Burjuva toplumunda paranın gücü – Karl Marks | “Sen ey kral katili, ve ayıran piçinden babayı!”

Marksİnsanın duyguları, tutkuları, vb. yalnızca dar anlamda antropolojik tanımlamalar olarak kalmayıp da, aynı zamanda insan yaradılışının gerçekten varlıkbilimsel (ontolojik) olumlamalarıysa ve yalnızca nesneyi duyularıyla algıladıkları için olumlanıyorlarsa, demek ki: 

(1) Olumlama tarzları hiçbir zaman aynı ve eşit olamaz; tersine, olumlamanın farklı tarzı varoluşlarının, hayatlarının ayrı özelliğini meydana getirir; nesnenin onlar için varolduğu tarz, doyumlarının karakteristik tarzıdır.
(2) Duyusal olumlama, bağımsız şekliyle nesnenin (yeme, içme, bir nesne üzerine çalışma, vb.) dolaysız olarak yok edilmesi olduğunda, bu, nesnenin olumlanmasıdır.

Devamı…Burjuva toplumunda paranın gücü – Karl Marks | “Sen ey kral katili, ve ayıran piçinden babayı!”

Sevgiyi hayatımızdan kovduk ve nefreti içimize çağırdık – Dr. Erdal Atabek

Erdal_AtabekSevgiye Yer Kalmadı mı?…

Uzakdoğu’da bir Budist tapınağında geçmiş bir olayı anımsadım. Bu tapınak bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu ve burada geçerli olan incelik, anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, kapıda tokmak ya da çan, zil türünden ses çıkaran bir gereç yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki “bilgelik arayıcısı” kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları başladı.

Devamı…Sevgiyi hayatımızdan kovduk ve nefreti içimize çağırdık – Dr. Erdal Atabek