapan Süreyya Önder, referanduma “evet” demeyeceğini, “boykot” edeceğini açıkladı; “Taraf gazetesi yazarlarından Rasim Ozan Kütahyalı, benim referandum oylamasında “kesin evet” diyeceğim şeklinde, haddini de cüretini de aşan bir paragraf yazmış. Mültefit bir tonla karışık irade hırsızlığı yapmıştır” dedi.
23 Ağustos 2010 tarihli Taraf gazetesi, manşetinde Melih Altınok’un BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’la yaptığı röportaja yer vererek, manşet başlığı olarak “Başbakan’dan bir söz bekliyoruz” ifadesini kullandı. Gün içinde haberi yalanlayan BDP Genel Merkezi Taraf’ın, bu sözlerin çarpıtılarak verilmesinin maksatlı ve maniple amaçlı olduğunu belirtti.

Devamı…Taraf gazetesinin maksatlı ve maniple amaçlı referandum yalanları

Taraf’tan atılmak zorunda kalan Önder Aytaç’ın fikirleri bir günde nasıl değişti!

Kürt sorunu meselesi üzerine TV’de ‘Öcalan’ı asalım bu iş hemen biter’ diyen Taraf gazetesi yazarı Önder Aytaç, çark etti… Günlük gazetesi ve özelikle Veysi Sarısözen’in ısrarla olayı köşe yazılarıyla gündemde tutması, Aytaç’ın bu tavrının gazetecilik etiğine uymadığını belirtmesi ve Taraf’ın “demokrat” geçinen yazarlarına yüklenmesi sonrasında Polis Akademisi ve Güvenlik Bilimleri Enstitüsü’nde öğretim üyesi olan Önder Aytaç, kovulmak zorunda kaldı.
Dün Hürriyet’e verdiği demeçte ‘Öcalan’ı asalım’ sözlerinden fena halde çark eden Aytaç, Öcalan’ı asmak bir yana O’nu korumak için o sözleri söylediğini, bir kaos planını önlediğini söylüyor. Aldığı tehditler nedeniyle ailesini yurtdışına gönderdiğini, şoförüne bile silah verdiğini ve 3-4 polis korumasıyla gezmek zorunda kaldığını belirtiyor. Hem röportaj anlatıkları hem de röportajın polisler eşliğinde üç farklı yerde yapılması,  sorunu ölümle çözemeye(!) davet eden yazarın söz konusu  olan kendi yaşamı olunca  fikirlerinin nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor.

Devamı…Taraf’tan atılmak zorunda kalan Önder Aytaç’ın fikirleri bir günde nasıl değişti!

Taraf aydınların katliamını mı destekliyor ya da “Bu kadar mı düştün Ahmet Altan!..”

Taraf Gazetesi’nin internet sitesinde uzun zamandır dikkat çeken ve halen gösterilen bir reklam var.  “sadoglu.wordpress.com” adlı kişisel bir site reklamı. Uzantısı Taraf linkiyle yapılan reklam  doğrudan gazete hostingi üzerinden gösteriyor. Yani, Google reklamları gibi, rastgele yayınlanmıyor. Reklamı yapılan sitenin sahibi Taraf’a yakın dini görüşleri ile bilinen Mehmet Ali Şadoğlu.  Radikal islamcı görüşleri ile bilinen gerici bir işadamı. Zamanında   Aziz Nesin’i katledene 250.000 dolar ödül vereceğini söyleyerek, Aziz Nesin’in başına ödül koymasıyla tanınıyor. Şadoğlu’nun fetvası ile harekete geçen kişiler nedeniyle Aziz Nesin uzun süre korumalar ile gezmek zorunda kalmıştı. Tempo Dergisi, 2005 yılında Şadoğlu’na Nesin’e karşı yaptığı ölüm çağrısından pişmanlık duyup duymadığını sormuş;  Şadoğlu, “bugün olsa aynısını yaparım” demişti.

Devamı…Taraf aydınların katliamını mı destekliyor ya da “Bu kadar mı düştün Ahmet Altan!..”

Biri bize uyduruyor…. Taraf ve Star’dan ortak yalan


Derin devletin karakutusu Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın yemek yerken çektirdiği fotoğraftaki gazeteden hareketle 2002 yılında hayatta olduğunu iddia eden gazeteler sonrasında televizyonlar büyük bir yanılgıya düştü.  Küçük bir arşiv taraması sonrasında ilanın 2002 yılında yapılan ‘Biri Bizi Gözetliyor’ (BBG) programına değil, Kanal 6’nın 1995 Aralık ayının son haftasında birçok gazeteye verdiği yılbaşı programının tanıtımı olduğu ortaya çıktı.

Devamı…Biri bize uyduruyor…. Taraf ve Star’dan ortak yalan

Ahmet Altan’ın “erkek egemen” söylemi Oya Baydar’ı liberal tayfadan ayırdı

Ahmet Altan’ın “erkek egemen” bir söylemle kendilerini takdim etmesine içerleyen Oya Baydar, gazetenin köşe yazarlığından ayrıldı. Bu ayrılış öyküsünün detayına bakıldığında, “çatlak” daha farklı bir nitelemeden doğmuştu.

Oya Baydar, Ahmet Altan’ın kaş yapayım derken göz çıkardığı gerekçesiyle, Taraf gazetesindeki yazarlığını sonlandırdı. Altan, gazetenin “sosyalist” vitrinini parlatmak isterken, fazlasıyla durumu açık edici bir cümle kurunca, Baydar kızdı, istifayı bastı.
“Olay”, Altan’ın köşesinde “Bizim gazetenin çok ilginç ve övündüğümüz bir yazar kadrosu var. Nabi Yağcı, Roni Margulies, Oya Baydar gibi sıkı sosyalistler de yazıyor burada. Her ne kadar Roni’yle Oya’da ’liberallerin’ arasına ’düşmekten’ dolayı zaman zaman hafifçe Türkan Şoray filmlerini andıran ’pavyondaki namuslu kadın’ huzursuzlukları tezahür etse de burada sağlam bir ’solculuk’ tartışması yaşayacağımızı ümit ediyorum” demesi üzerine yaşandı.

Devamı…Ahmet Altan’ın “erkek egemen” söylemi Oya Baydar’ı liberal tayfadan ayırdı

Taraf gazetesi tarafını seçti, $atış için sağa geçti


Bir tesadüf(!) sonucu adını ve rengini (cennet yeşili)  kanlı Hizbullahın yayın organından alıp solcu yaftasıyla “piyasa” çıkan taraf gazetesi, izlediği haber politikasıyla kısa zamanda AKP’nin gayri resmi gazetesi haline geldi. Yayın hayatına başladığı ilk günden beri Ultra liberal Ahmet Altan ve ABD’nin basınelçisi Yasemin Çongar öncülüğünde tarafını ve niyetini  belli eden gazete,  bir iki mesele hariç her konuda Yeni Şafak ve Vakit’e politik destek sağladı.  Bununla da yetinmeyen  Taraf son olarak Deniz Gezmiş ve 68 kuşağına acımasızca saldırınca gerçek yüzü gösterdi. Öyle ki; Reha Muhtar bile “Deniz Gezmiş’e çamur atan zibidiler… ” başlıklı bir yazı  yazarak  Ahmet Altan ve saz ekibini  insafa davet etme gereği duydu.   TARAF gazetesi çalışanlarının bir bölümü ise  bu yayın politikasına tahammül edemeyeceklerini belirterek  istifa etti.

Devamı…Taraf gazetesi tarafını seçti, $atış için sağa geçti