Ahmet Nesin: Sizin gazete dingonun ahırı mı Fatih Altaylı!..

Ahmet Nesin’in blog’unda yazdığı  ve sitemizde de yayınladığımız “Demokratlık Biraz Döt İster Fatih Altaylı” başlıklı yazısından sonra kendisine hakaret edildiğini savunan Habertürk gazetesi genel yayın yönetmeni ve yazarı Fatih Altaylı dava için mahkemeye başvurmuş şikayetçi olmuştu.  Nesin, cevap olarak “Keşke Türkçe Bileydin Fatih Altaylı!..” başlıklı başka bir yazı daha kaleme almış,  söz konusu şikayet üzerine mahkemeye giderek  “Döt” kelimesinin yazıdaki anlamının cesaretle bağlantılı olduğunu belirtmiş mahkeme de ilgili açıklamayı kabul ederek yazının “Ağır eleştiri” anlamına geldiği için  davaya gerek görülmediğine karar vermişti.
 Tüm bu süreç yeri gelince Türkçülük  yapan Fatih Altaylı’nın aslında Türkçe’yi tam anlamadığını,  “cesaretsiz” demenin suç olmadığını bilmeyecek kadar cahil olamasına rağmen Türkiye’de bir gazetede yayın yönetmenliği yapabildiğini,  gönderdiği mail ile  ciddiyetsizliğinin derecesini bir kez daha ortaya çıkardı. 

Sizin gazete dingonun ahırı mı Fatih Altaylı!..

Son yazdığım yazıdan sonra Fatih Altaylı davası kapandı sanıyordum ama bana öyle bir mesaj göndermiş ki ne yalan söyleyeyim aklım durdu, ben kendisini daha ciddi birisi sanırdım. İsterseniz önce Altaylı’nın bana gönderdiği mesajı okuyun:

Re: FATİH ALTAYLI DAVASI VE KORKU…

1 recipients

CC: recipientsYou More

BCC: recipientsYou

Show Details

FROM:
Fatih Altaylı

TO:
Ahmet Nesin
Message starred
Sizi dava ettiğimden bile haberim yok.
Yargıtay a falan götürmemelerini de söyledim davayı açan gazete hukukçularına.
Ama bu sizin terbiye konusunda sıkıntınız olmadığı anlamına gelmiyor.
Sizde ne kadar döt varsa, bende de o kadar vardır.
En azından hot diyene al sana bir döt demedim hayatımda.
Ben size asla döt deem.
Bence siz patatessiniz.
En değerli tarafınız toprak altında.

Hangi birini yanıtlayayım bilemiyorum, işin komiği tam da doğum günüme denk geldi, işin yoksa dötle, patatesle, hangimizin daha döt yada dötlek olduğunu kanıtlamaya çalış. Esasında bunlarla uğraşmayacağım, kafayı ilk tümceye taktım.

Annem aylar önce beni arıyor, telaşlı bir ses tonuyla Fatih Altaylı’nın bana dava açtığını söylüyor, ben kendisine bişey olmayacağını söylemeye çalışayım, kadın “Ya 10 bin lira tazminat ödemeye mahkum edilirsem…” telaşına kapılayım, işimi gücümü bırakıp açılmak istenen dava için yanıt yazayım ve onu Çağlayan’daki mahkeme kalemine bırakayım, sonra dava günü bildirilsin ve ben kitap furaındaki standımı açmak yerine yine Çağlayan’a gideyim, mahkeme davaya gerek olmadığına karar versin, davanın bittiğini yazayım ve ne tesadüf ki Fatih Altaylı sadece son yazımdan haberdar olsun ve bana mesaj gönderip “Sizi dava ettiğimden bile haberim yok.” diye mesaj göndersin.

Bana saygın olmayabilir Fatih Altaylı, zaten olmasını da bekleyemem ama o davayı açan avukatlara, mahkeme heyetine, o yazışmaları yapan memurlara, postacıya, hepsini geçtim, en önemlisi kendine bir saygın olmalı. 10 bin liralık tazminat davası açıyor avukatlar senin adına ve senin haberin yok. O gazete dingonun ahırı mı Altaylı, haberin olmayan davadan ben mahkum olsaydım, parayı bal gibi alacaktın ama…

“Ben size asla döt deem” diye yazmışsın. Buradan şu anlaşılıyor, hâlâ benim sana “Döt” demediğimi anlayamamışsın. Neyse bu Türkçenle anlama olasılığın da yok zaten.

Gelelim patates olmama, evet suratım yuvarlaktır, patatese benzer, ilkokuldan başlayarak “Kocakafa”, “Karpuzun Ahmet” ve “Deli” gibi lakaplarım vardı sayende bir de “Patates” eklendi. Bu benzetmeyle hakaret etmeye mi çalıştın, yoksa Nesin ailesiyiz diye espiri mi yaptın tam anlayamasam da hiç ciddiye almadım.

“En değerli tarafınız toprak altında” derken de kötü bir benzetme yapmışsın, benim hiçbir tarafım toprak altında değil ama babamı kastediyorsan, insanın babası tarafı olmaz, sadece babası olur. İnsanın babası çocuğundan taraf olabilir ama onun bir tarafı olmaz. Neyse ya, ben de işi gücü bıraktım sana Türkçe ve gazetecilik anlatmaya çalışıyorum. Benden 4 yıl sonra başlamışsın ama bizim kuşak sana gazeteciliği öğretememiş. Baksana “Höt diyene döt” yerine “Hot diyene döt” diyene diye yazmışsın, ses uyumundan bile haberin yok. 7 tümcede bu kadar hatayla genel yayın müdürü olmuşsun ya, daha ne istiyorsun da haberin olmayan davalar açtırtıyorsun. Sen iyisi mi benim gibi terbiyesizlerle uğraşma, kasteciliğine devam et…

Kaynak: ahmetnesin.wordpress.com

“Ahmet Nesin: Sizin gazete dingonun ahırı mı Fatih Altaylı!..” üzerine bir yorum

  1. sayın nesin,
    keşke ‘döt’yerine can yücel gibi ‘göt’ deseydin.
    can babanın mahkemesi de emsal olurdu…

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
“Ölüm camdı; ölüm aramızdaydı” Öykü: Perili Bir Ev – Virginia Woolf

Bir an sonra ışık sönmüştü. Öyleyse, bahçeye mi çıkmıştı? Fakat ağaçlar, güneşin gezgin bir ışınını karanlığa çeviriyordu. O kadar güzel,...

Kapat