Kafka İle Konuşmalar – Hasan Ali Toptaş

Kafka’nın bir öyküsünden söz ettim. ‘“Biz beş arkadaşız, günün birinde bir evden art arda çıktık dışarı’ cümlesiyle başlıyor bu öykü,” dedim heyecanla. Sonra, sanki öykü anlatılabilirmiş gibi; “Çıkan kapının yanı başında duruyor ve yan yana diziliyorlar,” diye devam ettim anlatmaya. “Onlar böyle dizilince, insanların dikkati de birdenbire onların üzerine çevriliyor ve bu beş kişi var ya, şimdi bu evden çıktı diyorlar.

Devamı…Kafka İle Konuşmalar – Hasan Ali Toptaş

Jean-Paul Sartre: İnsan, özgür olmaya mahkumdur!

Sartre“Leixtentialisme est un humaniste” adlı konuşmasından alınan aşağıdaki parçada Sartre, varoluşçuluğa yöneltilen başlıca eleştirileri yanıtlıyor ve kendi varoluşçuluğunun temel ilkelerini dile getiriyor. Varoluşçuluğun ‘insan anlayışı, tasarı, ‘içdaralması’, ‘terkedilmişlik’ (bırakılmışlık) ve ‘umutsuzluk gibi belli başlı varoluşçu kavramlar üzerine kısaca kendi düşüncelerini açıklıyor.

Devamı…Jean-Paul Sartre: İnsan, özgür olmaya mahkumdur!

Toplumda Değerler Çözülmesi Konusunda Kendimle Konuşma – Afşar Timuçin

Afsar TimucinToplumumuzda bir değerler bunalımı var mı yok mu tartışması sanırım gereksiz bir tartışma olur. Giderek artan bir değerler bunalımının bütün sıkıntılarını enine boyuna yaşıyoruz. Bu hepimizi etkiliyor. Değerlerin canına okuyanlar da herkes kadar sıkıntılı. Çünkü attıkları taş gelip kendi alınlarına yapışıyor. Oğlu uyuşturucudan ölen uyuşturucu kaçakçısının durumunu düşün. Çocuğunun kötü eğitiliyor olmasından yakınan kötü eğitimcinin durumunu düşün. Rüşvetçi memur evine giren hırsızdan yakınıyor… Ahlak bunalımı ya da değerler bunalımı toplumu kasıp kavuruyor. Bunun elbet evrensel boyutları da var. Dünyanın hemen her yerinde bir kültür kayması olduğunu söylemek hiç de yanlış olmaz sanırım.

Devamı…Toplumda Değerler Çözülmesi Konusunda Kendimle Konuşma – Afşar Timuçin

“Kadınların hala savaşması gereken birçok önyargı var” Kadınlar İçin Meslekler – Virginia WooIf

Virginia WoolfVirginia WooIf’un Kadın Hizmetleri Birliği’nde yaptığı konuşma:
Sekreteriniz beni buraya davet ettiği zaman, derneğinizin kadınları meslek sahibi yapma konusuna eğildiğini söyleyip, sizlere kendi meslek deneyimlerimi anlatan bir konuşma yapmamı rica elli. Bir kadın olduğum doğru; bir işim olduğu da doğru; fakat ne gibi meslek deneyimlerim oldu? Bu soruyu yanıtlamak güç. Benim mesleğim edebiyat ve bu meslekte, sahne hariç, kadınların deneyimi öbür mesleklerdekinden daha az — daha az derken kadınlara özgü mesleklerde demek istiyorum. Bunun nedeni —Fanny Burncy, Aphra Bchn, Harricl Martincau, Janc Austcn, Gcorgc Eliot tarafından— önümdeki yolun yıllar önce açılmış olması; birçok ünlü, tanınmamış ya da unutulup gitmiş kadın yazar benden önce gelmiş ve bana yol açmış, adımlarımı bu yola uydurmamı sağlamış.

Devamı…“Kadınların hala savaşması gereken birçok önyargı var” Kadınlar İçin Meslekler – Virginia WooIf

Steinbeck’in Nobel Ödül Töreni Konuşması: İnsanın kendisi en büyük tehlike ve aynı zamanda tek umut

SteinbeckÇalışmamı bu yüksek onura layık gördüğü için İsveç Akademisi’ne teşekkür ediyorum. Kalbimde Nobel’i, çok saygı duyduğum diğer edebiyat insanlarından daha çok hak edip etmediğime dair bir şüphe var ama yine de ödülü aldığım için keyif ve gurur duyduğumu yadsıyamam.
Bu ödülü alanların edebiyatın gidişatı ve doğasıyla ilgili kişisel veya bilimsel açıklamalar yapması gelenektir. Bu zamanda, edebiyat yapanların sorumlulukları ve öncelikli görevleri üzerine düşünmek isabetli olacaktır. Çağrıldığım bu yerde durmak ve Nobel ödülünü almak öyle bir ayrıcalık ki burada minnettar aciz bir fare gibi tiz sesler çıkarmam değil, mesleğim dolayısıyla duyduğum övünçle, yıllardır bu mesleği yürüten daha birçok iyi ve büyük adam adına aslan gibi kükremem gerek.

Devamı…Steinbeck’in Nobel Ödül Töreni Konuşması: İnsanın kendisi en büyük tehlike ve aynı zamanda tek umut

Ulus Baker’le arzu ve istek üzerine bir konuşma: “Köpeğin bakış açısı nedir diye kendimize bir soru soramayız”

Ulus BakerArzu ve İstek kavramlarının başlığa girme sebebi, hakikatinde arzusuz hiçbir şeyin yapılamıyor olması. Özellikle beşeri, hayvani ya da bitkisel bile diyebilirim, arzu tamamen yaşamın temel bir unsuru ve elemanı, özü gibi. Kuşkusuz sanatsal, bilimsel ve felsefi üretim de bunların dışında asla düşünülemez. Mesela şu an buraya gelişiniz, mecbur olanlar da dahil olmak üzere. Başlığı böyle açıklayabilirim. Ve bu süreç içerisinde de yalnızca sanattan bahsedecek değiliz. Ağırlıkla felsefi, tarihsel ve sosyolojik konuşmamız olacak. Konunun değişik alanlarında dolaşacağız. Bazı temel mefhumları kırılma noktaları gibi tartışmayı düşünüyorum. 3-4 temel mefhum var aklımda tartışacağımız.

Devamı…Ulus Baker’le arzu ve istek üzerine bir konuşma: “Köpeğin bakış açısı nedir diye kendimize bir soru soramayız”

Aziz Nesin’in 1 Temmuz 1993 Sivas katliamı öncesi yaptığı konuşmanın tam metni

Hepinize saygılarımı, sevgilerimi sunarım.
Mahdum Kuli adında bir Azeri yazar var. Onun 100. doğum ya da ölüm yıldönümünde bir jübile yapılıyor Bakü’de. Nazım Hikmet’i de çağırıyorlar elbette. O toplantıya gidiyor. Ama Mahdum Kuli hakkında hiçbir bilgisi yok. Toplantıdan önce, resmi toplantıdan önce çağrılı yazarlar kendi aralarında konuşurlarken Nazım sık sık Mahdum Kuli hakkında bilgiler edinmeye çalışıyor. Ve her konuşmacıdan en canalıcı noktaları saptıyor. Ve ilk konuşmacı kendisi olduğu için orada öğrendiği Mahdum Kuli hakkında bilgileri dinleyicilere anlatıyor. Fakat dinleyicilerden Mahdum Kuli hakkında en canalıcı noktaları öğrendiği için, onları söylüyor.

Devamı…Aziz Nesin’in 1 Temmuz 1993 Sivas katliamı öncesi yaptığı konuşmanın tam metni

Che Guevara’nın 11 Aralık 1964 Birleşmiş Milletler Toplantısı Konuşması (video)

“Sosyalizmi kurmak istiyoruz. Barış uğruna mücadele edenleri desteklediğimizi daha önce belirttik. Marksist-Leninist olmakla birlikte, bağlantısız ülkeler grubundan olduğumuzu bildirdik, çünkü bağlantısız ülkeler, tıpkı bizim gibi emperyalizme karşı mücadele içinde. Halkımız için daha iyi bir hayat sağlamak amacındayız. Bu nedenle, yankee provokasyonlarından kendimizi korumaya çalışıyoruz. Amerika Birleşik Devletleri’ni yönetenlerin yapısını biliyoruz. Barışı bize çok pahalıya ödetmeyi amaçlıyorlar. Cevabımız, hiçbir bedelin onurumuzdan daha yüksek olamayacağıdır.”

Devamı…Che Guevara’nın 11 Aralık 1964 Birleşmiş Milletler Toplantısı Konuşması (video)

Fikret Başkaya: “Kapitalizm kısa zamanda insanlığın geleceğini tehlikeye atmış bulunuyor”

Fikret-BaşkayaKapitalizm insan ve toplum yaşamının tüm veçhelerine sirayet ediyor ve hiç bir şeyi dışlamıyor, hiç bir şeyi de affetmiyor. Marx, Felsefenin Selaleti adlı ünlü eserinde, sistemin bu eğilimini şöyle ifade etmişti: “”En sonunda, insanın ayrılmaz parçası olan her şeyin alış veriş ve pazarlık konusu olduğu zaman gelip çattı. Bu, o zamana kadar el değiştiren fakat ticaret konusu olmayan, erdem, duygu, kanaat, bilgi ve bilinç gibi şeylerin de ticaret konusu olduğu bir zamandır. Tek kelimeyle her şey ticaret konusu oldu. Bu genel kokuşma ve evrensel ölçekli alış – veriş dönemidir. Eğer ekonomik terimlerle ifade etmek gerekirse, bu, maddi olsun manevi olsun, her şeyin gerçek değerinin saptanması için pazara getirildiği bir zamandır.

Devamı…Fikret Başkaya: “Kapitalizm kısa zamanda insanlığın geleceğini tehlikeye atmış bulunuyor”

M. Mungan: Düşünce ve ifade özgürlüğü üstündeki baskılar, hiçbir ülkenin iç sorunu olarak görülemez

Murathan MunganEdebiyat kendimizi tanıma sanatı olduğu kadar, ötekini anlama sanatıdır da… Bir yazar her ne kadar kendi coğrafyasının, kendi insanının hikayesini anlatıyor görünse de, eserinde başkalarının da kendilerini ve hikayelerini bulmasına olanak tanıyan bir alan açar. Dünyanın her yerinde düşmanlaştırıcı politikalar, körleştirici ideolojiler insanlar arasındaki farklılıkları, ayrılıkları öne çıkartarak varlığını sürdürebilir. İnsanları ve toplulukları dikey bir hiyerarşi içinde konumlayarak sabitlemeye çalışır. Oysa, insan olmanın ortak değerlerine yaslanan edebiyat ve sanat, benzerliklerimizi öne çıkararak bize aynı kulenin çocukları olduğumuzu hatırlatır. Bizleri dünyalı kılan şey başkalarını tanıma ve kabullenme gücümüzdür.

Murathan Mungan’ın Londra Kitap Fuarı Konuşması

Devamı…M. Mungan: Düşünce ve ifade özgürlüğü üstündeki baskılar, hiçbir ülkenin iç sorunu olarak görülemez

“Gizli evcilleşme çağımızı tehdit ediyor” Sema Kaygusuz Dünya Yazarlar Konferansı Konuşması

Sema KaygusuzKabul etmeliyiz ki, rastladığımız bütün güzellikler kuşkulu. Devletler edebiyat çevirileri için fon ayırıyor, resmi bakanlıklar sinemaya destek veriyor, uluslararası organizasyonlar devasa kültür projelerine yatırım yapıyor, yüksek sosyeteye hizmet veren giyim firmaları sanat galerileri açıyor ve böylece her yaratıcı eylem kontrol altına alınıyor. Vatandaşlık tabiiyetiyle sisteme paçasını kaptıran sanatçı, duymak istenileni söyleyen uzlaşmacı bir role davet ediliyor. Huzursuz etmeyecek ölçüde yaramaz, sempati duyulacak kadar çılgın, makul ölçüde deli sanatçılar… Çağımızı tehdit eden işte bu gizli evcilleşmedir. Ulusla başlayıp vatandaşlıkla tamamına eren evcillik. 

Devamı…“Gizli evcilleşme çağımızı tehdit ediyor” Sema Kaygusuz Dünya Yazarlar Konferansı Konuşması

Yılmaz Güney: Faşizm Bütün Halkların Düşmanıdır [Siyasal Yazılar, Konuşmalar]

yılmaz güneyDeğerli arkadaşlar,
Faşizm hangi ülkede olursa olsun, sadece o ülkenin işçilerine, aydınlarına ve halkına değil, bütün dünya işçilerine, aydınlarına ve halklarına karşıdır.
Onların baş düşmanı, her zaman komünistler, sosyalistler, demokratlar olmuştur. Bu nedenle, bizim için faşizme karşı mücadele Türkiye’ye özgü, milli karakterli bir mücadele değil, bütün dünya işçilerini, emekçilerini yakinen ilgilendiren enternasyonalist bir mücadeledir. Bildiğiniz gibi, Avrupa Konseyi geçen Mayıs’ta, Türk devletini Konsey’e yeniden kabul etti. Bu, demokrasi adına büyük bir hatadır.

Devamı…Yılmaz Güney: Faşizm Bütün Halkların Düşmanıdır [Siyasal Yazılar, Konuşmalar]

1930 Goethe Ödülü Dolayısıyla Frankfurt Goethe Evi’nde Konuşma* – Sigmund Freud

Hayatımda gerçekleştirdiğim bütün çalışmalar tek bir amaca yönelmiştir. Sağlıklı insanların ve hastaların ruhsal durumlarında meydana gelen en küçük rahatsızlıklarını gözlemledim ve bu belirtilerden hareketle bu ruhsal etkenlerin hizmetindeki aygıtın yapısını ve bu yapı içinde birlikte ya da birbirlerine karşıt biçimde etkin olan güçleri ortaya çıkarmak –ya da anlamak– istedim. Benim, dostlarımın ve meslektaşlarımın bu yolla öğrenebildiğimiz şeyler aynı doğal olgunun parçaları olan normal ve patalojik süreçleri anlatan bir ruh biliminin inşası için anlamlı gözüktü.
Benim için beklenmedik olan bu ödülle beni bu alanın dışına çağırıyorsunuz. Bu evde doğan, çocukluğu bu yörede geçen dünya çapında büyük bir insanın yüzünü hatırlıyorum ve bu yüz, onun karşısında düşüncelerimi savunmam için destekliyor beni. Şu soru ortaya çıkıyor: Bilimin tüm yeniliklerine dikkatli bakışı psikanalize de çevrilmiş olsaydı nasıl davranırdı bu büyük insan?

Devamı…1930 Goethe Ödülü Dolayısıyla Frankfurt Goethe Evi’nde Konuşma* – Sigmund Freud