Ahmed Arif: Hepsinden güzeli dünyayı değiştirebilmek, insanı çaresizlikten kurtarmak…

Benim işler, şöyle böyle sevgilim… Bu sıra kötüye gidiyor. Belli olmaz ama bir ihtimâl bu, belki hiç göremiycem seni. Belki sana yazamayacağım, seni aramaktan çekineceğim, sakınacağım bir yerlere götürürler. Hiçbir şey yapamam, Allah kahretsin, üstelik anlarım da olacakları. Nidelim kardeşçiğim? Belki de bir köşede işimi bitirirler!

Devamı…Ahmed Arif: Hepsinden güzeli dünyayı değiştirebilmek, insanı çaresizlikten kurtarmak…

Ahmed Arif’ten Leyla Erbil’e mektup: “Üzme, zorlama kendini. Beni hiç sevmedin…”

Leyla Erbil“Başka neyim var bu dünyada, sen söyle sevgili?”
Ve korkuyorum. Korkum şu: Annenin, ablanın istediği tipte bir kadın olma yolunda hızla gidiyorsun. Sana ÖLÜM’den İNTİHAR’dan sık sık açmamın asıl sebebi bu sevgilim. Sen bunu istemez, bundan tiksinirsin gerçi. Ama yaşayışın buna götürmeğe uygun bir eğilimde. O zaman da bana ölmek düşer. Ben hocalık ettim Leylim. Yüreksizlere, ikiyüzlü-iki kişilikli hastalara bile hocalık ettim. Bir muhasebe ya da bilanço meselesi olarak ele alınırsa sonuç kârlı oldu. Bu ara kendimde de yıkıntılar olmadı diyemem. Ama seni -bir ölçü bulamıyor, bir birim yaratamıyorum- öyle tuttum, öyle sevdim ki benim şartlarımda pek az adamın yaşayabileceği bir hayatı, fırlatıp atmak riskini göze aldım. 

Devamı…Ahmed Arif’ten Leyla Erbil’e mektup: “Üzme, zorlama kendini. Beni hiç sevmedin…”

Ahmed Arif: Aslında yalnızlık duymayan, can sıkıntısı çekmeyen sade hayvanlardır!

leylim leylimSevgili Canım,
Geldi. Mektubun, üç kitap ve bir dergi. Sağ ol, öperim seni. İstediğin gibi, hemen şiir göndermeği nasıl isterdim bilsen. Dağınık, henüz toparlayamadım. Sağlam mısralar yakaladığımı sanıyorum. Bu hali, bilhassa kendinde, bir kısırlık, bir tükenme saymanı asla kabul edemiycem. Say sanatçının belirli özelliğidir bu. Biz (ve hele sen!) ne makine ne de hamalız! Sayıca çokluğu da bir üstünlük sayanlara kulak asma. Arasan ağız tadıyla anılacak tek mısraları yoktur onların.

Devamı…Ahmed Arif: Aslında yalnızlık duymayan, can sıkıntısı çekmeyen sade hayvanlardır!

Ahmed Arif: “Fakat yine de işte yaşıyoruz ve acı içinde bile olsa bu bize bir haz veriyor…”

ahmed arifBu akşam birçok defa başlayıp sonunu getiremediğim bir hikâyeyi tamamlamaya çalıştım. Fakat nafile, insan aklını bir şeye verdi mi kurtulamıyor ondan. Daima düşünmekle ve daima da aynı şeyi düşünmekle insan aşkın bir fikri-işgâl olduğunu kabul ediyor. Sonra ben Leylâ mütemadiyen şiddetli bir arzu ile bir tatmin edilmemezlik içinde bir şeyler istiyorum. Bunun gibi, yani bu tatminsizlik gibi bir de ifade edemeyiş var ki bu insanı bitiriyor, harap ediyor. Çok defa yazdıklarımı yırtıyorum, çok defa bu, bedbinlikten ve ümitsizlikten oluyor.

Devamı…Ahmed Arif: “Fakat yine de işte yaşıyoruz ve acı içinde bile olsa bu bize bir haz veriyor…”

Ahmed Arif’in Leyla Erbil’e son mektubu: Sana İsmail Beşikçi’nin kitabını gönderiyorum…

leylim leylimLeylim,

İngiltere’ye gittiğini gazetede okudum. Bu nedenle -dönüş zamanını bilmediğimden- sana teşekkürde geciktim. “Eski Sevgili”yi roman boyutlarında ele alabilirdin. Gene de çok güzel. Adını bana danışsaydın, “Eski” yerine “Ölümsüz” ya da “Sonsuz” olmasını isterdim. Uygunu, yakışığı budur çünkü. Neyse, bu konuda fırsat bulunca konuşuruz. Yahut yazışırız. Sana Dr. ismail Beşikçi’nin imzalı kitabını gönderiyorum. İlgilenir, yararlanırsın.

Devamı…Ahmed Arif’in Leyla Erbil’e son mektubu: Sana İsmail Beşikçi’nin kitabını gönderiyorum…

Ahmed Arif’ten Leyla Erbil’e: “29 yaşındayım. Ama binlerce yıldır seni arıyor, hasretini çekiyorum”

Leyla ErbilAh bu rezil dünya seni tanısa, seni öğrense, seni anlasa… Kurbanın olurum Leylim, kendini üzme, boşu boşuna haksız yere kendini üzme, kurtar kendini. Bak, yanında ben varım. Seninle olduktan sonra yapamayacağım ne vardır? önce kendine inan, kendini sev, sonra bana bel ver, bana yaslan, bak yaşaman nasıl aslî cevherini gösterecek. Üzme hiç kendini, ölürüm sonra. Ölmek, hiçbir şey değil. Sen böyle canlı, sıcak, dost, aziz ve en güzeli sevgiliyken ölmek, acı da olsa katlanılır. Ama senin bu bedbin halini görmek… İşte mesele burada. Artık tek mısra yazamam, bir satır uyku uyuyamam. 

Devamı…Ahmed Arif’ten Leyla Erbil’e: “29 yaşındayım. Ama binlerce yıldır seni arıyor, hasretini çekiyorum”

Ahmed Arif’ten Leylâ Erbil’e Mektuplar: “İlk sen mağlûp ettin beni”

leylim leylimTürkiye’de en çok baskısı yapılan kitaplar listesine giren dizeleri dilden dile dolaşan Ahmed Arif’in tek kitabına adını veren ‘Hasretinden Prangalar Eskittim’ şiirinin son dizelerinde “Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır/ Üşüyorum, kapama gözlerini…” diye söz ettiği gözler geçtiğimiz temmuz ayında kapandı. Yalnızca bu şiire değil kitapta yer alan pek çok dizeye ilham veren bu kişi ünlü yazar Leyla Erbil’di. Ahmed Arif’in 1954-1957 ve en son 1977’de olmak üzere 60’ın üzerinde gönderdiği mektup Ruken Kızıler editörlüğünde kitap olarak yayımdı. Şairin ‘Leylim’ diye hitap ettiği ve bir şiirine de adını verdiği yazar, son romanı ‘Tuhaf Bir Erkek’i bitirdikten sonra mektupları yayımlamaya karar verse de kitabı görmeden yaşama veda etti.

Devamı…Ahmed Arif’ten Leylâ Erbil’e Mektuplar: “İlk sen mağlûp ettin beni”