“Boyun Eğmek, Alışmayı Seçmek mi?” Kentin Üzerinde Dayanılmaz Bir Koku – Ferit Edgü

Köpek burcundan olmalıyım. Çocukluğumdan beri kokulara karşı aşırı duyarlıyım.
Sözcüklerin, görüntülerin, seslerin, renklerin yaratamadığı çağrışımı, kokular yaratır bende. Birlikte yaşadığım (bir zamanlar yaşamış olduğum) kişilerin kokuları perçinleşmiş gibidir belleğimin kokular hanesinde. Örneğin, babam. Öleli yıllar oluyor. Bugün bile ansırım kokusunu: İhtiyar emekli. Anamın (o da öleli yıllar oluyor) kokusunu: Kurban kadın. Ve refoulee. Kız kardeşimin kokusunu: Çılgın bakire. Eniştemin kokusunu: Ter, at ve sinir. Yalnız insanların değil, hayvanların, nesnelerin, yerlerin, yörelerin kokusu da yer etmiştir belleğimde. Dokuz yaşındayken yitirdiğim sevgili köpeğimin kokusu başkaydı.

Devamı…“Boyun Eğmek, Alışmayı Seçmek mi?” Kentin Üzerinde Dayanılmaz Bir Koku – Ferit Edgü

Dünden Bugüne Düşler, Kültür ve Toplum | Düş Söylemleri – Pierre Sorlin

Ve düşler her zaman esrarengiz olmadıkları gibi, sırf kişisel sorunlardan ibaret de değildirler. Sadece hayali şeylere değil, tamamen somut bir şekilde var olan durumlara ve daha da önemlisi, kişiyi kuşatan dünyanın koşullarına da bağlıdırlar. İş, maaş, boş vakit uğraşları gibi hepsi de gerek grupları gerekse bireyleri ilgilendiren konularla bağlantılıdırlar. Ayrıca, farklı kişiler aynı durumu ya da gerçeği düşlerinde görebilir. Bu da bize, düşlerimizin kısmen, kişisel yaşantı sınırlarının ötesine de uzandığım gösterir. 1914-1918 arasındaki Birinci Dünya Savaşı’nda her iki tarafın da cephedeki siperlerde yaşayan ve ansızın gelecek ölümün sürekli tehdidini yaşayan askerleri, tamı tamına aynı tip düşler görüyordu. Dolayısıyla, farklı düşleri yaratan durumlar kadar, onları gördüğümüz sırada içinde bulunduğumuz koşullar da önemlidir. Kültür yani burada, farklı sosyal gruplar tarafından paylaşılan ortak yaklaşımlar, tavırlar, değerler ve gelenekler olarak yorumlanan kültür bizim imgelemimizin bu konuyla doğrudan ilgili bir yönüdür.

Devamı…Dünden Bugüne Düşler, Kültür ve Toplum | Düş Söylemleri – Pierre Sorlin

Öykü | Mavi HÜzme – Octavio Paz “Gece Gözlerden Bir Bahçe İdi”

Tere boğulmuş halde uyandım. Az önce su serpilmiş kırmızı tuğlalı döşemeden sıcak bir buhar yükselmekteydi. Griye çalan kanatlarıyla bir kelebek göz kamaştırarak uçuşuyordu sarımtırak odağın etrafında. Hamaktan fırladım ve yalınayak odanın öbür tarafına geçtim, gizlendiği köşeden temiz hava almaya çıkabilecek bir akrebe basmamaya dikkat ederek. Küçük pencereye yanaştım ve kır havasını çektim içime. Gece soluklanıyordu, müthiş, dişi. Odanın ortasına döndüm, testinin suyunu çinko leğene boşalttım ve havluyu nemlendirdim. Islak bir bez parçası ile bedenimin belden yukarısını ve bacaklarımı ovdum. Biraz kurulandım. Ve elbisemin kıvrımlarına hiçbir böceğin gizlenmediğinden emin olduktan sonra giyindim ve çıktım. Yeşile boyalı merdivenlerden sıçrayarak indim. Kapıda han sahibine rastladım, gayet kısık gözlü ve ketum biriydi. Tüllü bir sandalyeye oturmuş. Gözleri yarı açık sigara içmekteydi. Kısık sesle sordu:

Devamı…Öykü | Mavi HÜzme – Octavio Paz “Gece Gözlerden Bir Bahçe İdi”