Ali Şeriati’den Eş(in)e Mektup: Dün gece ilk kez rahat uyudum

0
307

Seçkin şahsiyetlerden oluşan bir grup bana olan takdirlerini sunmak arzusunda idiler. İlginç bir şey oldu, sana bir hediye vermek istiyorduk dediler. Ne kadar düşündükse de uygun bir hediye bulamadık. Sonra aklımıza Hz. Yusuf’a hediye takdim etmek isteyen grup geldi. Onlar da tüm çabalarına rağmen Hz. Yusuf’un güzelliğine ve değerine uygun bir hediye bulamamışlardı. En sonunda birinin aklına ona bir ayna hediye etmek geldi! Böylece bu aynada kendisini görebilirdi! Bu meyanda biz de sana “Fatıma Fatıma’dır” kitabını hediye etmeye karar verdik, dediler.

Sevgili Puran’ım

Ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Seni özledim, diyorsun! Sen evinde, yuvanda, çocuklarla birliktesin ve bir tek kişiden ayrısın. Buna rağmen özlem duyuyorsun. Bense onca baskı, rahatsızlık, keşmekeş, çirkinlik ve pislik ortasındayım. En alçak halk sınıfıyla, en aşağılık toplumsal grupla ve en rezil entelektüellerle çatışmadayım… Diğer taraftan harabe bir köşede yapayalnız yaşıyorum, hepinizden uzağım, ben ne yapayım? Ben neler çekiyorum?

Ama sana vermek istediğim güzel bir haber var: Hüseyniye-i İrşad tamamlandı. Dün gece ilk kez rahat uyudum. Bugün öğlen uyandım. İki seneden sonra ilk kez bu geceyi vesvesesiz ve tasasız geçirdim.
Yarın sabahtan itibaren, yani bugün -çünkü şu an saat sabah 6:30- oturacağım ve bakanlığın makalesini yazacağım. İki üç güne tamamlarım. Artık benimle ilgili bir karar verirler. Yapmam yasaklanan her işin, önüme çıkan engellerin ve bu geçici durumun böyle sürüp gideceğini sanmıyorum. Bunlar değişecek. Toplumsal açıdan olmasa bile en azından ailevî açıdan her şey daha iyi olacak! Dua et de Allah bu konuda da bir lütuf ihsan etsin. Zaten ondan başka dayanılacak merci yok!

Ramazanda, hilkat garibesi bu din adamlarının neler yaptığını kesinlikle duymuş olmalısın! Kitaplar, bildiriler, küfürler, minberler, savaş meydanları, fetvalar… Hepsi bir yerden, aynı proje için, aynı tonda. Bunların hepsinin emperyalizmin köpekleri olduğu malum oldu artık. Emperyalizmin bu kesimin içlerinde nereye kadar nüfuz ettiği ortaya çıktı. Öyle ki “Bugün gelip tek fetvayla işini bitiririz!” diyorlar. Bir de bakmışsın ki öbür gün gidip fetvayı alıp getirmişler!
Velhasıl bir ay aleyhte propaganda ve ardından kapatılma!

Fakat bu bir iki yıllık emek semeresiz değildi. Yapılan çalışmalar toplumda tahmin edemeyeceğimiz kadar iz bıraktı. Sadece güçlü bir dalga değil, kuvvetli bir hareket ortaya çıkardı. Bunu ancak köklü bir devrimci örgüt yıllarca sürecek faaliyetleri sonucunda elde edebilirdi; desteksiz bir dinî müessese ve kimsesiz, işsiz bir kişi değil. Allah’a şükür tam arzu ettiğimiz noktaya ulaştık. Başarı, onur ve kudretle işimizi sonlandırdık. Öyle bir noktada susuyorum ki ne yanlış bir söz söyledim ne yanlış bir şey yazdım ne zaaf gösterdim ne de bir cümle dahi olsa hakikati maslahata ve menfaate kurban ettim.

Somut haberlere gelirsek; hep küfür işitmedim. Zehir varsa panzehir de vardı. Ramazan bayramında esnaf takımından bir grup aydın bir kutlama yaptı. Seçkin şahsiyetlerden oluşan bir grup bana olan takdirlerini sunmak arzusunda idiler. İlginç bir şey oldu, sana bir hediye vermek istiyorduk dediler. Ne kadar düşündükse de uygun bir hediye bulamadık. Sonra aklımıza Hz. Yusuf’a hediye takdim etmek isteyen grup geldi. Onlar da tüm çabalarına rağmen Hz. Yusuf’un güzelliğine ve değerine uygun bir hediye bulamamışlardı. En sonunda birinin aklına ona bir ayna hediye etmek geldi! Böylece bu aynada kendisini görebilirdi! Bu meyanda biz de sana “Fatıma Fatıma’dır” kitabını hediye etmeye karar verdik, dediler. Aynı zamanda bir “Peykan” marka otomobil de hediye ettiler. Neftî (koyu yeşil) renkli güzel bir otomobil. Bunu yeni kurduğumuz İrşad’ın Çocuk Eğitim Merkezi’ne takdim edelim, dedim. Otomobilin ruhsatını ve anahtarını onlara verdim. Ama bugün İrşad kapandı ve durumunun ne olacağı belli değil. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün el koyma ihtimaline karşı otomobili Eğitim Merkezi’ne verme noktasında tereddütlerim var. Sence ne yapmalıyım?

Senin cevabının ne olacağını tahmin ediyorum. Şimdilik anahtarı ve tapuyu geri aldım. Cevabını beklemekteyim.
Arazi konusunda ne yaptığını bilmiyorum. Nasıl uygun görürsen öyle yap. Benim ne kesin bir fikrim var ne de acelem. Her şey senin isteğine ve onayına bağlı. İhsan’cığım, Susen’ciğim ve Sara’cığım… Artık cumaları boş olduğum için hanımefendinin ve doktorun yanına gidiyorum. Hepsi iyiler. Benim de genel olarak sağlık durumum iyi sayılır. Ama artık böyle yaşamaktan çok sıkıldım. Özellikle İrşad kapandıktan sonra. Puran’cığım, umarım bu ayrılık en kısa zamanda sona erer.
Kurbanın Ali

Ali Şeriati
Kaynak: Mektuplar

Cevap Ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz