Mina Urgan, annesi Şefika’yı anlatıyor: Ömrü boyunca üç şeyle çok övünürdü

Bekârken de, evliyken de, boşandıktan sonra da, annemle her zaman beraber oturdum. Şefika ile aynı evi paylaşmak, çok ilginç olmakla birlikte, fazlasıyla heyecan, vericiydi. Sönmüş ama beklenmedik bir anda yeniden patlayabilecek bir yanardağın kraterinde yaşamaya benzerdi biraz.

Devamı…Mina Urgan, annesi Şefika’yı anlatıyor: Ömrü boyunca üç şeyle çok övünürdü

Mina Urgan: Bir yaşa kadar siz çocuklarınızı, sonra onlar sizi azarlamaya başlar

Bana kalırsa, bir insanın yaşamında en güzel yıllar gençlik değil, otuz beş ile kırk beş arasıdır. Gençliğin sıkıntılarından kurtulmuş, yaşlılığın sorunlarıyla henüz karşılaşmamışsınızdır. Ne çare ki, o güzel yıllar da geçer, her şeyin gelip geçtiği gibi. Altmışından sonra, çok güç bir dönem başlar.

Devamı…Mina Urgan: Bir yaşa kadar siz çocuklarınızı, sonra onlar sizi azarlamaya başlar

Sabahattin Eyüboğlu: “Çeviri kadın gibidir; ya serbest ve güzel olur, ya da sadık ve çirkin”

Her ne kadar biraz ekstra para kazanmak için çeviri yaptıysam da, hiçbir değersiz kitap çevirmedim. Bir de çevirimin esas metne sadık kalmasına özen gösterdim. Sevgili hocam Sabahattin Eyüboğlu ile Troilos ile Kressida’yı sonra da Moby Dick’i çevirirken birbirimize girerdik.

Devamı…Sabahattin Eyüboğlu: “Çeviri kadın gibidir; ya serbest ve güzel olur, ya da sadık ve çirkin”