Çekingenlik diğerlerinden daha çok kendinize bakmanızdır

Çekingenlik Üzerine – Lynne Crawford & Linda Taylor 

Engelleyici bir çekingenlik durumundan kendi içinizdeki rahatlık ve kendinden eminliğe doğru başkalaşmanız başarılabilir bir şeydir. Çekingenlik birçok kişinin hayatına zarar ve öfke salmaktadır. Yaşayabileceğiniz en acılı durumlardan biridir; bundan acı çekenler neyin yanlış olduğunu belirtmekten ve problem hakkında konuşmaktan utanıp korktukları için genelde bir yardıma başvuramazlar. Böylece sizi duygusal bir acı ve ıstırap tuzağına düşürür. Hiçbir yardım talep edemeden tüm hayatınızı başarısızlık, yalnızlık, panik ve depresyon içinde harcayabilirsiniz. Bu durumdan çıkaracağınız sonuçlar size problemi nasıl tanıyacağınızı ve çekingenliğin kendi kendine nasıl yıkılacağının yolunu gösterecek ve kendinize yeni bir hayat kurmaya nasıl başlayacağınızı anlatacaktır. Bu durum tümüyle tanınamaz ve anlaşılamaz; birçok nedeni vardı: Çekingenlik diğerlerinden daha çok kendinize bakmanızdır. İnsanların size karşı ikiyüzlü olduğunu ve onların tüm dikkatlerinin sizin üzerinizde yoğunlaştığını hissetmenizdir. Çekingen insanlar zayıf imajlı olurlar.

Diğer insanların ne düşündüğü konusunda yanlış bir kanıya varabilirsiniz. Çekingenler ilişkide oldukları kişilerin kendi yanlışları üzerine odaklandıklarını sanırlar. Sosyal olarak çekingen insanlar belirli bazı kişisel özelliklerinden, vücutlarından veya karakterlerinden utanabilirler ve konuştukları insanların bunun üzerine yoğunlaştıklarını hissederler. Çekingen kişiler görünen kusurları üzerine odaklandıklarından güçlü noktalarını görmezden gelip başarısızlığa daha meyilli olurlar.

Bir tek kötü olay sizi çekingen bir birey yapmaya yeter. Ancak bunun neden olacağı inanılmaz etkiler sizi kariyerinizde, ilişkilerinizde, sosyal hayatınızda ve diğerleriyle iletişim kurma yeteneğinizde sınırlandırabilir; hatta bu, dışarıya çıkma ve örneğin alışveriş yapma konusunda kendinizi çok ezik hissetmenize bile neden olabilir. Kendinizi sıkıcı ve bayağı hissedebilir ve bir sohbet ortamına katkıda bulunacak hiçbir şeyiniz olmayabilir; insanların size güleceğini sanabilirsiniz. Herhangi bir sosyal konuda veya iş konusunda kuruntu hissedebilir ve insanlarla iletişim kurmanızın ve konuşmanızın zorunlu olduğu bir konuma gönülsüz ve isteksiz olabilirsiniz ve sonuçta potansiyelinizi sınırlandırmış olursunuz. Endişenin felce uğrattığı bir hayatı yaşarsınız. Çekingenlik, kendi olma yeteneğinizi etkiler. Eşsiz olduğunuzu hiç hissetmezsiniz. Bunun yerine diğerlerinin ne düşündüğü konusunda endişelenir ve bunun sizi ezmesine izin verirsiniz.

Çekingenlik birçok yolla kendini belli eder. Hayatınızdaki önemsiz bir olaydan dolayı utançtan kızarır ve çekingenliğinizin bedensel dışa vuruşunu dünyaya gösterdiğiniz için daha da fazla küçük düşersiniz. Sonucunda utandırıcı fiziksel bir bulgu gösterdiğiniz utanç ve acı ne kadar karışık hale gelirse, utangaçlığınız da o kadar kötü hale gelir. Çarpıntı, aşın terleme, güçsüzlük veya soğukluktan dolayı rahatsız olabilirsiniz.

Kendi içinizde, çocukluğunuzda ve gerçek kişiliğinizde bastırdığınız katmanları yavaş yavaş üzerinizden çıkarmalısınız. Yeni emeklemeye başlayan bir çocukken kendinizi evrende tam bir insan olarak algılayabilseydiniz daha sonra çalışma ve giderek büyüyen bir kendini sevme duygusu ile mutluluk durumuna kusursuz olarak ulaşabilirdiniz.

Güçlü ve sınırlayıcı bir duygu olan çekingenlik birçok fiziksel hastalığa yol açabilir. Beynimiz vücudumuzla bağlantılı olduğundan duygularımız da sağlığımızı etkiler. Dr. Bernie Siegler kitabı Love, Medicine and Miracles’daki 100 yaşma kadar yaşamaya hakkı olduğunu düşünen ve bir tutkuyla hayatından zevk alan kanser hastaları istisnaidir ve bunların yüzde 20’si, en şiddetli cinsinden olsa bile genelde kanseri yener. Kendi özdeğerlerinden yoksun olan ve bu gezegende bir yerlerinin olmadığını düşünen diğerleri ise vazgeçiyor ve ölüyorlar. Ne var ki utangaç bir kişiye kendisini toparlamasını söylemenizin yararsız olması gibi ona yardımı da olmayacaktır ve belki de yapılacak en son şeydir.

Bunalımlar ve acılarla karşılaşmak insanların gelişiminde onları güçlendiren ve hayatlarında değişim yaratan deneyimlerdir. Çekingen olmayan insanlar duygularını açmaktan, kendilerinin hassas olduğunu göstermekten ve başarısız olmaktan veya reddedilmekten korkmazlar. Buna karşın, çekingen olanlar ise diğer insanlara nasıl görünecekleri korkusuyla krizlerden ve acılarla yüzleşmekten kaçınırlar. Geçmiş deneyimlerden duygusal olarak tamamen başarısızlığa uğramış olabilirsiniz ancak bu krizi hayatınızda ele alamadıkça tüm alanlardaki gelişiminizi engellersiniz. Acınız çok derin ve ıstıraplı olabilir, yani bununla yüzleşmek imkansız olabilir. Yine de uygulamalarla kendinize geçmişin elemlerini irdeleme izni vermeniz travmaların temeliyle yüzleşmenizi sağlamalısınız ve bu sizin neden bu kadar korktuğunuzu görmelisiniz

Kendi kendine tedavi yolculuğu bazen çok acı verici olabilir; ama bir kere kendinize neden bu kısıtlayıcı davranışlara sahip olduğunuzun farkına varma fırsatı verirseniz, daha derin bir içsel anlayış ortaya çıkar ve daha sonra kendinizi sevmeye başlar ve sonuçta güçlenerek dışarı çıkıp diğerlerini de seversiniz. Derine kök salmış davranış kalıplarını değiştirmek biraz zaman alabilir, ama bu kendini keşfetme yolculuğu hepimizin içinde olan iç güzelliğinin ve eşsizliğinin kilidini açabilir.

Doğal olarak ilk mücadele bir probleminiz olduğunu kabul etmenizdir. İkincisi ise problemi tanımak ve üstesinden gelmek için bir yöntem bulmaktır. Çekingenliğin kalıplarını kıranlarla kıramayanlar arasındaki fark onların tutumlarında ve destekleyici tedavi yardımına ulaşmalarındadır. Utangaçlığınızın üstesinden gelmek için kararlılığınızı bizim kanıtlanmış tekniğimizle birleştirerek hayatınızın kontrolünü elinize alabilecek ve her zaman çok istediğiniz şekilde yaşayabileceksiniz.

Bu kadar çekingen hale gelmenizin yıllar aldığını hatırlayın. Belki de bugünlere gelmek için çok fazla zaman ve çaba harcadınız. Beyninizdeki bilinçaltı mesajlarını yeniden programlamak yeni bir ev inşa etmek gibidir. Bu zaman alır ama her bir başarı duvardaki yeni bir tuğla anlamına gelir.

Bu daha çok tenis oynamasını öğrenmek gibidir; eğer bir anda sadece bir vuruşa yoğunlaşırsanız her denemeden sonra ustalaşır, yavaş yavaş ama emin bir şekilde iyileşme ve gelişme kaydederek en iyi sonucu elde edersiniz. İlk adımı atmak her zaman en zor olanıdır. Duygusal uzmanlığınız ile kaslarınızı geliştirin. Sağlıklı duygusal kasları geliştirene kadar uygulamalara devam edin. Her başarısızlıktan ders alın ve hemen işe yaramadı diye kendinize haksızlık etmeyin. Kendinize bir fırsat verin.

Bu yıkıcı davranışsal düşünce ve konuşma kalıplarını nasıl kıracağınızı öğrenmeniz hayatınızı köklü olarak değiştirebilir ve sizi kendine daha çok güvenen ve becerikli hale getirerek hayallerinizi ve amaçlarınızı sürdürmenize imkan tanır. Siz eşsiz ve özel bir insansınız. Problem sadece şu anda bunu bilmiyor olmanızdır.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
“Bir söz her şeyi yine düzene sokabilir!” Karı Koca – Franz Kafka

Kapat