Vizontele ve Beynelmilel iki film üzerine kavramsal bir yaklaşım…- Zahit Atam

Vizontele Beynelmilel
Vizontele bir seyirlikti ve hatta televizyon dizisi gibiydi, bu açıdan belki de Yeşilçam’da hiçbir yönetmenin bulamadığı olanaklarla çekilmişti. Beynelmilel bugüne kadar ki en iyi 12 Eylül filmidir, dünyadaki karamsı derililerin kardeşlik türküsüdür.  Filmlerden biri 350 bin kişi diğeri ise  10 katı kadar bir izleyici buldu. 

Devamı…Vizontele ve Beynelmilel iki film üzerine kavramsal bir yaklaşım…- Zahit Atam

Ece Temelkuran: “Bana bak! Söz ver bana. Konuşacaksın. Susmayacaksın” dedi Meral Okay

O günler iyi günlermiş. Şimdi bakınca… Sonra Türkiye’ye ağır ağır bir şey olmaya başladı. Sinsi bir tür nefret başını çıkardı bütün duyguların arasından. Alaycılık bütün üslupların arasında belirginleşmeye başladı. “Başka şeyler söylemek lazım” diyenleri askerler değil, hayaletler kovalamaya başladı. Bizans entelejansiyası bir kalyon gibi gıcırdayarak yön değiştiriyordu. Meral, Yaman’ı anlattığı mektubunda söylemiş: “Herkes kendi bacağından asılan koyunlar tarifinde”! Sanki o gün yağan yağmurlar -bugünden bakınca bir kez daha- bu çamurları getirdi. Bu dönemi sonra anlayacağız. Şimdi anlamaya çalışanların başına iş geliyor, malum.

Devamı…Ece Temelkuran: “Bana bak! Söz ver bana. Konuşacaksın. Susmayacaksın” dedi Meral Okay

Sırrı Süreyya Önder’in Beynelmilel adlı filmi cafran.org’ta online izleyin

Beynelmilel’ 1982 yılında Adıyaman’da bir grup yerel müzisyenin başına gelen traji-komik olayları, kışla mantığının sosyal yaşama dayatılması nedeniyle ortaya çıkan absürd durumları bir grup yerel müzisyenin etrafında anlatıyor.
Beynelmilel’ filminin senaryosu, o yıllarda kentteki bir orkestrada müzisyenlik yapan Sırrı Süreyya Önder’in  yaşadıklarından hareketle yazılmış.
Filmin kimi sahnelerinde yöre halkının da katılımıyla 3000 kişiye yakın da figüran görev almış.
Filmde, sıkıyönetim döneminde Adıyaman yöresinde düğünlerde çalgı çalan yerel müzisyenlerin (gevende) trajikomik hikayesi konu ediliyor.

Devamı…Sırrı Süreyya Önder’in Beynelmilel adlı filmi cafran.org’ta online izleyin

Sırrı Süreyya Önder: “1000 yıldır nasıl yazıyorsam hala öyle yazıyorum”

Adını ilk olarak yönettiği ‘Beynelmilel’ filmiyle duyduğumuz Sırrı Süreyya Önder, katıldığı televizyon programları, Birgün gazetesinde yazdığı köşe yazıları ve çeşitli platformlarda dile getirdiği düşünceleri ile kısa sürede takip edilen, sevilen bir sanatçı oldu. Olaylara  ve hayata bakışı, birikimi, entelektüel tutarlılığı ve tavrıyla sahneden seyreden değil sahaya  inen bir aydın oldu.
Son zamanlardaysa sloganı ters yazınca ve köşeli toplantı masasını yuvarlak masa* ile değiştirince “medyada devrim” yaptığını  sanan Eyüp Can’ın  küçülüp cebimize giren! Radikal Gazetesi’nin takip edilesi tek yazarı olan   Süreyya Önder ile Günlük gazetesinden  Sarphan Uzunoğlu  ve Vartan Estukyan’ın Kürt sorunu, Türkiye’deki medya ve TEKEL direnişi üzerine yaptığı söyleşiyi aşağıdan okuyabilirsiniz.

Devamı…Sırrı Süreyya Önder: “1000 yıldır nasıl yazıyorsam hala öyle yazıyorum”

Taraf gazetesinin maksatlı ve maniple amaçlı referandum yalanları

18 Ağustos 2010 tarihlinde Taraf Gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı köşesinde yönetmen Sırrı Süreyya Önder’in, referandumda “evet” oyu kullanacağını yazarak ” Süreyya Önder’in de EVET demesi kesin” dedi. Sonrasında bir açıklama yapan Süreyya Önder, referanduma “evet” demeyeceğini, “boykot” edeceğini açıkladı; “Taraf gazetesi yazarlarından Rasim Ozan Kütahyalı, benim referandum oylamasında “kesin evet” diyeceğim şeklinde, haddini de cüretini de aşan bir paragraf yazmış. Mültefit bir tonla karışık irade hırsızlığı yapmıştır” dedi.
23 Ağustos 2010 tarihli Taraf gazetesi, manşetinde Melih Altınok’un BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’la yaptığı röportaja yer vererek, manşet başlığı olarak “Başbakan’dan bir söz bekliyoruz” ifadesini kullandı. Gün içinde haberi yalanlayan BDP Genel Merkezi Taraf’ın, bu sözlerin çarpıtılarak verilmesinin maksatlı ve maniple amaçlı olduğunu belirtti.

Devamı…Taraf gazetesinin maksatlı ve maniple amaçlı referandum yalanları

Bu ülke böyledir. Bir gün terörist ilan edilir, ‘kaza’yla öldürülür, başka bir gün kahraman ilan edilebilirsin

17 Ağustos tarihinde Elazığ Koçyiğitler Karakolu yakınlarında el bombası patlaması sonucu dört asker öldü, üç asker yaralandı. Olay günü Elazığ Valisi Muammer Erol, patlamanın kazayla meydana geldiği açıklamasını yaparak “şehitler”in ailelerine başsağlığı diledi. Başbakan Tayyip Erdoğan, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’a “büyük üzüntü duyduğunu” belirten telgraf gönderdi. Bütün resmi işlemler ve devlet ritüelleri tamamlanarak, ailelere vatan, millet, şehitlik kavramlarıyla teselliler verilerek ölümlerin nedenleri cenazelerle birlikte bu kadar devlet erkanı tarafından sorgulanmadan toprağa verildi.

Devamı…Bu ülke böyledir. Bir gün terörist ilan edilir, ‘kaza’yla öldürülür, başka bir gün kahraman ilan edilebilirsin