Yaşar Kemal: Müslüman, Müslüman değil. Milliyetçi, milliyetçi değil…

Bir tek ağaç bırakmayacaklar Türkiyede

Türkiyede oturan burjuvalar iyicene meydanı boş buldular. Kendilerini memleketin sahibi sanıyorlar. Biz memlekette her istediğimizi yaparız, kırarız, dökeriz, satarız, diyorlar. Kim ne karışır, diyorlar.

Bu günler Menderesin son günlerinden beter. Alavera dalavera gırla. Millet bir soygunda ki amanallah. Fakir fukaranın beli bükülmüş. Vur abalıya gene. Fakir fukara susuyor. Milletin zinde güçleri susuyor. Sandıktan çıkanların hiçbir şeyden, Anayasadan korkuları yok. Onlar için Anayasa dediğin çiğnenmek içindir. Bir göstermeliktir. Hak, hukuk, adalet, eşitlik sözden başka bir şey değildir.

Türkiyedeki burjuvalar soygunları sürüp gitsin diye her şeye, her kötülüğe başvururlar. Bu Türkiyede oturan burjuvalar taklit insanlardır. Kökleri gelenekleri yoktur. Zalimdirler. Vicdansızdırlar. Dünyadaki burjuvalar da öyle ya, onların gene kökleri, gelenekleri, birtakım kuralları vardır. Türkiyede oturan taklit burjuvaların hiçbir ahlaki kuralları olamaz. Olmamıştır. Bir tek kuralları vardır, maymuncasına Avrupadaki ağalarını taklit etmek…

Bu taklit burjuva yeryüzündeki en bencil yaratıktır. Kendisinden başka hiçbir şeyi düşünmez. Bu taklit burjuvanın idealizmi yoktur, olamaz. Vatan, millet onun için sadece ve sadece sömürülecek araçlardır.

Türkiye’de oturan burjuvalar kötü bir yerdedirler. Bir beşinci kol durumundadırlar.

Bir İtalyan gazetecisiyle sohbet ediyorduk.

“Geri kalmış memleketin burjuvası eski sömürgecilerin Asyadaki Afrikadaki albaylarının yerini almıştır. Öyle albaylar ki, milletlerin onlarla mücadele etmeleri, onların ellerinden kurtulmaları, sömürgecilerin albaylarıyla mücadele etmekten daha zor. Milletlerin onlardan kurtulmaları daha güç.”

İkimiz de bu düşüncedeydik.

Fakir fıkara susuyor. Çünkü yeni biçim albaylar onları afyonluyorlar. Onları, ellerindeki güçleri, kendi kendilerine düşman kılıyorlar. Yeni biçim albayların korkunçluğunu millet o kadar anlamıyor. Yeni biçim albay olduklarını kimse kolay kolay çakamıyor.

Adam en Müslüman dindardan daha dindar. Adam en büyük milliyetçiden daha milliyetçi. Bir memlekette kutsal ne kadar kavram varsa, onlardan yana o. Yeni biçim albaya karşı koyan Müslüman, Müslüman değil. Milliyetçi, milliyetçi değil. Yeni biçim albaylara karşı koyanlar vatansever değil. Ellerindeki araçlarla bunu mükemmel beceriyorlar. Vatanseverleri vatan haini, gerçek dindarları dinsiz gösterebiliyorlar.

İşte bu yüzden yeni biçim albaylarla mücadele etmek zor oluyor.

Birtakım iyi niyetli fakir fıkara da onların propagandalarına kapılıp kendilerine karşı koyuyorlar. Birtakım satın aldıkları, besledikleri militanları var.

Memleketin aydınları, zinde güçleri bunu çakmıyorlar mı? Bu yeni biçim albaylık oyunu bu vatanseverlerin gözlerinden kaçıyor mu?

Her şey öylesine ayan beyan ki, her şey öylesine kör kör parmağım gözüne ki… Sömürgecilerin yeni biçim albaylık oyununu herkes biliyor. Peki, öyleyse? İçeride çok büyük güçleri var. Bütün propaganda onların elinde. Bütün ekonomik güç onların elinde. Bu kadarla da kalsa iş kolay. Bir de dışarıdaki büyük sömürgeci güçlere dayamışlar sırtlarını. Eeeeh, dört başları mamur.

Niçin kültürleri yok ediyor, yozlaştırıyorlar? Niçin geleneklere saldırıyorlar, onları yıkmaya çalışıyorlar? Niçin bir milletin tarihini küçümsüyorlar? İçinde bulundukları milleti niçin bağımsız olamayacak kadar küçük görüyorlar? Ve de bunu millete telkin ediyorlar durmadan? Niçin, niçin? Kişiliği olan, kendini adam sayan bir millet ne olursa olsun işi bir gün çakar da onun için! Onun için milleti millet yapan her kutsal kavramı yozlaştırıyorlar.

Millet, onlar için devam etmesi gerekli olan bir şey değil. Sömürülecek bir köleler yığınıdır. Sömürebildiği kadar sömürür. Sonra, sonra… Sonrası, isterse yok olsun.

Yeni biçim albayın gözü bir adım ötesini görmez. Şu memleketin varlıklarını koruyayım da daha uzun bir süre sömüreyim, demez. Kaynaklar biterse, ben de kendime başka bir yer ararım, der.

Onun için bir tek ağaç bırakmayacaklar Türkiyede. Satış oraya geldi dayandı. Ama yağma yok. Bu memleketin vatanseverleri birkaç kişi de kalmış olsalar… Çokturlar ya… Ne kadar güçsüz de olsalar… Güçlüdürler ya… Topraklarını öldürtmeyecekler.

Ben birkaç yıl öncesine kadar çok karamsardım. Yeni biçim albaylık oyunuyla başa çıkmayı mümkünsüz sayıyordum. Ama şimdi umutluyum. Millet kurtulacak. Yeni biçim albaylar kendilerini, niyetlerini çok çabuk açığa vurdular.

Meydanı boş buldular. Kendilerini memleketin sahibi sanıyorlar. Onun için böyle pervasızlar… Onun için bu kadar şımarıklar. Onun için bu kadar küstahlar. Onun için, Amerika bu memleketten gitmeye kalkarsa, yalvar yakar olur, yakasından tutar onun gitmesini önlerim, diyebiliyorlar…

Dikkat, karınca kanatlanıyor…

Yaşar Kemal
Kaynak: Ustadır Arı

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Kibar Fahişelerin İhtişam ve Sefaleti: Fahişeler Nasıl Sever? – Honoré de Balzac

Kapat