Sait Faik: Sana bahsetmek istediğim şeylerin hiçbirinden söz açmadığım için beni affet!

“Her yerde belki yaşamadan yaşadım. Bir evde doğdum. Komşuda esmer bir kız sevdim. Sabahleyin uyandığım zaman onun belirsiz hayaliyle uyanırdım. İçimde o vardı. Nereye gidersem beraber giderdi. İşimde karşımdaydı. Onu akşamleyin komşu kızlarıyla kapı önünde gördüğüm zaman; ne vakit bütün mahrumiyetlerine, kederine, sevincine, derdine, dertsizliğine katılacağımı; onunla nasıl beraber üzüleceğimi, sonra nasıl gülüşeceğimizi, ellerini, yüzünü, dudağını, gözünü, dizkapağını, dirseğini, boynunu, kulağını, dişini nasıl öpeceğimi bir saniye içinde düşünmeden görür gibi olur, duyardım. Herkeste olduğu gibi bende de bir şey olurdu. Kalbim tak eder, durur gibi olur, sonra başlardı hızlı hızlı atmaya? Kim böyle söylemez? Hangi insanoğlu, içinde bu acayip, bu tatlı duraklayıp koşuşmayı duymadı?”

***

“Bugünlerde aşk üzerine kitaplar okudum. Bir tanesinde diyor ki: “Aşkın ilk tezahürü, hayranlıktır.” Ben bu hayranlığı duymak için otuz beş sene bekledim. Senin âşık olmak için bir dakikaya ihtiyacın olduğunu sonradan öğrendim. Ben bu güzel dakikayı doğuramadım. Sen bana hayran olamadın. Doğru, neyime olacaktın ki?..”

***

“Senin geçtiğin yerlerden geçmiyorum.”

***
“Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku. Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz..”
***

“Çünkü unutulmayacak yalnız “O” kaldı.”

***

“Ne yalan söyleyeyim, benim aşkım tuhaftır. Halbuki, böyle olmamalıdır. İnsan yıldırımla vurulmuş gibi aşık olmalı, sonra muvaffak olmak için bir şeyler icat etmelidir.”

***

“Her insan kendi hissesine düşen bir, iki kişilik saadet payı için kavga etmeli. Hiç olmazsa bu kavgayı yapmalı ki, asıl hakikat dünyasını bulsun. Bu kavgada kazanmamalı ki, Hanya’yı Konya’yı anlasın. Bu kavgada zaten kazanmak yoktur. Çünkü belki ortada galip vardır ama, mağlup olan yoktur ki…”

***
“Sevgilim, bizim memleketin çocuklarının ne kadar güzel olduklarını bilir misin? Nasıl bilmeyeyim, deyip gülme; hepsi sana benzemezler. Belki ben bir istisnayım? Hem ben çirkin miyim sevgilim? Ben de insanoğluyum. Bu, senin beni bir sevmene bakar. Bak o zaman burnum nasıl düzeliyor, gözlerim mahmurlaşıyor, küt parmaklarım incelip sanatkar parmağı oluyor, dişlerim incileşiyor.”

***
“Duvarda durmuş bir saat… Tam saat üçte durmuş. Belki de bir genç kızın mahcupluğunu, sevmek hissini kaybettiği saat bu saattir.”

***

“Sonra Kadıköy İskelesine yorgun varıp oradaki kanepelerde uzun zaman oturdum. Ahbaplar geçti. Onlar beni görmemezlikten geleceklerine, ben görmemezlikten geldim. Yine cigaramı yaktım. Selam verirlerse aldım. Vermezlerse sallamadım. Baktım durdum insanların yüzüne. Hani hikaye yazmak, onlara dair düşünmek için sanma! Sevmek için. Yüzlerine bakarak sevmek için.”

Sait Faik Abasıyanık
Havada Bulut kitabından sevmek üzerine alıntılar

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Yaşar Kemal: Yaşadığımız bu güzel hayat için sana teşekkür ederim sevgilim

Kapat