Ahmet Nesin, Hasan Cemal’e haddini bildirdi; “Ben Sana Anlatayım Matbaayı Hasan Cemal…”

Bunlar sana bişey anlatıyor mu Hasan Cemal, sanıyorum, anlatsaydı o tümceyi kullanmazdın, çünkü o dönemde matbaayı yasaklayan zihniyet bugün Türkiye’yi yöneten Recep Tayip Erdoğan zihniyeti. Bugün Türkiye’nin geri kalmışlığının nedeni budur, Aziz Nesin’in “Türkiye’nin yüzde 60’ı aptaldır…” deme gerekçesi de budur, yeni kurulan partiyi yüzde 34 oyla iktidara getirme nedeni de budur, kimi aydınımsıların da bu partiyi destekleme gerekçesi de budur Hasan Cemal.”

Ahmet Nesin’in “Ben Sana Anlatayım Matbaayı Hasan Cemal…” başlıklı ve 02/04/2010 tarihli yazısı

Geçtiğimiz günlerde Hasan Cemal Milliyet Gazetesi’nde bir yazı yazdı, son günlerde yapılan anayasa tartışmalarına dikkat çeken Hasan Cemal bu değişikliği beğenmeyenler için “Matbaaya direnir gibi direniyorlar!” dedi. Gerçi anladığım kadarıyla kendisi de başkasından alıntı yapmış, yazısının sonunda Hasan Cemal şöyle diyor: “Ama bizim yüksek yargı ayaklanıyor, devletin temelleri diye… Anlaşılan, ille de darbenin yargı düzeni devam etsin istiyorlar. Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı ve Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can’ın deyişiyle: “Matbaaya direnir gibi direniyorlar!”

Bir olay ancak bu kadar tersinden iddia edilir ya da yazılır. Matbaanın bulunuşu 1438 yılında, Osmanlı’da matbaanın ilk kullanılışıysa 1726 yılına denk geliyor. Avrupa’da 50 yılda 40 bin kitap basılır. Ne acıdır ki ilk Arapça kitaplar bile Avrupa’da basılmıştır. Bizimkilerde henüz “TIK” yok. Çünkü Sultan 2. Beyazıt matbaayı yasaklamıştır. Belki de etrafındaki solcular doldurmuştur. Sonra dönemin Marksistlerini çok etkisinde kalan 1. Selim de yasağa devam etmiştir. Çok detaya girmeye gerek yok, Hıristiyan bir ailenin çocuğu olan İbrahim Müteferrika’yla başlayan Osmanlı Matbaası 100 yıl içinde 180 kitap basmıştır. 50 yılda 40 bin kitap ve 100 yılda 180 kitap, hem de yaklaşık 300 yıl sonra.

Bunlar sana bişey anlatıyor mu Hasan Cemal, sanıyorum, anlatsaydı o tümceyi kullanmazdın, çünkü o dönemde matbaayı yasaklayan zihniyet bugün Türkiye’yi yöneten Recep Tayip Erdoğan zihniyeti. Bugün Türkiye’nin geri kalmışlığının nedeni budur, Aziz Nesin’in “Türkiye’nin yüzde 60’ı aptaldır…” deme gerekçesi de budur, yeni kurulan partiyi yüzde 34 oyla iktidara getirme nedeni de budur, kimi aydınımsıların da bu partiyi destekleme gerekçesi de budur Hasan Cemal.

Bak istersen daha açık anlatmaya çalışayım. Bu halkın kitap, gazete okumama alışkanlığı da buradan kaynaklanır. Yani anlayacağın bu parti ve gibilerine oy verenlerin çoğu kitap okumadıklarından senin eski bir 9 Mart darbecisi olduğunu bilmez, seni doğuştan darbe karşıtı sanır. Darbe karşıtı sanmasının nedeni senin ve arkadaşlarının darbe karşıtı olmanızdan kaynaklanmıyor, okuma alışkanlıkları olmadığından olan biteni yeteri kadar anlamazlar ve sen ve arkadaşlarının bugün birer Sivil darbesever olduğunuzu anlayamaz.

Çok karmaşıktır bu matbaa sevmezlik yada istemezlik. CHP’yi sol zanneder, İlhan Selçuk’u sosyalist, Necdet Üruğ’un telefonunu açacak kadar yakın olan Kemal Ilıcak’ın yazarımsı karısı Nazlı Ilıcak’ı da anti-darbeci sanır. Çünkü bu yorumlarını yaparken sosyal demokrasi, sosyalizm yada sivil darbeler üzerine kitap okumamıştır. Senin eski askeri darbeci olduğunu bilmediği gibi, senin 9 Mart darbeciliğinden özür kitabını da bilmez. Doğal olarak sivil darbeseverliğini de yargılama şansı yoktur.

Bütün bunları birleştirdiğimizde Hasan Cemal, sen ve kimi arkadaşlarının Turgut Özal’ı darbe başbakan yardımcısı yerine demokrat başbakan sanmanız doğaldır, bütün Komünist parti üyelerini asan Humeyni’nin yaptığını devrim sanmanız ne kadar doğalsa, Kur’an’daki ayeti Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na taşımak isteyen Recep Tayip Erdoğan’ı da Ortadoğu ve balkanların gelmiş geçmiş en demokrat başbakanı sanmanız da doğaldır. Bu kadar az okuyan toplumun aydını da böyle oluyor, dincilerle beraber demokrasinin de beraber geleceğini sanacak kadar okuma ve demokrasi özürlüsü olarak yazılar ve kitaplar yazıyor.

Şimdi biraz anlatabildim mi bu anayasasının bir kısmını değiştirmek isteyenlerin mi, yoksa karşı çıkanların mı matbaaya karşı olduklarını. “Bu gazeteleri ve yazarları okumayın.” diyen bir başbakanı desteklediğini unutma Hasan Cemal, zor değil, bunu anlarsan eğer, o zaman hangimizin matbaaya karşı olduğumuzu anlarsın.

Aylardır “Toplum değişiyor…” diye yaygara yapıyorsunuz, okumayan toplum nasıl değişir, umarım bana bir gün anlatırsın Hasan Cemal, seni okumayan toplum değişiyor, hatta daha dindar nasıl yaşarım yada yaşatırım diyenler değişiyor. Bu değişim de sizi gerçekten mutlu ediyor. Sana ve arkadaşlarına önerim Hasan Cemal, gerçekten dediğin gibi biraz matbaayı sevin ve kitap okuyun. Hayır, sadece birbirinizin gazete, dergi ve kitaplarını değil, demokrasi kitaplarını okuyun. Sizlere iyi okumalar, biz daha o sayfaya gelmedik…

02/04/2010

Kaynak: ahmetnesin.wordpress.com

“Ahmet Nesin, Hasan Cemal’e haddini bildirdi; “Ben Sana Anlatayım Matbaayı Hasan Cemal…”” üzerine 4 yorum

  1. Hasan Cemal den beklenen makaleler..siyasi iradeye göre saf değiştirmekte..keza anayasa paketini eleştireceğine onay vermekte..boş kağıtlara imza atan akp vekillerinden hiç söz etmemekte..cumhurbaşkanı seçimi ile ilgili yasa değişikliğini bile eline yüzüne bulaştıran siyasilerimizin..anayasa paketi ile yaptıkları ortada..Ahmet Nesin bir konuda haklı okumayan toplum nasıl değişir..

  2. Bu boş kağıtlara imza atarak lidere sunma işi galiba Özal zamanında yerleşti siyasi hayatımıza. Hatırlarım bir siyasi Bakan olduğunu TRT’nin 20 ana haber bülteninden (!) öğrendiğini yine başka bir 20 ana haber bülteninde mikrofonlara söylemişti, hatta başka bir siyasi de istifa ettiğini bu 20 ana haber bülteninde öğrenmiş ve bunu yine bir başka 20 ana haber bülteninde söylemişti. bütün bunlar lidere imzalı boş kağıtlar verdikleri için başlarına gelmişti.
    Bu Anayasa değişikilik teklif metinlerindeki imzalar da bunu andırıyor.
    72 milyon nüfuslu ülkedeki toplam gazete trajı okumayan toplum olduğumuz tesbitini ispatlarken okumadığı için üretemeyen, bu üretemediğini paylaşma kavgasındaki günümüz siyaseti, bırakın uzak tarihi yakın tarihimizi bile bilmeyen-merak etmeyen toplumu demokratikleşme masallarıyla afyonluyor.

  3. Ülkemiz önemli bir kavşak noktasında. Bir yanda postallar ve postal yalayıcılar,diğer yanda mesler ve mes yalayıcılar, tam gaz kavşağa, kavşaklar,kavşaklar,kavşaklarrr!! Hasan Cemal gibiler ise herzaman ki gibi yelkenler fora, yine rüzgar nerden eserse o yana, bodoslamadan!! Bugünlerde keşiş lemeden gitmeleri de bu yüzden elbet!! Akıl-şuur-vicdan-vatan-bilgi hak getire. İnsanın naturası bozuk olduktan sonra ne gam ne keder, dün postal bu gün mes, farketmezzz.

    İnanın Nesin Bey, iki laf etmeye değmez bu burka melun takımı!! Bu kavşaklar ve kavşakkk ışıkları hızla renk değiştirirler yine ,sarıdan yeşile yeşilden kırmızıya boyadan boyaya.

    Evet Nesin Bey, söylediğim gibi bu omurgasızlar sınıfından başkasını beklemekse bizim için cehalet ve gaflettir bu saatten sonra,Çekelim sifonu gitsin!! Kişinin Osman’dan alıntısı için ise bilimsel tahlillere gerek yok bence.

  4. anayasa reformuymuş akp yalanı reform dokunalmazlık kalkınca olur hakimi yargıla savcıyı yargıla paşayı yargıla vekile dokunma 550 vekil var 600 küsür dava bu nasıl reform nasıl demokrasi HSYK DA BAKANIN işi ne oy kullanıyo yetmiyo gündemi belirliyo bugün bubu konuşacaz diyo nederse o oluyo güz kararlarını sabote ediyo demokrasi işlerine gelmeyince toplantıdan kaçıyorlar cenezelere gidiyorlar reform akp demokrasisi bu halk uyanacak birgün sosyalizm parlayacak devrim yakın dır akp yüce divanda yargılanacak miamiye falan kaçmazsalar tabi

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
“Hem bu, yaşamın değişmez bir yasası değil miydi?” | Hayatın Kanunu – Jack London

"Köpeğe verilen bir kemik yardımseverlik değildir. yardımseverlik, siz de köpek kadar açken onunla paylaşılan kemiktir." Yaşlı Koskoosh, sanki kulak kesilmiş...

Kapat