Ece Temelkuran: “Bak nasıl öldürmüşsünüz Ali’yi anlatayım, nasıl öldürdüğünüzü öğrenin”

Ali İsmail KorkmazBak nasıl öldürmüşsünüz Ali’yi anlatayım. İyi okuyun da 19 yaşındaki bir çocuğu nasıl öldürdüğünüzü öğrenin: Altı tane herif göndermişsiniz. Bunlar bir çocuğu öldürmek için pusuya yatmışlar basbayağı. Karar vermişler yani. 

Devamı…Ece Temelkuran: “Bak nasıl öldürmüşsünüz Ali’yi anlatayım, nasıl öldürdüğünüzü öğrenin”

AKP’nin seçim tutanağı: Soyumuz kuruyor, Oyumuz yüzde 25, Son 4 yıldır Lale Devri’ndeyiz

Nokta dergisi8 yıl aradan sonra raflarda yerini alan Nokta dergisi, bu haftaki sayısında 7 Haziran seçimlerini kapağına taşıdı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan portresinin silgiyle silindiği bir fotoğrafla okuyucusunun karşısına çıkan Nokta, seçimlerde tek başına iktidarını kaybeden AKP’ye gönderme yaptı.
Kapağın özetini içeren editör yazısında “Bir yanda ‘saray’ diğer yanda ‘ahali’..” ifadesi ile halkın Erdoğan’ı artık istemediği yorumu yapıldı.
Nokta dergisi, AKP binasında 7 Haziran genel seçiminden sonra yaptığı ve eski Enerji Bakanı Taner Yıldız’dan Cumhurbaşkanı Danışmanı Mücahit Arslan’a 15 üst düzey yetkilinin katıldığı seçim hazırlığı toplantısında gerçekleştiğini ileri sürdüğü konuşmaları yayımladı.
“AK Parti bu trende göre İç Anadolu ve Karadeniz’e sıkışan bir bölge partisine dönüşebilir.”

Devamı…AKP’nin seçim tutanağı: Soyumuz kuruyor, Oyumuz yüzde 25, Son 4 yıldır Lale Devri’ndeyiz

Perinçek’in Sanatçılarla Sorunu ve Erdoğan’la Bitişi… – Ahmet Nesin

Ahmet NesinGeçenlerde 3 ayrı sanatçılar grubu barış için imza kampanyası yapmışlar. Bir grup sanki savaşı PKK açmış gibi davranmış ve ona göre bir açıklama yapmıştı. Diğer 2 grup savaşın Recep Tayyip Erdoğan vasıtasıyla çıktığını öne sürüp, ona göre bir deklarasyon yayınladı.
İşte Doğu Perinçek’in tepesi burada attı, kendisi olayı vatan savunması olarak görüyor, Erdoğan da onun için anidenbire vatan kurtaran Şaban oluvermişti. Bunun üzerine Perinçek şair ve çevirmen Ataol Behramoğlu’nun da adını vererek eleştiri kaleme almış, sonra Ümit Zileli, Ataol Behramoğlu ve Nihat Behram ona yanıt vermişler.

Devamı…Perinçek’in Sanatçılarla Sorunu ve Erdoğan’la Bitişi… – Ahmet Nesin

Oya Baydar: Erdoğan’ın amacı erken seçimde mutlak iktidarı gaspetmektir

Oya BaydarSeçim sonuçlarını, özellikle de HDP’nin 80 milletvekiliyle Meclis’e girmesini hazmedemeyen Erdoğan AKP’si’nin 7 Haziran öncesinden başlayıp 7 Haziran’dan sonra hızlanan amok koşusunun tek amacının ister tekrar seçim, ister yakın zamanda erken seçimle mutlak iktidarı almak (gaspetmek de diyebilirsiniz) olduğunu görmeyen, anlamayan kalmadı. Mecliste çoğunluğu sağlamak için ülkeyi felakete sürüklemek sağduyulu insanlara inanılmaz görünse de, Tayyip Erdoğan ve yakın çevresinin ruh halini bilenler için hiç de imkânsız değil. İktidarı kaybetmeye, gereğinde paylaşmaya niyet ve kabiliyeti olmayan bu kadronun, mutlak çoğunlukla iktidar olmak için her melaneti göze almasının çok önemli bir nedeni de ağır suç bagajlarının açılıp suçların günahların vebalinin ödetilmesi korkusu.

Devamı…Oya Baydar: Erdoğan’ın amacı erken seçimde mutlak iktidarı gaspetmektir

AKP’nin Politik Misyonunun Sonu: Rüyanın Kâbusa Dönüşmesi – Çağlar Ezikoğlu

Tayyip ErdoğanÖzellikle 2014 Yerel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Türk medyasında veya akademik camiada var olan ‘Siyasal İslam çöktü, AKP bitti’ hezeyanlarının gerçekleşmemesine benzer şekilde 7 Haziran 2015 seçimlerinde de büyük bir çöküşün olmayacağı kanaatindeydim. Çünkü ortada çökecek bir varlık göremiyorum. Bu çöküşü tanımlayanlar AKP’nin geçmişten itibaren neler yaptığını ve daha sonra nasıl evrildiğini ve artık misyonunu tamamlama noktasına geldiğini unutuyorlar. Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplumun birçok kesimi tarafından optimist bir bakış açısıyla karşılanan ve belki de bir rüya olarak başlayan AKP projesi, Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP’yi oluşturan uzlaşmacı koalisyonun damarlarını birer birer kesmesi ile her geçen yıl kabuk değiştirdi.

Devamı…AKP’nin Politik Misyonunun Sonu: Rüyanın Kâbusa Dönüşmesi – Çağlar Ezikoğlu

Vazoyu kırma örneği üzerinden 8 adımda Tayyip Erdoğan’ın cevap verme algoritması – Ozan Tüzün

Tayyip ErdoğanTayyip Erdoğan’ın yıllar geçtikçe mükemmelleştirdiği ve her sorulan soruya cevap verirken kullandığı bir algoritma var. İletişim okumuş bir insansı olarak irdelemeye çalıştım. 
Bu algoritma bir kaç adımdan oluşuyor ve eğer zamanı varsa tüm adımları (1’den 8’e hepsini), zamanı daha kısıtlıysa bazılarını (genellikle 1, 3 ve 6’yı) kullanıyor. 
Daha iyi anlatabilmek için bir örnekle açıklayacağım. Erdoğan’ın küçüklüğüne dönüp, evdeki vazoyu kırdığını varsayacağım. 
Tayyip evde yalnızdır ve annesi eve gelince vazoyu kırılmış olarak bulur. 
Annesi: Tayyip! Vazoyu mu kırdın! 

Devamı…Vazoyu kırma örneği üzerinden 8 adımda Tayyip Erdoğan’ın cevap verme algoritması – Ozan Tüzün

Ahmet Nesin: “Herkes Tersine Açıklama Yaptı. Güle Güle Sana Erdoğan, Yalnız Kaldın.”

Ahmet NesinTurgut Özal yada Süleyman Demirel cumhurbaşkanı olduğunda ne yaşadılarsa Erdoğan da onu yaşıyor şu an. Erdoğan Davutoğlu’na ne kadar güvendiyse, Özal Yıldırım Akbulut’a, Demirel de Tansu Çiller’e o kadar güvenmişti. Oysa ilk etapta yıkıldılar, Akbulut 1. Irak savaşında yıktı Özal’ı, Çiller de delirme noktasına getirdi Demirel’i.
Biliyorsunuz, MİT müsteşarı istifa edip siyasete atıldı ve Erdoğan biliyordu, bilmiyordu, istiyordu, istemiyordu, danışıklıydı, danışıksızdı tartışmaları başladı. Erdoğan biliyordu, istemiyordu ve danışıksızdı. Davutoğlu biliyordu, istiyordu ve danışıklıydı…
Ben Türkiye’deki burjuva parti başkanlıklarını askeriyeye benzetirim hep. Genelkurmay başkanlığın bittiği anda, 10 dakika sonra emir vereceğin 1 kişi yoktur etrafında.

Devamı…Ahmet Nesin: “Herkes Tersine Açıklama Yaptı. Güle Güle Sana Erdoğan, Yalnız Kaldın.”

Sana Son Mektubum Tayyip Erdoğan – Ahmet Nesin

Ahmet NesinSatırlarıma nereden başlayacağımı ben de bilmiyorum Erdoğan, bu ev ödevi gibi bişey oldu benim için. Kırk yıl düşünsem senin madencilerin annelerine ve yakınlarına “Keşke bana mektup yazsaydınız…” diyeceğin aklıma gelmezdi, Ne yalan söyleyeyim ben yanılttın ya, işte o yüzden yazıyorum bu mektubu Erdoğan.
Esasında bu mektubu 2-3 ay önce olsaydı yazmazdım ama şimdi cumhurbaşkanı oldun ya, bağımsız olman gerekir ya ondan yazıyorum. Önce cumhurbaşkanı olman önemli, yoksa sen daha tehlikeli olacaktın, ne demek cumhurbaşkanı olmak, cumhurun başına oturmak, yani halkın başına oturmak demektir.

Devamı…Sana Son Mektubum Tayyip Erdoğan – Ahmet Nesin

A. Nesin: Kadınlar koca zoruyla örtündüğü sürece biz demokratik bir şekilde 1 Mayıs kutlayamayız

E Erdoğan H Gül
Türkiye 10 yıldır özgürlüğü konuşuyor, daha doğrusu kadının kapanma özgürlüğü tartışılıyor. Bu tartışma AKP’nin iktidara gelmesiyle başladı. Anlayacağınız ama benim yıllardır anlamadığım Türkiye demokrasisi kadının kapanma özgürlüğüyle eşdeğer noktaya geldi. Bu tartışma AKP döneminde hızlandığına göre, ben de AKP içinde küçük bir analiz yaptım.

Devamı…A. Nesin: Kadınlar koca zoruyla örtündüğü sürece biz demokratik bir şekilde 1 Mayıs kutlayamayız

“Ya devlet başa, ya kuzgun leşe” Bu rejim kalıcı olabilir mi? – Gençay Gürsoy

Gençay GürsoyBaşaktörün oyun üslubu birçok yönüyle, siyaset sahnesine çıktığı ilk yıllardan beri, içinde yetiştiği İslamî biat kültürünün temel özelliklerini yansıtıyordu. Erbakan’ın “rahle-i tedris”inden geçerken, onun en sadık talebelerinden biriydi. İktidar ve güç uğruna ustasının arkasından siyaset çevirmek en son ondan beklenirdi. Zamanın ruhuna sinmiş neoliberal dünya ahvalini zamanında farkedenlerin içinde o arka sıralardaydı ama fiziği, imam hatip kaynaklı hitabet yeteneği ve her şeyden önemlisi maddi manevi güç sahibi olma konusundaki ihtirası ve iştahı onu hızla ön saflara geçirdi. Kasımpaşa yıllarından, takım yönetme konusunda yeterli deneyimi kazanmıştı. Siyaset bilimi konusundaki teorik zaafiyetinin açıklarını “iş çevirme”, “kolayını bulma” konusundaki gelişmiş refleksleriyle kapatarak hızla liderliğe yükseldi.

Devamı…“Ya devlet başa, ya kuzgun leşe” Bu rejim kalıcı olabilir mi? – Gençay Gürsoy

El Kaide, NATO’nun Değişmeyen Maşası – Thierry Meyssan

Thierry MeyssanBirleşik Devletlerin El Kaideli bankacı olarak adlandırdığı ve Kenya ve Tanzanya’daki elçilik saldırılarından beri takip ettiği Yasi El Kadı’nın, hem eski A.B.D başkan yardımcısı Dick Cheney’in hem de Türkiye başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hususi arkadaşı olduğunu öğreniyoruz. Bu “terörist”in müsrif bir yaşam sürdüğünü, özel uçakla seyahat edip kendisine karşı BM yaptırımlarıyla dalga geçtiğini keşfediyoruz. Bu sayede, 2012’de en az dört kez Erdoğan’ı ziyaret etti; gelişinden önce kamera bağlantılarının kesildiği İstanbul’un ikinci havalimanında gerekli işlemlerden geçmeden başbakan koruma müdürü tarafından karşılandı.

Devamı…El Kaide, NATO’nun Değişmeyen Maşası – Thierry Meyssan

Suriye’ye Girilebiliniyorsa Türkiye’ye Neden Girilmedi? – Ahmet Nesin

Ahmet NesinBu eleştirileri yaptığım zaman bana “Esad insanları öldürsün, biz sessiz mi kalalım?” diyenler var, Erdoğan’ı bu şekilde savunuyorlar.
Bunu diyenlere örnekler vereceğim;
Siz Alevileri kesen Yavuz Sultan Selim isminin köprüye verilmesini de alkışlıyorsunuz zaten,
Siz 1915 yılında yüzbinlerce Ermeni’ni soykırımını da kabullenmiyorsunuz,
Siz Dersim katliamını da yok sayanlardansınız,
Siz, Çorum, Kahramanmaraş katliamlarında ses çıkarmayanlardansınız,
Siz Madımak katillerinin avukatlarısınız,
Siz 17 bin Kürdün faili meçhul öldürülmesine göz yumup, onu meclise taşımaktan korkan AKP destekçilerisiniz,

Devamı…Suriye’ye Girilebiliniyorsa Türkiye’ye Neden Girilmedi? – Ahmet Nesin

Ragıp Duran: “Erdoğan, kendi başarısızlığını gizlemek için medya üzerinde tahakküm kurdu”

ragip duranBaskı, sansür, otosansür, haber gizleme ya da haber çarpıtma ancak belirli bir süre, o da ancak belirli bir kitle üzerinde etkili olabilir. Bu yöntemlerle gerçeği herkesten çok uzun süre saklayamazsınız. Bütün medya mülkiyeti sizin de olsa, siyasal ve toplumsal alanda bir olay meydana gelmişse, bu olayı gizlemek, sansür etmek ya da yayınlamamakla, o olayın gerçekleşmediğini iddia edemezsiniz. Eninde sonunda, belki biraz geç, belki ilk başta biraz tahrifatlı bir şekilde, insanlar bugün artık her gizli şeyi bile en fazla iki saat sonra öğrenebiliyor. Roboskî’yi ne kadar gizleyebildiniz ki? Penguenler, Gezi’nin önünü ne kadar kapatabildi? 

Devamı…Ragıp Duran: “Erdoğan, kendi başarısızlığını gizlemek için medya üzerinde tahakküm kurdu”

Kemal Okuyan: Nerede dünyanın zalim devleti varsa onlarla birlik ol sonra da “hazırız” de!

Tayyip ErdoğanTartışılan, iki ülkenin savaşmasıdır, korkulan da budur.Tayyip’e göre ise önemli olan, kimin üstün geleceğidir!

“Biz hazırız” demiş ve alay edercesine sormuş: “Acaba Suriye hazır mı?”
NATO’ya “müdahale edelim” diye yalvar; sağdan soldan Patriot bataryaları toplayarak kendini güvence altına almaya kalk; İsrail’den Fransa’ya, İngiltere’den ABD’ye, nerede dünyanın zalim devleti varsa onlarla birlik ol, iki yıldır her tür kalleşliğin kurbanı olan bir ülkeye efelen; halk korkusundan her yere koruma ordusuyla git, sonra da “hazırız” de!

İyi numara.

Devamı…Kemal Okuyan: Nerede dünyanın zalim devleti varsa onlarla birlik ol sonra da “hazırız” de!

Ragıp Duran: Erdoğan değişmese taze yalakalar onu savunmaya devam edebileceklerdi

ragip duranAhmet, Mehmet, Ali, Kürşat, Yavuz ve diğerleri…

Başlıktaki meslektaşların soyadlarını vererek başlayayım: Altan kardeşler (Taraf ve Star), Akel (Yeni Şafak), Bumin (Yeni Şafak), Baydar (Sabah). Hepsi de uzunca bir süredir iktidar yanlısı olarak bilinen gazetecilerdi. Belki Erdoğan değişmese / bozulmasa, amiyane tabirle sapıtmasa, bu meslektaşlar bugün hâlâ iktidarı savunmaya devam edebileceklerdi. Böylelikle işlerinden olmayacaklardı. Ama oldular. Çünkü Erdoğan gerçekten fevkalâde bir hamle ile, bir süredir klasik, mütedeyyin, muhafazakâr, birleştirici bir lider olmaktan çıkıp tamamen retrograd, köktendinci, aşırı sağcı ve bölücü-parçalayıcı bir şahsiyet haline geldi.

Devamı…Ragıp Duran: Erdoğan değişmese taze yalakalar onu savunmaya devam edebileceklerdi

Ahmet İnsel: Erdoğan’ın her hali zirveden aşağı doğru kaymaya başlamış olmanın telaşını taşıyor

davos
Tayyip Erdoğan: “Sayın Peres (…) sesin çok yüksek çıkıyor. Bu suçluluk psikolojisi.”
Bu aşırı hareketlilik ve konuşma hali, ne yaparsa yapsın, artık zirveden aşağı doğru kaymaya başlamış olduğunu fark etmenin telaşını gizleyemiyor. Tersine bazı açılardan bu düşüşü hızlandırıyor. Tayyip Erdoğan’ın ve neredeyse sadece onun sesinin giderek daha fazla çıkması bir telaş içinde olduğunu ele veriyor. Belki bu kendisinin Şimon Peres’e karşı söylediği gibi, “suçluların telaşı içinde olmaktan” kaynaklanıyordur.

Devamı…Ahmet İnsel: Erdoğan’ın her hali zirveden aşağı doğru kaymaya başlamış olmanın telaşını taşıyor

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org