BUKOWSKİ: EN GÜVENDİĞİN İNSANLARIN, BİR YANILGIDAN İBARET OLDUĞUNU ANLAYINCA, KÖŞENE ÇEKİLİRSİN

Charles Bukowski’nin Sıradan Delilik Öyküleri kitabından on alıntı

İnsanlar birbirlerini öldürmeye devam edecekler, yeter ki onlara mantıksal bir neden verin.

♦ İnsanların çoğu temel ve özgür bireyler olarak kendi değerlerini abartırlar, otuz yaşını geçkin kimseye güvenme felsefesi de hipi kuşağının bir hatasıdır, çoğumuz yedi, hadi bilemedin sekiz yaşına bastığımızda kafeslenip eğitilmişizdir zaten, gençlerin çoğu özgür GÖRÜNÜR ama bu tamamen beden kimyası ve enerji ile ilgilidir, ruhani yani yoktur, en tuhaf yerlerde ve HER yasta özgür insanlar tanıdım ben hayatımda -kapıcı, araba hırsızı, araba yıkayıcısı vb, birkaç da kadın -daha çok hemşire ve garson, ve HER yasta, özgür ruh ender rastlanan bir şeydir, ama gördüğünüzde bilirsiniz -çünkü onlara yakın ya da onlarla birlikte iken kendinizi iyi, çok iyi hissedersiniz.

♦ “Mutsuzlar ve mutsuz insanlar acı vermeyi severler,”
“mutlu insan yok mu?”
“mutluymuş gibi yapan çok insan var.”
“neden?”
“çünkü utanıyorlar, korkuyorlar, itiraf edecek cesaretleri yok.”
“sen korkuyor musun?”
“ben sadece sana itiraf edebilecek kadar cesurum”

♦ Bazı insanlar pes etmez. Çukur bile onları yola getiremez.
Sırlarını açmadan mezarı boylayan insanlar vardır.

♦ Cezaevindeki insanlar için yapılacak tek şey var: onları salmak, savaşan insanlar için yapılacak tek şey var: savaşa son vermek.

♦ Sabahları yataktan çıkamıyordum. Nefret ediyordum yataktan çıkmaktan. Herkese, “İnsanlığın en büyük iki icadı yatak ve atom bombasıdır,” diyordum. Deli olduğumu düşünüyorlardı.
Çocuk oyunları, ömürlerini çocuk oyunları oynayarak geçiriyordu insanlar -hayatin dehşetinden etkilenmeden rahimden mezara gidiyorlardı.
Evet, nefret ediyordum sabahları yataktan çıkmaktan. Hayata yeniden başlamak demekti, bütün geceyi yatakta geçirince insan kolay kolay vazgeçemeyeceği bir mahremiyet geliştiriyordu yatağı ile. Ben hep yalnız biri olmuşumdur. Bağışlayın, kafadan biraz, kontağım galiba.

♦ Bazı insanlar sürekli bir yerlere gitme ihtiyacındadır.
“sinemaya gidelim!”
“tekne gezisine çıkalım!”
“hiçbir yere gitmiyorum,” derim her seferinde, “bırakın da oturayım şurada.”

♦ İnsanın kendi ile yüzleşme korkusundan başka bir şey değil, yalnız kalma korkusu, ben kalabalıktan, bir şeylerin peşinde koşturup duran kalabalıktan korkarım asil; Norman Mailer okuyan, beysbol maçlarına giden, bahçelerini sulayıp ellerinde kürekle toprağa eğilen insanlardan.

♦ Hayvanlara asığım. Sorunum insanlarla. Hayvanlarla gerçekten bütünleşebiliyorum. Bilemiyorum, gerçekten aklimi kaçırmış olabilirim.

♦ Gerçeğin gerçek olabilmesi için en az iki oy gerekiyordu. Yasadıkları zamanın ilerisinde olan insanlar bunu bilirler, deliler ve sanrı görenler de. Bir hayali sadece sen görüyorsan ya aziz derler adama ya da deli.

Cevap Ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz