Taraf aydınların katliamını mı destekliyor ya da “Bu kadar mı düştün Ahmet Altan!..”

Taraf Gazetesi’nin internet sitesinde uzun zamandır dikkat çeken ve halen gösterilen bir reklam var.  “sadoglu.wordpress.com” adlı kişisel bir site reklamı. Uzantısı Taraf linkiyle yapılan reklam  doğrudan gazete hostingi üzerinden gösteriyor. Yani, Google reklamları gibi, rastgele yayınlanmıyor. Reklamı yapılan sitenin sahibi Taraf’a yakın dini görüşleri ile bilinen Mehmet Ali Şadoğlu.  Radikal islamcı görüşleri ile bilinen gerici bir işadamı. Zamanında   Aziz Nesin’i katledene 250.000 dolar ödül vereceğini söyleyerek, Aziz Nesin’in başına ödül koymasıyla tanınıyor. Şadoğlu’nun fetvası ile harekete geçen kişiler nedeniyle Aziz Nesin uzun süre korumalar ile gezmek zorunda kalmıştı. Tempo Dergisi, 2005 yılında Şadoğlu’na Nesin’e karşı yaptığı ölüm çağrısından pişmanlık duyup duymadığını sormuş;  Şadoğlu, “bugün olsa aynısını yaparım” demişti.

Bunun dışında gericilikle mücadele ettiği için öldürülen Gümüşhane Barosu Başkanı Ali Günday’ın katili için avukat tutmuş, katili savunmasına yardım etmişti.

Taraf Gazetesi’nin ülkedeki aydın katliamını finanse eden bir kişinin reklamını yapması Ahmet Altan ve liberal saz arkadaşlarının gerçekte hangi tarafta olduğunu gösteriyor.  “Taraf olmak düşünmektir” sloganıyla yola çıkan  ekibin taraf seçerken yeteri kadar düşünmediğini  veya başka $€yler düşündüklerini ortaya koyuyor.

Bu reklam Aziz Nesin’in oğlu Ahmet Nesin’in de dikkatini çekmiş,  kendi blogunda bu reklam nedeniyle Taraf’ı çok sert eleştirdiği “Bu kadar mı düştün Ahmet Altan!..” başlıklı o yazısı:

BU KADAR MI DÜŞTÜN AHMET ALTAN!..

Bu yazıyı yazıp yazmamakta çok kararsızdım esasında. Konu Aziz Nesin’le ilgili olduğu için kararsızdım, ancak beni iyi tanıyanlar bilir, Aziz Nesin’i baba olarak ayrı, yazar ve aydın kişiliğiyle ayrı ayrı değerlendiririm. Böyle düşününce kafam rahatladı ve yazmaya karar verdim.
Taraf Gazetesi’ni internette açtığınızda karşınıza bir ilan çıkıyor:
Önyargılı
Ve
Korkak
Değilseniz!
sadoglu.wordpress.com
mehmetalisadoglu.blogspot.com

Mehmet Ali Şadoğlu denilen kişiyi anımsayanınız var mı bilmiyorum, ama Taraf Gazetesi’nin bir çok yazarının tanıdığını ve anımsadığını adım gibi biliyorum. Ahmet Altan bu adamı bilir, Ümit Kıvanç’ın da bildiğini ve nefret ettiğini söyleyebilirim. Murat Belge yada Sevan Nişanyan’ın da bu adamı sevdiğini sanmam. Etyen Mahçupyan yada Nabi Yağcı mutlaka tanıyor ve eleştiriyorlardır. Halil Berktay ve Alper Görmüş de iyi bilirler bu adamı.
Bu adam adını 1990’lı yılların ortalarına yakın, Aziz Nesin’in ölümünden önce duyurdu. Aziz Nesin, Salman Rüşdi’nin Şeytan Ayetleri kitabını yayınlamak is”tediğinde İran rejimi ölüm fermanı çıkarmıştı. Bu ölüm fermanı üzerine Mehmet Ali Şadoğlu denilen bu adam gazetelere bir demeç verip “Aziz Nesin’i öldürene 250 bin dolar vereceğim!..” diye bir açıklama yaptı. Aziz Nesin de bu açıklamaya gülmüş ve karşılık olarak “Bu iyi bir para, Şadoğlu parayı hemen banka hesabıma yatırsın, ben intihar ederim…” demişti.
İşte sen Türkiye’de demokrasiyi en iyi bildiğini iddia eden Ahmet Altan, gazetene aldığın ilan bu adamın verdiği ilan. Bu adamın ilanından aldığın parayla maaş alıyorsun demokrasi adına, sizler Ümit Kıvanç, Murat Belge, Sevan Nişanyan, Etyen Mahçupyan, Nabi Yağcı, Halil Berktay, Alper Görmüş, Neşe Düzel, Orhan Miroğlu, Mehmet Güreli, Mithat Sancar, Erol Katırcıoğlu, Soli Marguiles, Ferhat Kentel ve Yasemin Çongar lütfen artık demokrasi adına yazılar neyim yazmayın. Biraz utanmanız varsa eğer ben kimlerin parasından maaş alıyorum diye kendi kendinizi sorgulayın.
Fazla bişey yazmayacağım, yazmama da gerek olduğunu sanıyorum, verdiği demeci bugün bile vermekten bir adım geri durmayacağını açıklayan Mehmet Ali Şadoğlu’nun parası size gerçekten helal olsun, ama “Ben esasında hâlâ demokratım, sosyalistim, liberalim, işte buna benzer bişeyim…” bile demeyin artık. Çünkü “Bunlara benzer bişeyim…” diyenler bile sizin kadar acizleşmez, demokrasiyi bu kadar pespaye hale getirmez. Kimilerinizi zamanında yakından tanımaktan utanıyorum, kendi kendime kızıyorum, aynı örgüt adı altında olmasa bile ortak hedef uğruna ölümüne savaş vermiş olmaktan utanıyorum. Biraz Bülent Arınç’laşayım, bizleri öldürmek adına para ödülü koyan birinin ilanıyla maaş alan ve evine nafaka götüren hepinize kocaman bir “tuuuuuuuuuuu” Sizler birer DEMOKRATÖR’sünüz. Ne demokratlığınız belli, ne de diktatörlüğünüz…

AHMET NESİN

Kaynak: Oda Tv, http://ahmetnesin.wordpress.com/2010/02/27/bu-kadar-mi-dustun-ahmet-altan/

“Taraf aydınların katliamını mı destekliyor ya da “Bu kadar mı düştün Ahmet Altan!..”” üzerine 5 yorum

  1. Gün itibariyle Taraf Gazetesi gelen baskılara dayanamayarak ilanı yayından kaldırdı. Gazetenin internet sitesine girenler söz konusu reklam yerinde bir boşluk gördüler.

  2. Taraf gazetesinin yaptığı haberlere ve ülkede gizli saklı bir çok belgeyi korkusuzca yayımlamasına bakmadan onlara saçma sapan küçük bir ilan yada cemaatin verdiği ilanlar üzerinden çakma gayretlerini hayretle takip ediyorum.

    Cvp:
    Sizin gizli dediğiniz şeyleri kafasını kuma sokan deve kuşları dışında herkes biliyor. Kafası biraz çalışan, bu ülkenin yakın tarihini biraz bilen, aklını kemalizme teslim etmeyen herkes bu ülkede tarafın yeni diye yayınladığı haberlerleri zaten biliyor. Yeni olan tek şey; bu “haber”lerin düzen “Taraf”ından dillendirilmesidir. Onun için Bizde hayretle seyrediyoruz. Bu bir oyun mu? herkes aptalık oyunu mu oynuyor? Yani bu ülkede ordunun 10 yılda bir darbe yaptığını bilmeyen var mı?. Bu ordunun darbeci olduğunu bilmeyen var mı? Bunlar mı gizli belgeler?
    O sizin “saçma sapan küçük bir ilan”a konu olan aydın bunları az mı söyledi, az mı yazdı. O zaman nerdedeydi bu aklı evveller? Şimdi akp’ye sırtını dayamışlar hem iktidar hem muhalefet oluyorlar, hem katil hem kurban oluyorlar.

  3. Ahmet Altan ve Neşe Düzel; uzun bir geçmişten gelmektedirler.İkisinin de “hükümet konjonktürleri” ne bağlı fikirleri sürekli değişir. Adına da “uyum ve demokrasi” demeye çalışırlar. Dolayısıyla ; bu tür insanları besleyecek hükümetler hep olacağı için kendinizi yormayın. Bunlarla “uyumlu” yaşayacak ve fikirlerini hergün değiştirecek insanlar da bu ülkede çoğunlukda olduğundan maalesef çabalar boşuna. Milletin açlıktan ölmek üzere olduğuna gözlerini kapatarak hatta bilerek “gündem değiştirmek üzere rol almış zavallı provakörlerdir” bu insanlar. Yazıklar olsun Murat Belge ve Ahmet Nesin’e bu insanlarla birlikte oldukları için. Hele Ahmet Nesin’e. Ne çabuk unuttu babasını yakan provakatörleri. O zamankilerle , bugünkülerin sadece “kimlik farkları var”. O zamankiler “sağ’ın ve fanatik kafatası faşizmin adamları idi”. Bugünküler ; ahmet , neşe, soli(!!!),sevan , ferhatlar ise “din faşizminin provakatörleri”. ama “adı belli : provakatör”.Bu insanlar ; Turgut Özal’ın politikalarını destekledikleri dönemlerde. Korkut Özal’ın “din fanatizm bağlantıları ile oluşmuş petrolcülüğünü ve Korkut Özal’ın kardeşine verdiği zararları konuşan ve dincilerin karşısında olan zavallılardı”. Dolayısıyla ; hükümet konjonktürlerinin provakatörleridir bu insanlar!

  4. nedense , bu insanlar “sadece hükmetlerdeki değişimleri izler”. Ordu’nun yaptığı darbeleri sürekli gündeme getirirken , ordu içinde 1995 yılından itibaren başlayan “taban hareketlerini” ve oradaki “kültür ve değişim boyutunu” görmezden gelirler bilerek.
    Halbuki; bugün bakü ceyhan ve şahdeniz boru hatlarının ilk planlamasından itibaren “pentagon” gücüne karşı tutarlı politikalar oluşturmuş olan “ordu” nun teknokrat yapısının 1995 yılından itibaren başlattığı stratejik savaş sayesinde “bu boru hatlarında Türkiye’nin ağırlığını bugüne taşıyan güç” olduğunu görmezden gelirler. Bu insanlar ; o tarihlerde Turgut Özal’ın devlet bakanlarından (!)Güneş Taner’in düzenlediği tekne turlarında Mesut Yılmaz’ın kardeşi ile “istanbul boğazında” dolaşırken ve “demokrasi” maskesi altında Türkiye’yi ve öz kaynaklarını “dış yatırımcı , kalkınma , dünyaya açılım” aldatmacaları ile karış karış satmak konuşmalarını yaparlarken,odru teknokratları boru hatlarında Türkiye’yi güç yapmayı başardılar. Tabii ki; bunları anlatmak arkadaşların işine gelmez. Çünkü o zaman gerçeklerin “taraftarları” olurlar. Ordu’nun darbelerine ve kimlere karşı yapıldığına dair anlaşılan en ufak bir bilgileri yok bu zavallıların.

  5. Ahmet Nesin’den özür. Yanlışlıkla ismini Murat Belge ile yanyana yazdım…Başta Ümit Kıvanç olmak üzere; Murat Belge, Halil Berktay, Alper Görmüş….e yazıklar olsun. Neşe Düzel ve kocası Süleyman Yaşar’a ise zavallılıklarından dolayı daha fazla söylenecek söz için çabalamaya hacet yok..
    Ahmet altan’ın “kanatları” arasında kollektif halde mutlu mesut bir “üçgen çocukları” var zaten.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Şiir sanatı üzerine söylenmiş sözler

“Güzel sanatların en üstünü ve en zor olanı şiir sanatıdır.” Friedrich Hegel "Ben kendi payıma bir iki iyice şiir yazdımsa,...

Kapat