Yaşar Kemal, Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca – Kutsiye Bozoklar

Yaşar Kemal, Almanya’da yayınlanan Der Spiegel dergisine “Yalanlar Seferi” başlıklı bir yazı yazdı. “Türkiye Cumhuriyeti, 29 Ekim 1923 tarihinden bu yana, kendi içinde insanlara baskı ve vahşet uygulayan bir sistem yarattı” diye başlayan yazı, Kürt ulu­sal sorunu üzerineydi. Vay sen misin konuşma cüretini gösteren! Ardından medya bombardımanı geldi. Kalemini satma konusunda deneyimli olanlar hemen satılmışlıkla suçladılar büyük romancıyı. Çölaşan, Özkök, Türenç, Hasan Cemal ve köyler yakılırken yakla­şık üç milyon insan göç etmek zorunda bırakılırken, Kürt illerinde açlık ve sefalet kol gezerken susanların bilcümlesi makaleler dü­şendiler ardı ardına.

Devamı…Yaşar Kemal, Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca – Kutsiye Bozoklar

Hasan Cemal: Türkiye hızla tehlikeli sulara doğru seyrediyor! Başbakan, mesele sizden başkası değil!

Tayyip Erdoğan•Türkiye hızla tehlikeli sulara sürükleniyor. Ve bu durum kendisi gibi düşünmeyen herkese haddini bildirmeye bayılan tek adamlık ruh halinden kaynaklanıyor. Şunu iyi bilin Sayın Başbakan; mesele sizsiniz, başkası değil!
•Sayın Başbakan, diliniz ve söyleminizle Türkiye’yi her geçen gün daha fazla cepheleştiriyor, bölüyor ve uçlara itiyorsunuz. Ankara’dan sonra dünkü İstanbul mitingi de aynen böyleydi. Tehdit ve aşağılama hiç eksik olmadı konuşmalarınızdan.
•Esnafı, polisi, CHP’lileri, daha da vahimi dindarları kışkırtıyorsunuz! Bu kışkırtıcı tavrınızla krizi derinleştiriyorsunuz. Bütün doğruları tekeline alan kibirli tavrınız, Türkiye’nin hayrına değil; barış ve demokrasiye kötülük ediyorsunuz.

Devamı…Hasan Cemal: Türkiye hızla tehlikeli sulara doğru seyrediyor! Başbakan, mesele sizden başkası değil!

Siz Nerede Yaşıyorsunuz Hasan Cemal ve Ahmet Altan – Ahmet Nesin

Size iki değişik tarih vermek istiyorum, biri 28 Haziran 1996 diğeri 3 Kasım 1996. İlk verdiğim tarih Refah-Yol iktidarının kuruluşu. Yani Necmettin Erbakan’ın başbakanlığında Tansu Çiller’le birlikte kurulan koalisyon hükümeti. O hükümetin devlet bakanlarından biri bugünkü cumhurbaşkanı Abdullah Gül. Bugün 5 yıla mahkum olan Mehmet Ağar dönemin içişleri bakanı ve şimdiki başbakan Recep Tayyip Erdoğan da Istanbul belediye başkanı.
İkinci verdiğim tarih de Susurluk kazasının meydana geldiği tarih. Yani Susurluktan suçlanan Mehmet Ağar o dönemde içişleri bakanı. En fazla faili meçhul cinayetlerin işlendiği dönem, bilhassa Tansu Çiller dönemi çok açık bir şekilde ortada. Yani bütün bu olanlara bugünün AKP’si o dönem Refah Partisi olarak birebir katılmış durumda. O zaman Hasan Cemal ve Ahmet Altan Özel harekatçı polislerin salıverilmesine ve öncesinde bu polisleri tutuklayan yargıcın görevden alınmasına neden şaşırıyorlar.

Devamı…Siz Nerede Yaşıyorsunuz Hasan Cemal ve Ahmet Altan – Ahmet Nesin

Ahmet Altan: “Dersim Katliamı’nın devlet, CHP ve Atatürk’ten başka “sorumlusu” olabilir mi?”

CHP milletvekili Hüseyin Aygün’ün Zaman gazetesinde 10 Kasım tarihinde yayınlanan söyleşisinde: “Dersim Katliamı’nın sorumlusu devlet ve CHP’dir. Atatürk de bu olaylardan haberdardır”  sözleri üzerine muhalefet partisinde kıyamet koptu. Bazı milletvekilleri Aygün’e karşı basın aracılığıyla çeşitli demeçler verdi, bazıları TBMM’de konuştu.  Parti yönetimi Aygün’ün savunmasını istedi.  CHP’yi adeta “bölen” bu tartışmayı köşesine taşıyan Ahmet Altan; “Aygün kibar söylemiş, Atatürk sadece haberdar değildi, Dersim katliamının planlarını bizzat kendisi yaptı. Trabzon’daki müzeye giderlerse Atatürk’ün üstünde çalıştığı harekât planını da orada görürüler. Dersim’de insanlar fareler gibi mağaralarda öldürüldü, kafaları kesildi. Sivil insanların üzerine bomba yağdıran ve adı bir havaalanına verilen Sabiha Gökçen ismi bir gün bu ülkeden silinecek” dedi.  2009 yılında Dersim katliamını savunan CHP milletvekili Onur Öymen olayından sonra Dersim tartışmasını yeniden alevlendirecek gibi görünüyor.

Devamı…Ahmet Altan: “Dersim Katliamı’nın devlet, CHP ve Atatürk’ten başka “sorumlusu” olabilir mi?”

Son günlerinde Mehmed Uzun ile yapılmış bir söyleşi: “Ben yasaklı bir dilin yazarıyım…”

“İsmim Mehmed. Soyadım Uzun. Doğum tarihim 01.01.1953. Herkes beni böyle biliyor… ama bunların hiçbiri gerçek değil; benim ismim, Mehmed değil, soyadım, Uzun değil, doğum tarihim bu değil.”*
Siyasi sebeplerle 1977 yılından sonra İsveç’te yaşamak zorunda kalan Mehmet Uzun, Kürtçe, Türkçe ve İsveççe yazdığı kitapları yirmiye yakın dilde yayınlandı. Türkiye’de aleyhine açılan birçok dava sonrasında 1981’de vatandaşlığından çıkarıldı. 1992 yılına kadar Türkiye’ye gelemeyen yazar, uzun yıllar İsveç Yazarlar Birliği yönetim kurulu üyeliği yaptı. İsveç Pen Kulübü ve Uluslararası Pen Kulüp’te aktif olarak çalışmakla beraber çok sayıda Kürtçe roman yazdı. 2001 yılında Türkiye Yayıncılar Birliği’nin Geleneksel Düşünce ve İfade Özgürlüğü ödülünü aldı. Aynı yıl “Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık” adlı romanı ve “Nar Çicekleri” adlı deneme kıtabı ile ilgili olarak yargılandı.
Hayatının son yıllarında yakalandığı mide kanseri ile mücadele ettiği dönemlerde Diyarbakır’a gelen yazar 2007 yılında özlemini çektiği topraklara sonsuza dek uzandı.

Devamı…Son günlerinde Mehmed Uzun ile yapılmış bir söyleşi: “Ben yasaklı bir dilin yazarıyım…”

Ahmet Nesin, Hasan Cemal’e haddini bildirdi; “Ben Sana Anlatayım Matbaayı Hasan Cemal…”

Bunlar sana bişey anlatıyor mu Hasan Cemal, sanıyorum, anlatsaydı o tümceyi kullanmazdın, çünkü o dönemde matbaayı yasaklayan zihniyet bugün Türkiye’yi yöneten Recep Tayip Erdoğan zihniyeti. Bugün Türkiye’nin geri kalmışlığının nedeni budur, Aziz Nesin’in “Türkiye’nin yüzde 60’ı aptaldır…” deme gerekçesi de budur, yeni kurulan partiyi yüzde 34 oyla iktidara getirme nedeni de budur, kimi aydınımsıların da bu partiyi destekleme gerekçesi de budur Hasan Cemal.”

Devamı…Ahmet Nesin, Hasan Cemal’e haddini bildirdi; “Ben Sana Anlatayım Matbaayı Hasan Cemal…”