Foucault: Tımarhane ve hapishane, iktidarların sopası olmuştur tarihte

Hiç kuşku yok ki, ideolojinin bilimlerle olan ilişkilerinin gerçekleşmesi ve özelleşmesi bu oyun alanındadır. İdeolojinin bilimsel söylem üzerindeki etkisi ve bilimlerin ideolojik fonksiyonu ne ideal yapıları düzeyinde, ne bir toplumun içindeki teknik kullanımları düzeyinde, ne ideolojiyi yapan öznelerin bilinci düzeyinde birbirine eklemlenirler.

Devamı…Foucault: Tımarhane ve hapishane, iktidarların sopası olmuştur tarihte

Bir Kötülük Denemesi – Leyla Erbil

“Ortada yasaklanacak ve cezalandıracak bir şey kalmadığı zaman, açık infaz anlık bir şenlik lüksüne fırsat verirdi. Yaklaşmakta olan ölüme sığınan suçlu her şeyi söyleyebilir ve kalabalık buna alkış tutardı. (…) yalnızca prensin yıldırıcı gücünü gösterme durumunda olan bu infazlarda, tam bir karnaval havası yaşanır, kurallar tersyüz olur, egemen güç alaya alınır ve suçlular kahraman haline getirilirdi. ”

Devamı…Bir Kötülük Denemesi – Leyla Erbil

Foucault’nun Metodu, İktidar Analizi Disiplin Toplumu, Hapishanenin Doğuşu – Mesut Budak

Mıchel FoucaultFoucault’nun bireysel yaşamını ve çalışmalarını bir bütün olarak düşündüğümüz zaman; zihnimizi, birbirine dolaşmış, karmakarışık bir ip yumağını ve bu yumağın ucundan tutup sürekli yumağın sonuna ulaşmak için boğuşan bir adamı tahayyül etmekten alıkoyamayız. Bütün kitapları, görünen yüzeylerin derinliklerinde görünmeyen bir yerlere ulaşmak için yapılan bir tür titiz “kazı” çalışmaları gibi görünmektedir. Basitçe söylemek gerekirse, bir adamın sürekli bir yerlere ulaşmaya çalıştığını söyleyebiliriz; bu çabasını veya ulaşmaya çalıştığı noktaya kadar kullandığı bazı araçları, ulaşım vasıtalarını tarif etmekle yetinebiliriz. Tamam, bu bazılarımız için kendi kendine yeterli bir araştırma konusu gibi görünebilir. Fakat, pek çoğumuz da kendimizi bu adamın neden bu karmakarışık ip yumağının ucundan tutup çekmeye başladığını; bu yolculuğa çıkışının temel sebebinin hangi faktörler olduğunu; ulaşmaya çalıştığı yere kendisini çeken ne tür sebeplerin mevcut olabileceğini sorgulamaktan alıkoyamayacağızdır.

Devamı…Foucault’nun Metodu, İktidar Analizi Disiplin Toplumu, Hapishanenin Doğuşu – Mesut Budak

İktidar İlişkileri – Tahakküm Biçimleri: Scott ve Foucault

Kirli bir su gibi akıyor zaman denilen …  Ahmet Telli

Hâkimin tâbi olana uyguladigi tahakküm biçimleri, tarihsel olarak, “iktidar/hükmetme” özünü taşısa da, farklilaşır. Scott ve Foucault’nun analizlerinin ilk gösterdigi olgu sudur ki feodal-ilkel[1] ve modern[2] tahakküm biçimleri özellikle “incelik” açısından birbirinden farklıdır. Sanki modern tahakküm uygulamaları, öncekilerin eksikliklerini daha bir gidermiş gibidir. “Foucault, ironik bir şekilde modern çağın bir tür ilerleme olduğunu düşünür – tahakküm tekniklerinin yayılması ve inceltilmesinde kaydedilen bir ilerleme” (Best ve Kellner, 1998: 56).

Devamı…İktidar İlişkileri – Tahakküm Biçimleri: Scott ve Foucault

Michel Foucault’da Öznenin Jeneolojisi – David West | “iktidar öncelikle boyun eğdirilmiş bedenler yaratmayı amaçlar”

Michel Foucault (1926-84), öznenin anti-hümanist eleştirisine son zamanlarda yapılan en kışkırtıcı katkılardan birinin sahibidir. Onun sosyal ve politik teoriyle felsefedeki etkisi o kadar büyük olmuştur ki, bizim Foucault çağında yaşamakta olduğumuz dahi öne sürülmüştür. Onun özne eleştirisi, birkaç nedenden dolayı özellikle radikal olan bir eleştiridir. O, herşeyden önce, öznenin, toplumsal ve psikolojik koşulların biçimlenmiş ve de bozulmuş ürünü olarak öznenin maskesini düşüren Marksist ideoloji kuramıyla Freudçu psikanalizin başardığı, ademi merkezîleşmesinin nazik sonuçlarını aynen kabul eder.

Devamı…Michel Foucault’da Öznenin Jeneolojisi – David West | “iktidar öncelikle boyun eğdirilmiş bedenler yaratmayı amaçlar”