Aslı Erdoğan: Herkes susarken konuşmak, herkes konuştuğunda susmak benim kötü bir alışkanlığım

Asli ErdoganÖlülerin safça ve kardeşçe bakışlara ihtiyacı var” der Semprun, sağ çıktığı Buchenwald toplama kampını, fırınları, üst üste yığılmış son günün ölülerini gösterirken. “Bir de anılmaya…’’ Kasım ayının başlarıydı. (Gene geçmiş, gene kişisel bir başlangıç! Herkes susarken konuşmak, herkes konuştuğunda susmak benim kötü bir alışkanlığım.)

Devamı…Aslı Erdoğan: Herkes susarken konuşmak, herkes konuştuğunda susmak benim kötü bir alışkanlığım

“İkili bir sorun nasıl olur da tek tarafın iradesiyle çözülür?” Akil İnsanlar – Ragıp Duran

ragip duranHalil Berktay  memnun,  Nihat Doğan kızgın

Daha önce yazmıştım. Süreç, zaman geçtikçe, açık veriyor. İkili bir sorun nasıl olur da tek tarafın iradesiyle çözülür? 63 kişi içinde PKK’nin görüşlerini yansıtacak bir babayiğit neden yok? Bir komisyonun misyonu belirlenmeden üyeleri nasıl atanır? Yıldıray Oğur akil adam ise, Yaşar Kemal ya da Vedat Türkali sübyan cahil midir? Sinema sanatçıları ne arıyor çözüm sürecinde? Senaryo mu yazacaklar, yoksa rol mü kesecekler?

Devamı…“İkili bir sorun nasıl olur da tek tarafın iradesiyle çözülür?” Akil İnsanlar – Ragıp Duran

İsmail Beşikçi: “İslam kardeşliği”, “Misakımilli” inkârcı, ırkçı, sömürgeci devletin söylemidir

İsmail-beşikçiAbdullah Öcalan’ın “akil insanlar” komisyonunda yer almasını önerdiği sosyolog İsmail Beşikçi“görüşmeleri Öcalan’ın yapmasının yanlış olduğunu, BDP’nin sürecin aktörü olması, mektup getirip götürmekle yetinmemesi gerektiğini” söyledi. Öcalan’ın söyleminin iktidarla örtüştüğünü vurgulayan Beşikçi, “Öcalan’ın inkârcı, asimilasyoncu, ırkçı, sömürgeci, Türkİslam sentezi anlayışı sloganlarına sarılması devleti rahatlatabilir ama Kürtlere bir hak, özgürlük getirmez. İslam kardeşliği Kürtleri oyalama, kandırma sloganıdır” eleştirilerini dile getirdi. Beşikçi, Öcalan’ın “Mandelalaştığı” saptamalarına da karşı çıkarken Mandela cezaevindeyken, Afrika Ulusal Konseyi ile görüşün, dedi. Öcalan da BDP’yi göstermeli” dedi. 

Devamı…İsmail Beşikçi: “İslam kardeşliği”, “Misakımilli” inkârcı, ırkçı, sömürgeci devletin söylemidir

Savaşçı söylemle barış sağlanabilir mi? Erdoğan Kürt meselesini çözebilir mi? – Ragıp Duran

ragip duranKürt meselesinin çözümü için gerekli olan siyasî irade ile başbakanın terörizme son verme isteği / ihtiyacı aynı kapıya mı çıkar? Siyasî iktidar muhalefeti, kamuoyunu yeteri kadar bilgilendirip onları ikna edebiliyor mu? Savaşçı dil ve söylemle barış sağlanabilir mi? Habur ve Oslo süreçlerinin başarısızlığı değerlendirilmeden yeni müzakere süreci başarılı olabilir mi? Yeteri kadar hazırlık, kısa, orta ve uzun vadeli planlar yapıldı mı? Yol haritası var mı? PKK, önce silah bırakması talep edilen bir müzakerede ne yapar? Bu ve başka soruların yanıtını arayıp bulmadan müzakere sürecini başarıya ulaştırmak mümkün mü?

Devamı…Savaşçı söylemle barış sağlanabilir mi? Erdoğan Kürt meselesini çözebilir mi? – Ragıp Duran

Roni Margulies: Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcısı Tayyip Erdoğan, BDP’yi kapatmaya çalışıyor

Herkes Kandil’e gitsin!

Ta 1991 yılında Kürtler Halkın Emek Partisi (HEP) diye bir parti kurmuş. Bu partinin sekiz üyesi milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde demokratik siyasete dâhil olmuş.
Bu parti aynı yıl devlet tarafından kapatılmış.
Kürtler demokratik siyasetten vazgeçmemiş, Demokrasi Partisi’ni (DEP) kurmuşlar ve milletvekilleri o partiye geçmiş.
Bu milletvekilleri Meclis’te Kürtçe yemin ettikleri için 1994’te derdest edilip cezaevine atılmış ve bu parti de kapatılmış.
Kürtler demokratik siyasetten yine vazgeçmemiş, Halkın Demokrasi Partisi’ni (HADEP) kurmuşlar. HADEP 1999 yerel seçimlerinde 37 belediye başkanlığı kazanmış.

Devamı…Roni Margulies: Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcısı Tayyip Erdoğan, BDP’yi kapatmaya çalışıyor

Nuray Mert: “Hepimiz biliyoruz; İsyan, durduk yerde çıkmaz. İnsan zorundan isyan eder…”

Kürtlerin ‘Haysiyet Meselesi’ ve Biz
Kuşkusuz hayır bildiklerimizde şer, şer bildiklerimizde hayır var. Her şeyde olduğu gibi yazmak ve yazmamak konusunda da bu böyle. Bir süredir yazı yazmıyor olmak, benim için hayra vesile oldu, bir karanlık gidişin biraz da olsa dışında kalmak, uzaktan bakmak kanaatlerimi ve durduğum yeri gözden geçirmek için fırsat verdi, birazını sizinle paylaşayım, mümkünse birlikte dertlenelim dedim. Öncelikle Kürt meselesinden söz ediyorum, çünkü bulunduğumuz noktada en yakıcı, en can acıtıcı, en can yakıcı tüm meselelerin ucu Kürt meselesine çıkıyor, dahası, Kürt meselesi artık hepimiz için bir büyük imtihan.

Devamı…Nuray Mert: “Hepimiz biliyoruz; İsyan, durduk yerde çıkmaz. İnsan zorundan isyan eder…”

Ömer Ağın: BDP’nin Oyları Yükseliyor, Cemaat Manevi Güçünü Yitiriyor

Kürt meselesinde Tayyip Erdoğan’ın giderek geleneksel devletçi tutuma yönelmesi, uygulanan baskılar, kitlesel tutuklamalar ve  psikolojik savaş Kürtler’den oy alan tek burjuva partisi olan  AKP’nin  taban kaybedip  oylarını  düşürürken  BDP’nin oylarını mı yükseltiyor? Legal alan daraldıkça gençler arasında “Dağa gidişler” artı mı, azaldı mı? Cemaat Kürt toplumu arasında ağırlığını neden kaybediyor? Devlet için psikolojik savaşın en önemli argümanı hala din mi? Hocalı katliamını protestoyla su yüzünen çıkan düzen destekli ırkçılığın temeli nereye dayanıyor? gibi sorulara yanıt arayan, “Alev, Duvar ve Tkp”, “Kürtler, Kemalizm ve Tkp” adlı iki kitabıyla tanıdığımız Ömer Ağın’ın ilgili yazısını aşağıdan okuyabilirsiniz.

Devamı…Ömer Ağın: BDP’nin Oyları Yükseliyor, Cemaat Manevi Güçünü Yitiriyor

Filiz Koçali: Belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri içerde ama hayat devam ediyor

A&G Araştırma’nın yaptığı ankete göre BDP’nin oyu artmış ve iki yıl içinde daha da artacakmış. Araştırmayı yapan Adil Gür, ilk kez oy kullanacak genç seçmen nedeniyle BDP’nin oylarının iki yıl içinde daha da artacağını söylüyor. Genç seçmenlerden kastı ağırlıklı olarak Kürt gençleri. AKP ise Türkiye genelinde oy arttırmasına rağmen Bölge’de ciddi oy kaybetmiş. Üstelik bu araştırma Roboski katliamından önce yapılmış. Adil Gür, katliamın AKP’ye Bölge’de daha da oy kaybettireceği kanaatinde.
Zor günler geçirdiğimizi dünya alem biliyor. Elbette zor olacak. Yanıbaşından çalışma arkadaşları alınıp tutuklananlar, onlara “ah, vah” edemeden, sıranın kendisine ne zaman geleceğini bilemeden, canla başla iş yapmaya çalışıyor.

Devamı…Filiz Koçali: Belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri içerde ama hayat devam ediyor

Erdal Avcı: “Kürtlerin örgütlenmesi yasak peki cemaatçilik veya tarikatçılık yasal mı?”

KCK’nin ne olup olmadığı, operasyonların yöntemi, yargı ve bir kısım medyanın tutumu tartışılıyor ve anlaşılan tartışılmaya da devam edecek. Uzun zamandır süre gelen tartışmalar, son operasyonların akademisyen ve aydınlara uzanmasıyla alevlendi ve tekrar KCK’yi gündeme oturttu.
 Operasyonlara eleştirel yaklaşanlar, savcılıkların delil toplama yöntemlerine, dosyaların gizlilik kararına, ikna edici olmamasına karşın akademisyen, aydın ve siyasetçilerin çok kolay tutuklanmasına, avukatların savunma yapma haklarının ellerinden alınmasına, kamuoyunu maniple edici şaibeli bilgilerin ortalığa saçılmasına itiraz ediyor. Operasyonları savunanların ise KCK’nin BDP içine sızmış yasadışı “terör” yapılanması olduğu, devlete paralel bir devlet öngördüğü, akademiler açarak ideolojik eğitimler verildiği (Kandil’le aynı müfredatlı) vb. iddiaları var ve operasyonlar bu nedenlere dayandırıyorlar.

Devamı…Erdal Avcı: “Kürtlerin örgütlenmesi yasak peki cemaatçilik veya tarikatçılık yasal mı?”

‘Eleştirel yazar’ eleştirisi | ‘Devlet için ölme, öldürme’ demenin zorluğu – Veysi Sarısözen

Selahattin Erdem bir yazı yazdı; özetle BDP açısından her türlü tutumun masada olduğunu BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın sözlerine dayanarak söyledi. Meclisten çekilmek şakaya gelmez dedi, İyi düşünün diye uyardı. Meclis’ten çekilmenin de bir yol olduğunu söyledi. Erdem bunları anlattı. Doğru değil mi? Siz Menderes’in “tek parti diktasına karşı” “sine-i millete döneriz” dediğini unutmuş olmalısınız. Selahattin Erdem özellikle de kararı verecek olanın BDP olduğunun altını çizdi.
Çizer çizmez gürültü koptu.

Devamı…‘Eleştirel yazar’ eleştirisi | ‘Devlet için ölme, öldürme’ demenin zorluğu – Veysi Sarısözen

Ragıp Zarakolu’ndan Mektup, Tutuklanmaya Yazar ve Yayın Kuruluşlarından Uluslararası Tepki

İstanbul’da “KCK” adı altında yapılan operasyonlar kapsamında BDP PM üyesi Prof. Dr. Büşra Ersanlı ve MYK üyesi Mustafa Avcı’nın da aralarında bulunduğu 44 kişi ile birlikte tutuklanan Yayıncı Ragıp Zarakolu, cezaevinden durumuna ilişkin avukatı Özcan Kılıç aracılığı ile açıklama gönderdi. “Gözaltına alınmam ve yasadışı örgüt üyeliği ile suçlanmam, Türkiye’de yaşayan tüm aydın ve demokratlara ilişkin bir korkutma ve özellikle Kürtleri yalnızlaştırma kampanyasının bir parçasıdır” diyen Zarakolu, evini aramak için gelen polislerin bir yayıncı ve yazarın evinde ne bulabileceklerse sadece onları bulduğunu ve suç delili olarak yine onları da zapt altına aldığını aktardı.

Devamı…Ragıp Zarakolu’ndan Mektup, Tutuklanmaya Yazar ve Yayın Kuruluşlarından Uluslararası Tepki

Yıldırım Türker: AKP’nin şu anki savaş taktiği: Karşısında duran herkesin susturulması

AKP’nin savaşı
KCK tutuklamalarında sıranın Prof. Büşra Ersanlı’ya kadar gelip dayanmış olması, AKP hükümetinin muhalif sözü kökünden kurutup siyaset alanını bombardımana tutma gayretinin zirve noktasını oluşturuyor.
Büşra Ersanlı, BDP Anayasa Komisyonu’ndaydı ve 10 Ekim’de AKP heyetiyle görüşmüştü.
Ersanlı, sivil alanda sözü kıymetli, son zamanlarda dillere pelesenk olup içi boşaltılmış ‘aklıselim sahibi’ tanımlamasına fevkalade yakışan bir sosyal bilimcidir. Onu bir savaş taktikçisi olarak yutturmaya çalışanları tarihe havale etmek yetmez.
KCK tutuklamalarına karşı can havliyle haykırmak zorundayız. Yoksa eli kulağında, ölüm kazanacak.

Devamı…Yıldırım Türker: AKP’nin şu anki savaş taktiği: Karşısında duran herkesin susturulması

“Barış görüşmeleri yapılırken operasyon’a hazırlanan başka bir hükmet olabilir mi dünyada?”

Barışın Ne Olduğunu Kim Anlatacak?.. – Ahmet Nesin

Artık ruhum sıkılıyor, ne aklım, ne yüreğim ne de midem kaldırmıyor bu olanları ve olanlar sonrası konuşmaları. Herkesin beyninde bir şablon ve o şablonun ötesine geçemeyenler bizi yönetiyorlar. Ölümlerden sonra kin kusan bir cumhurbaşkanı gören yada duyan var mı acaba? “Şunu kimse unutmamalıdır ki; bize bu acıyı çektirenler, misliyle çekeceklerdir. Devletimizi bu saldırılarla sarstıklarını zannedenler, hizaya getireceklerini zannedenler, göreceklerdir ki bu saldırıların intikamı çok büyük olacaktır ve misliyle de alınacaktır.” dedi Abdullah Gül.

Devamı…“Barış görüşmeleri yapılırken operasyon’a hazırlanan başka bir hükmet olabilir mi dünyada?”

“Erdoğan, hem Zerdüştlüğü hemde bunun üzerinden BDP ve PKK nezdinde Kürtleri aşağılıyor”

Ve Böyle Buyurdu Zerdüşt – Bekir Avcı
Dinle alakalı her konuyu kendi mahremiyet alanı olarak gören Başbakan Erdoğan, bu alana dokunan herkesi ya samimiyetsiz, ya fırsatçı ya da kudretsiz ilan ediyor. Çünkü bu alanı kendi ‘özel alanı’ olarak görüyor; Erdoğan’ın gözünden din, onun ve partisinin işi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne başörtüsü ile girilebilmesi için önerge sunan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ağır söylemlerine maruz kaldı. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) 18. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Erdoğan: “Bir grup çıkıyor, pat diye bir önerge sunuyor. Benim başörtülü kardeşlerimi ne diye istismar ediyorsun? Dini Zerdüştlük olanın böyle bir derdi olabilir mi?” diyerek, BDP’lilere ağır ithamlarda bulunuyor. Her konuda olduğu gibi, dini konularda da nerede durmaları gerektiğine dair sınırları gösteriyor. Neden mi?

Devamı…“Erdoğan, hem Zerdüştlüğü hemde bunun üzerinden BDP ve PKK nezdinde Kürtleri aşağılıyor”

Şiddet Çıkmazı – Prof. Dr Ahmet Özer | Bu yoldan ne zaman vazgeçilir, şiddet ne zaman durur?

Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ’un açıklamasına göre şimdiye kadar 20 bin militan öldürülmüş. Yaklaşık 10 bin militan hapiste, bir o kadarı uzun yıllar yattıktan sonra dışarı çıkmış, onbinlercesi yurtdışına kaçmış. Halen dağlarda 5-6 bin kişi dolaşıyor ve her gün onlarca insan ölenlerin yerini doldurmak için dağa çıkıyor. Şimdi bir düşünün: Önce bu sayıları toplayın, ardından bunların bir anne babaları, bir iki kardeşlerinin olduğunu düşünün. Onların akrabalarını ve devletin darbesini yemiş, evi barkı yıkılmış, köyden kente can havliyle kendini atmış, kentin varoşlarındaki açlık ve yoksullukla beslenen devinime karışmış insanları hiç eklemiyorum bile hesaba. Ayrıca devletin resmi raporlarına göre sayıları 17 bini bulan ve çoğu bu bölgelerde işlenmiş faili meçhulleri ekleyin, resmin bir kısmı tamamlanmış olur. Peki onların içinden çıktıkları aileler, dayandıkları taban kim? Sizin terör örgütünden ayrı tutacağım değiniz halk budur işte.

Devamı…Şiddet Çıkmazı – Prof. Dr Ahmet Özer | Bu yoldan ne zaman vazgeçilir, şiddet ne zaman durur?

Ragıp Duran: Türk egemen medyası milliyetçi söylemle Kürt düşmanlığı ve şiddet övgüsü yapıyor

Vakti zamanında, utangaç bir uslûpla da olsa Çiller/Güreş döneminin sınırötesi harekatlarına karşı çıkan kalemler, bugün bu harekatları can-ı gönülden destekliyor. ‘Yeni dönem’, ‘Terörizme karşı yeni strateji’ safsataları altında, Kürt meselesine hala salt güvenlikçi gözlükle baktıklarını, milliyetçi söyleme sarıldıklarını üstelik de şiddet övgüsü yaparak kanıtlıyor. Cengiz Aktar’ın AKP ideolojisine uygun bulduğu anlamlı bir etiket var: İslamcı Kemalist! Dolayısıyla bugünkü Kürt karşıtı şiddet kampanyasının eski ya da İslamcı Kemalizm’den kaynaklandığı ortaya çıkıyor. Ulus-devlette iktidara gelen, önce Diyarbakır’a gidip ‘Bu devlet size haksızlık etti’ filan diyor, sonra kafası atınca, ‘Bıçak kemiğe dayandı’, ‘Artık söz bitti, uygulama başladı’ diyor. İktidar konumu (Saygılar Mösyö Foucault!), özellikle de ileri derecede demokrasi yoksunu olunca, Kürtlerin ve barışın perspektifinden baktığınızda herhangi bir yenilik getirmiyor.

Devamı…Ragıp Duran: Türk egemen medyası milliyetçi söylemle Kürt düşmanlığı ve şiddet övgüsü yapıyor

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org