TEZER ÖZLÜ’DEN LEYLÂ ERBİL’E: YALNIZ OLUNCA İNSAN ACI DÜŞÜNCELERE SAPLANIYOR

Zürih, 26 Kasım 1985

Buralara kadar geldin, sağ ol, var ol. Olayların yoğunluğundan sanki görüştüğümüzü algılayamadım, şöyle uzun boylu oturup konuşamadık gibi…

İstanbul nasıl? Nerede oturuyorsun? Sanırım eve taşınma işini belki askıya aldın, belki de gerçekleştirdin, bunları bilmek isterim. Bildiğin gibi ameliyat geçeli bir ayı aşıyor. Hiçbir güçlük çıkmadı, kolumun hareketi, her şey çok şükür yerli yerinde.

Ama hastalıklardan gözüm korktu, inşallah bir daha başıma gelmez, benim için hep dua et.

Aylardır yazmadım, belki yarım yıl oluyor, yazmayı unutmuş gibiyim. Oysa senden haber almak, sana haber salmak istiyorum. Biraz durgunum. Çok uyuyorum, gündelik ilgilendiğim şeyler, şimdilerde havaların da karanlık olması yüzünden oldukça az.

Bu arada Sezer döndü. Ona müthiş alışmıştım. Onun yokluğunu çok algılıyorum. Bana çok büyük yardımları oldu, çok iyi baktı, hele Paris seyahatlerinde. Senin Nono olmasaydı, belki de yaşamımı yitirecektim, ne garip şu dünya. Sağ ol, var ol. Sayende her şey yoluna girdi. En çok Sezer’in ikinci Paris seyahatimizde yaptığı güzel yemekler aklıma geliyor. Hangi toplumda olursa olsun, çok yapıcı bir insan, o tarafını bu sefer çok takdir ettim.

Harald’ın torunu olmuş. Wanda’yı benim için kutla. Harald ile görüşüyor musunuz? Yoksa çok mu toruna düştü?

Kitabın yankıları nasıl gidiyor? Çok eşsiz bir kitap yazmışsın, ne kadar duyarlı, tam sen. Her şeyini de koyabilmeyi eksiksiz başarmışsın.

Erden ile arada telefonlaşıyoruz. Hâlâ film işi peşinde koşuyor zavallı, bir türlü işleri yoluna giremiyor. Hans Peter iyi. Önümüzdeki ay 14 gün Almanya’da çalışacak, kızımla ben yalnız kalacağız. Her şeye rağmen, İstanbul’u çok özlememe rağmen, yaşamım ile ilgili doğru karar verdim kanısındayım.

Bu acizane mektubun kusuruna bakma, hem sinir ilaçları, hem birden içine düştüğüm kış yalnızlığı içinde başka türlü olmuyor. Dediğim gibi aylardır yazmayalı, yazmayı unuttum, sana bir merhaba diyeyim dedim. Gözlerinden özlemle öperim, Fatoş’çuğa da sevgiler, teşekkürler.

13 Ocak 1986

İyi olmana çok sevindim. Fatoş için dua ediyorum. Çok mutluluklara lâyık bir kişi. Kendim de hastalığın neden olduğu depresyon ve üzüntüleri yenmeye çalışıyorum. Zaman geçerse iyi olacak. Okuyorum, yürüyüşe çıkıyorum. İstanbul’da sizlerle olsam daha mutlu olurum, burada hep yalnızım. Yalnız olunca insan acı düşüncelere saplanıyor. Ama iyi olacağıma inancım büyük. Gözlerinden öperim.

Tezer

Tezer Özlü’den Leylâ Erbil’e Mektuplar, Yapı Kredi Yayınları

Cevap Ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz