N. Toygar Ateş: Politikanın ve paranın elinden, insan soyunu yönetme yetisi alınmalıdır

Kitle; tüm o vasat ilişki ve yaşam biçimlerini yönetim erkinin içinde yasallaştırma, yaygınlaştırma ve değerini arttırma hakkı kazandı. Onlara bu hakkı hiçbir güç vermedi, kendileri elde ettiler. Sıradanlıklarını bilerek, ondan kurtulmak için sıradanlığı genişletmekte ve dayatmaktalar.

Ve bu hakları bugün kazanmadılar, yakın bir dünde kazandılar. Kitleye vaat edilerek verilmeyen, kendisinin aldığı şey nedir diye düşünecek olursak; buna ‘sıradanlığın egemenliği’ cevabını vermemiz pek de yanlış olmayacaktır.

***

Kitle insanı, kendisinden hiçbir gerçek şey bekleyemez. O güçsüzlüğü kabullenmiş, sıradanlığına mütevazilik demiş ve hiçbir görevi sırtlanacak omza sahip olamamıştır. Kitleyi oluşturan odur, çünkü kitlenin kendisidir. Kitle kültürünün küçük bir örneği olarak dolaşır ortalıkta. Kültürü yaratan da odur, kültür tarafından yaratılan da. Karşılıklı etkileşim halinde parçalar ve parçalara ayrılır. Tüm elbiseleri yamalı, dili zayıf, tavırları toplamadır. Onda kendine has bir şey yoktur. Nitelikli azınlığın kabiliyetine dayalı gelişen işlere yeltenme cesaretini gösterecekleri bir yaşam veya yönetim biçimi arzulamışlar ve ne yazık ki elde etmişlerdir. O andan itibaren de nitelikli diyebileceğimiz her iş niteliğini kaybetmeye başlamış, her biri ayağa düşerek değerini yitirmiştir; değerini yitiren yaşamdır, akıldır.

***

Bizim düşüncelerimiz, bu kurgunun içerisinde hiçbir güç tarafından kısıtlanamaz ve onlara ifade hakkı bahşedilemez. Bunların yapılabilmesi için, oyunu onların kurallarına göre oynamamız gerekirdi. Bizi anlayabilmelerinin olanaksız olduğunu biliyoruz. Bu tablonun her santimi bizim karşımızda, illa bir taraf olarak, bir tarafa saldırmamızı istiyorlarsa; söylüyorum, saldırımız bütün tabloyadır ve her birimiz tek başına bir tarafız.

***

Geçerliliği olmayan bozuk paralara benziyor in-sanlar, hep birlikte büyük biraderlerin balyalarını çoğaltmaya yarıyorlar ancak. Değerleri hiçbir şeye karşılık gelmiyor, hep birlikte değersizliği yaratıyorlar; mide bulandırıcı değersizliği, bu şıngırdayan iki ayaklı bozuk paralar!

***

Tek tipleşmenin durduralamayan bulaşıcılığı bu. Farksızlaşmanın, farklılaşma kisvesi altında pazar-lanması ve var olmanın içsel olmaktan çıkıp; dışa, görüntüye saplanıp kalması. Hakikatlerin ve anlamların parçalara ayrılışı, sıfatların başka ve karşıt sıfatlara eklemlenmesi, anlamsızın anlam kazanması; bilinçaltında kaotik sarmallar ve bunların davranışsal yansımaları. Kanserli hücrenin kontrolsüz sıçramalarıyla oluşmuş bir enkaz tablosu. Bu tabloyu aşamıyoruz ve durmadan birikiyoruz, her şey taşıyor ve döküldüğü yer yine burası; üst üste biniyoruz ve bu içler acısı yükselişe ilerleme diyoruz. Vahameti hissediyor musun?

***
Politikanın ve paranın elinden, insan soyunu yönetme yetisi alınmalıdır, alınmak zorundadır. Yarının insanı sözlerimi daha iyi kavrayacak, çünkü bugünden daha şiddetli biçimde ihtiyacı olacak.

Kaynak: Saldırı Manifestosu | Yazar: N. Toygar Ateş | Yayınevi: Düşülke Yayınları

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
20 Fotoğrafla bir zamanların Afgan kadınları ve Afganistan

Kapat