“Bir hedefi olan kitle varsa, o da Yahudi kitlesidir” Kitle ve İktidar – Elias Canetti

0
18

Ulusal Kitle Simgeleri:  Yahudiler

Hiçbir halkı anlamak Yahudileri anlamak kadar zor değildir. Köklerinin olduğu ülkeden yoksun bırakılınca dünyanın insan bulunan her bölgesine yayıldılar. Yahudilerin uyum sağlama yetenekleri iyi bilinir, ama uyum sağlama dereceleri son derece değişkendir. Aralarında İspanyollar, Hintliler ve Çinliler bulunmaktadır. Bir ülkeden diğerine dilleri ve kültürleri taşırlar ve bunları kendi mallarından daha büyük bir titizlikle korurlar. Aptallar onların her yerde aynı olduklarına dair öyküler anlatabilir; ama onları iyi tanıyan herkes aralarında, başka hiçbir halkta olmayacak kadar çok değişik tipin bulunduğunu düşünür. Gerek doğaları gerekse görünümleri bakımından Yahudiler arasındaki farklılığın boyutları var olan en olağanüstü görüngülerden biridir. Hem en iyi hem de en kötü insanların Yahudilerden çıktığını söyleyen popüler deyiş bu olguyu dile getirmenin naif bir yoludur. Yahudiler diğer insanlardan farklıdır, ama gerçekte onlar en çok birbirlerinden farklıdır.

Yahudiler var olmayı sürdürmeleri bakımından takdir edilirler. Her yerde bulunan tek halk onlar değildir; Ermeniler de kesinlikle aynı derecede yayılmış durumdadırlar. En eski halk da Yahudiler değildir. Çinlilerin tarihi onlarınkinden çok daha eskilere uzanır. Ancak eski halklar arasında, bu kadar uzun zamandır dolaşan tek halk Yahudilerdir. Hiç iz bırakmadan ortadan kaybolmaları için en çok zaman onlara verilmiştir, ama buna rağmen bugüne kadar olduklarından çok daha fazla buradadırlar.

Birkaç yıl öncesine kadar, toprak ya da dilsel birlikleri yoktu. Çoğu artık İbranice bilmiyordu; yüz ayrı dil konuşuyorlardı. Milyonlarcası için eski dinleri boş bir şeydi. Aralarındaki Hıristiyan sayısı, özellikle entelektüeller arasında, giderek artıyordu; hiçbir dine mensup olmayanların sayısı daha da fazlaydı. Yüzeysel olarak, kaba anlamıyla kendini koruma bakımından düşünecek olursak, Yahudilerin Yahudi olduklarının unutulması için ve kendileri unutmak için her şeyi yapmış olmaları gerekir. Ama bunu unutamıyorlar; çoğu unutmak da istemiyor. İnsan bu insanların hangi bakımdan Yahudi kaldıklarını sormadan edemiyor; onları Yahudi kılan nedir? “Ben bir Yahudiyim” derken hissettikleri bağın nihai doğası nedir?

Bu bağ tarihlerinin başından beri var oldu ve bugüne kadar çarpıcı bir tekdüzelikle yeniden yeniden oluştu; bu bağ Mısır’dan Göçtür. Bu geleneğin fiili içeriğini gözümüzün önüne getirelim: Sayılı olduğu doğru olmasına doğru, ama yine de kalabalık bir halk kırk yıl boyunca çölde dolaşıp durmuştur. Efsanedeki atalarına, deniz kıyısındaki kumlar gibi sayısız yeni kuşaklar vaat edilmişti. Şimdi bu kuşaklar yaşamakta ve çölün kumları arasında dolaşmaktadır. Deniz onlara geçit verir, ama düşmanlarının üzerine kapanır. Hedefleri, kılıçlarıyla fethedecekleri Vaat Edilmiş Topraklardır.

Yıllar boyunca hareket halinde olan bu kalabalık imgesi Yahudilerin kitle simgesi haline gelmiştir. Bu simge, günümüze dek, zamanındaki gibi ayrık ve kapsayıcı kaldı. İnsanlar kendilerini yerleşmeden önce bir arada görürler ve sonra dağılırlar; kendilerini göç ederken görürler. Yasalarını bu yoğunluk durumunda kabul etmişlerdir. Bir hedefi olan kitle varsa, o da Yahudi kitlesidir. Pek çok maceraları olmuştur ve bu hepsi için ortaktır. Oluşturdukları kitle çıplak bir kitledir; insanları ayrı ayrı hayatlarında normal olarak ağ gibi saran pek çok şeyin neredeyse hiçbiri bu çevrede bulunmaz. Etraflarında kumdan başka bir şey bulunmadığından kitlelerin en çıplağıdır; oradan oraya sürüklenmenin yarattığı kendini yapayalnız hissetme duygusunu kum imgesinden daha iyi anlatacak bir şey olmasa gerek. Hedef sık sık yok olurdu; kitle, dağılma tehdidi, cezalandırma ya da teşvik yoluyla canlandırılır, kavranır ve bir arada tutulurdu. Hareket halindeki insanların sayısı, uzak geçmişin mütevazı standartlarının ötesinde müthiş büyüktü: 600. 000-700. 000. Göçlerinin süresi de özellikle önemlidir. Bu kitle kırk yıl boyunca koruyabildiği niteliğini istenen uzunluktaki sürede de koruyabilir. Bir ceza olan bu uzun göç daha sonraki göçlerin bütün eziyetlerini de bağrında taşır.

Elias Canetti
Kitle ve İktidar

Cevap Ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz