8 Adımda Ahmet Hakan Tipi Yazı Yazma Kılavuzu – Sercan Sarıkaya

Ahmet Hakanİki tarafı olan güncel bir konu seçin.
Meyve ve sebzeyi pazardan mı almalıyız yoksa süpermarketten mi?
Yazıya başlamadan önce aklınızdan çıkarmamanız gereken çok önemli bir nokta var; siz aslında güçlüden yanasınız (şu durumda süpermarketten). İşin ince kısmı burası zaten. Sürekli tarafsızmış ve hatta güçsüzden yanaymış gibi yapacaksınız asıl safınız belli olmasın diye. Bunu yaparken geçmişe dönük referansları sıklıkla kullanacaksınız. Nostaljiye ve yaşanmışlıklara atıf da çok önemli.

Devamı…8 Adımda Ahmet Hakan Tipi Yazı Yazma Kılavuzu – Sercan Sarıkaya

Ragıp Duran: Susturmak istediğin Charlie Hebdo’nun tirajı 50-60 binden bir milyona yükseldi sayende!

Charlie Hebdo
Fikire fikirle, yazıya yazıyla, karikatüre de karikatürle karşılık veremeyip kalaşnikofuna güveniyorsan, önemli bir zaafın var demektir. Paris cinayetleri şiddetin haksız, haksızın da şiddetli olduğunu gösterdi. Ama Charlle Hebdo hâlâ dil çıkarıp nanik yapıyor kimliği dogma olanlara…

Devamı…Ragıp Duran: Susturmak istediğin Charlie Hebdo’nun tirajı 50-60 binden bir milyona yükseldi sayende!

Ragıp Duran: Medya iktidarı değil, sürekli muhalefeti eleştiriyor, HDP’yi hedef gösteriyor

ragip duran“Kendimi Yeni Akit’i özel olarak okumak zorunda hissediyorum. Erdoğan’ın nefes alış verişlerini iyi hisseden, yansıtan bir gazete. Nefret dilini çok iyi kullanması, Kürt düşmanlığını yürütmesi açısından önemli. Koleksiyonları taradığınızda sürekli bir Kürt düşmanlığı görürsünüz. Bu gazetenin genel yayın yönetmeni ise hükümet yetkililerinin uçaklarına, Akil İnsanlar Heyeti’ne alınarak ödüllendirilmiştir. Yeni Akit, legal olarak üst düzey yetkililerin söyleyemediklerini okumamızı sağlıyor. Siyasi iktidarın parametrelerinden, göstergelerinden biri.
Yeni Akit’in son 2-3 yıllık yayın politikasına baktığınızda, demokratik bir hukuk devletinde yayımlanamayacağını görürüz. Sadece Kürt meselesinde değil; Ermenilere, azınlıklara, sola, eşcinsellere, kadınlara da aynı nefret söylemiyle, hedef göstererek yaklaşıyor. “

Devamı…Ragıp Duran: Medya iktidarı değil, sürekli muhalefeti eleştiriyor, HDP’yi hedef gösteriyor

Ragıp Duran: Konu Kürt Meselesine Gelince Yandaş, Cemaat ve Penguen Medyası Birleşiyor

ragip duranSizin hiç kafanızı kopardılar mı?
Türk Medyasında Kobane Direnişi ve Çarpıtmalar

İktidar yanlısı gazete ve televizyonlar, medyatik gerçeği kurarken, ‘IŞİD iyi, PKK kötü’, ‘Biz şahane, HDP berbat’ imajını sunuyor. Bu arada yüzbir gerçeği gizliyor. En vahimi de nefret söylemiyle Kürt düşmanlığını kışkırtıyor.
Türk egemen medyası, adı üzerinde egemenlerin, hatta egemenin medyası. Bu nedenle egemenlerin medyasında, yayınlananları, yayınlanmayanları taradığımızda, iktidarın düşüncelerini, siyasetlerini hatta açık-gizli niyetlerini okumak mümkün. Bunu yaparken sadece egemenlerin demeçlerini incelemek yetmez. Konuya ilişkin haber neden ve nasıl yazıldı? sorusuna da ayrıntılı yanıtlar vermek gerekir. Köşe yazılarının altında yatan mantığı de deşmek lazım.

Devamı…Ragıp Duran: Konu Kürt Meselesine Gelince Yandaş, Cemaat ve Penguen Medyası Birleşiyor

Murathan Mungan: “Herhalde Türk medyası hiç bu kadar onursuz olmadı”

Murathan MunganMurathan Mungan’ın Hürriyet Pazar’dan Zeynep Miraç’a verdiği söyleşinin şöyleşide: İşlerinden olan gazeteciler için “Bazı gazeteciler sınav veremeyecek kadar dışarıya süpürüldüler” derken kalanlar için de “Bundan daha önce uyguladıkları taktikleri uyguluyorlar. Hayatta, ayakta ve villalarda kalma taktiği” ifadesini kullandı. Mungan, gazetecilerin tavrı için “Herhalde Türk medyası diyebileceğim kurum, meslek hayatının hiçbir döneminde bu kadar onursuz olmadı. Kendilerine bu kadar hazırlıksız yakalanmaları beni şaşırttı diyemeyeceğim” dedi.

Devamı…Murathan Mungan: “Herhalde Türk medyası hiç bu kadar onursuz olmadı”

“Hiç bilmediğim şey Beyefendi! Nasıl yaparım?” Yazıdan Karakter Tahlili – Aziz Nesin

Aziz-NesinOlay 1944’te geçer. Ben o zaman bir günlük gazetede ayda yetmiş liraya çalışırdım. Sabah saat dokuzdan, onikiye kadar iktisat ve eğitim muhabirliği yapardım, öğleden sonra da adliye muhabirliği… Ayrıca hergün bir anket yada röportaj yazmaya da mecburdum. Akşam oldu mu, gazetenin günlük hikayesini, sonra hergün bir fıkra yazardım. Gece, radyoları dinler, Ankara haberlerini telefonla alır, patron bir yabancı dergiden çevrilecek bir yazı vermişse, gece onikiden sonra da bu çeviriyi yapardım. Arada vakit kalırsa, sekretere de yardım ettiğim olurdu. Bütün bunların karşılığında hepsi hepsi yetmiş lira… Yetmiş lirayı adama öyle kolay kolay vermezlerdi Babali’de o zaman. Yağma yok! iki aylık staj diye iki yıl stajyer kadrosunda, parasız çalıştırırlardı.

Devamı…“Hiç bilmediğim şey Beyefendi! Nasıl yaparım?” Yazıdan Karakter Tahlili – Aziz Nesin

Aziz Nesin Markopaşa’yı* anlatıyor: “Söz ağzımdan çıkar çıkmaz yüzümde müthiş bir şamar şakladı”

Aziz Nesin1946 yılı Temmuz ayında Esat Adil Müstecabi, Gerçek adlı günlük bir gazete çıkarıyordu. Ben, bu gazetenin sekreteri ve köşeyazarıydım. Gerçek yirmibeş sayı çıkabildi. Bigün, akşam gazeteyi hazırlarken, Emniyet Müdürlüğü Birinci Şubesi’nden basın yayın işlerine bakan Polis Hüseyin yönetimevine geldi. Sıkıyönetim Komutanlığı’nın gazeteyi kapatmış olduğunu bildirdi. Kendisinden yazılı emir istedik, yarım saat sonra da yazılı emri getirdi. Bu emirde kapatma nedeni bildirilmiyor, yalnızca Sıkıyönetim Komutanlığınca kapatılmasına gerek görüldüğü yazıyordu. Gerçek kapandıktan sonra işsiz kaldım. Gazetelerde düzeltmenlik için bile yaptığım başvurular geri çevirildi. O zaman üyesi olduğum Türkiye Sosyalist Partisi’nde parti işlerinde çalışıyordum.

Devamı…Aziz Nesin Markopaşa’yı* anlatıyor: “Söz ağzımdan çıkar çıkmaz yüzümde müthiş bir şamar şakladı”

Ece Temelkuran: İnsanların ezilince değil, adam yerine konmayınca isyan ettiklerini öğrendim

Ece TemelkuranEğer yoksulların hikayesini yeterince iyi anlatabilirsek onları hiç görmek istemeyenleri baktırabiliriz. Eğer Eğer siyasi tutukluları insan olarak tek tek anlatabilirsek onlar artık bir sayı değil bir insan olur ve insanlar onları o kadar kolay yok sayamazlar. Eğer Kürt çocuklarının neden bu kadar öfkeli olduğunu akıllıca anlatabilirsek herkes Diyarbakırlı gibi olur. Eğer İsmail’den söz ederken kusursuz bir haber yazabilirsek herkes İsmail’in yanında oturmak ister. Yirmi yıl böyle geçti. Ve bu meslek beni çok ağlattı. 20 yaşındayken de şimdi 40 yaşıma geldiğimde de. Demek bir ilerleme kaydedemedik!

Devamı…Ece Temelkuran: İnsanların ezilince değil, adam yerine konmayınca isyan ettiklerini öğrendim

Adı Aydınlık… Fakat Türkiye solunun tarihinde hep karanlık rollerin yuvası oldu…

oran-evren
Görüş ayrılığına düşerek örgütten ayrılan İbrahim Kaypakkaya‘yı öldürtmek için Doğu Perinçek-Halil Berktay ikilisi üzerine tetikçi gönderdi. “İdeolojik görüş” söylemiyle uzun süre ÇKP piyonluğu yaptı. Sol hareket içinde çatlakları fırsat bilerek başkalarının içini karıştırmak için elinden gelen her şeyi yaptı. Sınıf işbirliği dayanan “Üç Dünya Teorisi”ni savunurken ABD’ye bile hayırhah bir gözle bakıp Türk Ordusu‘nun bütün gücünü Sovyet sınırına yığması çığırtkanlığını yaptı. 12 Eylül öncesinde adı Aydınlık olan derginin sayfalarında ihbarcılığa soyundu. Komünistlerin ve devrimcilerin eylemlerini deşifre edip adreslerini yayınladı…

Devamı…Adı Aydınlık… Fakat Türkiye solunun tarihinde hep karanlık rollerin yuvası oldu…

Ahmet Hakan’dan Mehmet Barlas’a: “Saygılı ol. Vicdanlı ol. Adaletli ol. Dengeli ol”

Ahmet HakanMehmet Barlas’ın Aydın Doğan’ı yazarları konusunda uyarması üzerine Ahmet Hakan ile Mehmet Barlas arasında başlayan tartışma devam ediyor.
Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan, Sabah gazetesi başyazarı Mehmet Barlas’ın Aydın Doğan’a Gezi Parkı eylemlerine destek veren yazarlarını uyarmasını söylemesinin ardından, Barlas’a 7 tavsiyede bulundu. Hakan, Barlas’a;  “Eğer ille de uyarı istiyorsan önce kendi cenahını uyar. ‘Ölen insanlarla alay eden karikatürler çizmekten vazgeçmeliyiz’ de, ‘Usta sen 12 Eylül’de Kenan Evren’in yanında ne arıyordun? Evinde neden ağırladın Kenan Evren’i’ diye sorulduğunda yana yatma…” dedi.

Devamı…Ahmet Hakan’dan Mehmet Barlas’a: “Saygılı ol. Vicdanlı ol. Adaletli ol. Dengeli ol”

Ragıp Duran: “Erdoğan, kendi başarısızlığını gizlemek için medya üzerinde tahakküm kurdu”

ragip duranBaskı, sansür, otosansür, haber gizleme ya da haber çarpıtma ancak belirli bir süre, o da ancak belirli bir kitle üzerinde etkili olabilir. Bu yöntemlerle gerçeği herkesten çok uzun süre saklayamazsınız. Bütün medya mülkiyeti sizin de olsa, siyasal ve toplumsal alanda bir olay meydana gelmişse, bu olayı gizlemek, sansür etmek ya da yayınlamamakla, o olayın gerçekleşmediğini iddia edemezsiniz. Eninde sonunda, belki biraz geç, belki ilk başta biraz tahrifatlı bir şekilde, insanlar bugün artık her gizli şeyi bile en fazla iki saat sonra öğrenebiliyor. Roboskî’yi ne kadar gizleyebildiniz ki? Penguenler, Gezi’nin önünü ne kadar kapatabildi? 

Devamı…Ragıp Duran: “Erdoğan, kendi başarısızlığını gizlemek için medya üzerinde tahakküm kurdu”

Ragıp Duran: Erdoğan değişmese taze yalakalar onu savunmaya devam edebileceklerdi

ragip duranAhmet, Mehmet, Ali, Kürşat, Yavuz ve diğerleri…

Başlıktaki meslektaşların soyadlarını vererek başlayayım: Altan kardeşler (Taraf ve Star), Akel (Yeni Şafak), Bumin (Yeni Şafak), Baydar (Sabah). Hepsi de uzunca bir süredir iktidar yanlısı olarak bilinen gazetecilerdi. Belki Erdoğan değişmese / bozulmasa, amiyane tabirle sapıtmasa, bu meslektaşlar bugün hâlâ iktidarı savunmaya devam edebileceklerdi. Böylelikle işlerinden olmayacaklardı. Ama oldular. Çünkü Erdoğan gerçekten fevkalâde bir hamle ile, bir süredir klasik, mütedeyyin, muhafazakâr, birleştirici bir lider olmaktan çıkıp tamamen retrograd, köktendinci, aşırı sağcı ve bölücü-parçalayıcı bir şahsiyet haline geldi.

Devamı…Ragıp Duran: Erdoğan değişmese taze yalakalar onu savunmaya devam edebileceklerdi

“Savaşta, belki de insanlardan önce, gerçekler ölür” Savaş, şiddet ve gazetecilik – Ragıp Duran

ragip duranMerhaba,
Bizde gazeteciler, günlük yoğun koşuşturma telaşı içinde meslektaşlarıyla bir araya gelip meslekî konuları ve uzmanlık alanlarını konuşmaya pek zaman ve mekân bulamıyor. Eskiden —eskiden dediğim, galiba yirmi yıl oldu— hepimiz Cağaloğlu’nda iken, Cemiyet’in lokali vardı, işten çıkınca, çalıştığımız gazetelerin rengine ve cinsine aldırmadan, bir araya gelir, bir şeyler yer, içerdik. Hoş sohbetler olurdu orada. Hatırlıyorum, İslam Çupi, barın taburesine adeta tünemiş, bir şeyler anlatırdı. Pazartesileri Cemal Süreya’ların grubu gelirdi. Barmen Hıdır hepimizin cemaziyelevvelini bilirdi, ama kimseye bir şey söylemez, bir rivayete göre, bütün bildiklerini akşam eve gittiğinde akvaryumdaki balıklarına anlatırmış. Türkiye’nin bir döneminin gerçek basın tarihini bir gün Hıdır’ın balıkları yazacak!

Devamı…“Savaşta, belki de insanlardan önce, gerçekler ölür” Savaş, şiddet ve gazetecilik – Ragıp Duran

Taraf, çarpık doğdu, yamuk öldü: Basın değil manipülasyon tarihine geçecek – Ragıp Duran

tarafBu gazete, çeşitli kesimlerden gelen talep ve sorulara rağmen, Fethullah Gülen Cemaati ile ilişkisi konusunda bir açıklama yapmaktan kaçındı. Şeffaflık ve dürüstlük yoksunluğu salt malî alanda değil, siyasal ve ideolojik düzlemde de sırıttı. Altı yıl boyunca bu gazetede Cemaat aleyhine bir tek satır, aleyhte bir haber, yorum, fotoğraf yayınlanmaması nasıl açıklanabilir? Keza Zaman ve bu gruba bağlı diğer yayın organlarında da Taraf aleyhinde bir tek satır yazı çıkmamış olması acaba tesadüf müdür? Çıkar kardeşliği, medeniyetler ittifakı, dinler arası hoşgörü, diyalog, empati filan falanla mı açıklayacağız bu ilişkiyi?

Devamı…Taraf, çarpık doğdu, yamuk öldü: Basın değil manipülasyon tarihine geçecek – Ragıp Duran