Demokrasi Erdoğan’ın Kalın Bağırsağında Tıkandı Kaldı – Ahmet Nesin

Belki çok katı bulabilirsiniz ama ben sağcı hatta sağcının da ötesinde aşırı milliyetçi yada dinci partilerle, daha doğrusu o partilerin temsilcileriyle demokrasi tartışmayı doğru bulmuyorum. Sonuçta tartışma bir ikna yöntemidir, ikna yöntemi de bence kemikleşmiş siyasiler arasında hiçbir işe yaramaz. Bu tip tartışmalar sadece onların işine yarar, demokrasiyi az bilen ve öğrenmeye çalışan halk üzerinde ters teper, onlar da demokrasiyle uzaktan yakından ilgisi olmayanları demokrat sanırlar… Buna değişik partilerden ve yıllardan örnekler verebilirim.
3 yaşıma kadar yaşadığım Demokrat Parti döneminden örnek vermeyeceğim ama sonrası kurulan Adalet Partisi’nden vereceğim örnek o mantığı da bağlar bir anlamda… 1970 yıllarda ülkücüler devrimci ve komünistleri öldürürken “Bana sağcılar cinayet işliyor dedirtemezsiniz!..” diyen Süleyman Demirel’e ben demokrasi adına ne anlatabilirim.  
Yada niye anlatmalıyım, onunla neyi tartışabilirim, tartışmam neye yarar. O dönemde 24 saat Demirel’le tartışsam kendisi bu tezinden vazgeçebilir mi yada ben bu uzun tartışma sonucu kendisine “Haklısınız!..” diyebilir miyim sizce?

Gelelim bütün siyasi çizgisini “Türk-İslam” sentezine oturtmuş MHP’ye, bana göre ırkçılığın ağa babası olan Alpaslan Türkeş’le demokrasi adına ne konuşabilirim. Beni karşısında gördüğünde “Gereksiz yaşayan bir gomonist” mantığıyla bakan bir insana 1 milyon kez demokrasi desem kaç yazar. Abdi İpekçi’nin katili Mehmet Ali Ağca’yı kendi gençlik kollarında barındıran bir parti demokrasiden ne anlar ve nasıl savunur?

Sıvas Madımak katliamını yapanların avukatlığını yapan eski Adalet Bakanı’nı içinde bulunduran MSP ve Genel Başkanı Necmettin Erbakan benim anlatacağım yada savunduğum demokrasiden ne anlar. Yada ben onların “Allah Allah” haykırışlarıyla yaptığı Kahramanmaraş katliamından yada Kanlı Pazar’dan ne anlayabilirim, bana 10 gün “Haklıydık, bu ve şu gerekçelerimiz vardı…” deseler ikna olabilir miyim?

12 Mart darbesinden sonra başbakan olan CHP’li Nihat Erim, Ferit Melen ve Sadi Irmak’ları gördükten sonra o dönemin CHP’si kendisine hangi yüzle “Sosyal Demokrat” diyebilir ve ben de onlarla demokrasiyi tartışabilirim.

12 Eylül faşizminin demokrasiye geçiş amacıyla kurduğu MDP’nin başkanı emekli orgeneral Turgut Sunalp “Cezaevlerindeki gençlere işkence olarak jop sokmaya gerek yoktu, aslan gibi askerlerimiz vardı…” demişti. Ben almıyayım ama isterseniz siz bu pislikle demokrasiyi tartışabilirsiniz, mideniz kaldırıyorsa tabii…

Yaptığı bisürü şeyi akladığınızı düşünsek bile 12 Eylül’de 2 idama bakan ve başbakan yardımcısı olarak imza atan ANAP Genel Başkanı Turgut Özal demokrasinin neresindedir sizce. Onu karşınıza alıp konuşmaya değer bulabilir misiniz demokrasi adına?..

Daha Tansu Çiller’ler, Mesut Yılmaz’lar, hafızanızdan belki de çoktan sildiğiniz nice nice bakanlar var. Ölen BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu “12 Eylül öncesi çok fena kullanılmışız…” diye açıklama yapınca birden Türkiye’nin 1 numaralı demokratı ilan edilmişti, kimsenin aklına kullanılırken kaç cinayeti planladığını sormak gelmedi…

12 Eylül darbesine Genel Sekreteri Sadık Şide’yi Çalışma Bakanı olarak ver Türk-İş sizce ne kadar demokrat bir sendika olabilir yada işçi sınıfının haklarını koruyabilir. Sadık Şide işçiler için bir savaşım veren gençlerin idam kararlarını imzalamıştır…

Bu örnekleri neden yazdım, çünkü 12 Eylül darbesi yapılalı beri bugün kendisini 1 numaralı demokrat sanan herkes, liberaller, dinciler, sağcılar, faşistler üzerinden demokrasiyi tartışıyor. Kimse demokrasiyi sosyalizm üzerinden tartışmıyor. Bugüne kadar yaşadığımız her şey derin devletin işiydi, bu partiler hep kullanıldı. Bunu söyleyerek hepsi kendisini aklamaya çalışıyor.

Peki bugün ne yapılıyor, demokrasi 2 imam üzerinden tartışılıyor, İmam Gülen ve İmam Erdoğan. Onları nasıl anlamamız üzerine akıllar veriliyor ve üzerlerine methiyeler düzülüyor. Tartışmalar o kadar anlamlı hale geldi ki, sonunda AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kesilen 20 santimlik kalın bağırsağında tıkandı kaldı. Şimdi işin içinden çıkabilirsen çık bakalım…

ahmetnesin.wordpress.com

“Demokrasi Erdoğan’ın Kalın Bağırsağında Tıkandı Kaldı – Ahmet Nesin” üzerine bir yorum

  1. (acep demokrasi ne ki? O ne işe yarar, yenilir mi yoksa içilir mi? O ne menem bir şey) demokrasi adına işlenen cinayet ve işkencelerin hesabını kim verir bilinmezTürkiye ye ne zaman gelir onda da şüphem vardır;
    Ama unutmasınlar ki o demokrasi denilen şey her zaman sosyalistlerin sayesinde elde edilmiştir…

Yorum yapın

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org

Önceki yazıyı okuyun:
Kazım Karabekir, Şevket Süreyya, Falih Rıfkı Atay ve Sabiha Gökçen Dersim’le ilgili ne dediler?

'Canlı ne görürseniz ateş edin' emri almıştık... Dersimli Alevi Kürtlerin 1937-38'de maruz kaldıkları katliam hâlâ tartışılıyor ve yüzleşilmeyi bekliyor. Bu...

Kapat