Rosa Luxemburg’tan Leo Jogiches’e Mektup: Aşkım, biricik hazinem benim!

Aşkım, biricik hazinem benim!
Otelimdeyim; masa başına oturmuş, bildiriyi yazmaya uğraşıyorum, Dyodyu, bîr tanem! Canım çalışmak istemiyor!! Başım çatlayacak gibi, sokakta inanılmaz bir gürültü, oda berbat… Dayanamıyorum! Senin yanında olmak istiyorum!

Sevgilim, yoldaşım

Düşün bir en azından daha iki hafta burada kalmam gerekiyor, bildiri yüzünden, bu Pazar da konuşmamı hazırlayamayacağım, gelecek halta sonuna kalıyor, ardından Rusça konuşmayı hazırlamam, sonra da Lavrovia görüşmem gerekiyor.
Dyodyu! Hiç bitmeyecek mi bütün bunlar? Sabrım tükenme ye başladı; işlerden değil, senin yüzünden! Neden buraya gelme din ki! O tatlı dudaklarından bir öpebilseydim, bütün bu işler vız gelirdi bana. Bebeğim, bugün, Warski’lerde bildiriyi tartışırken, tam orta yerinde, öyle bir ezildi ki ruhum, seni öylesine özledim ki, az kalsın çığlık çığlığa bağıracaktım. Korkarım o dostumuz şeytan hani o Cenevre’deki, Bern’deki bu gecelerden birinde yine kanıma girecek ve beni doğruca Doğu Gan’na, Dyodya’ya, benim Dyodyo’ma, Çuçya’ma, benim biricik dünyama, beni kendi hayatıma geri gönderiverecek!
Oyalanmak için, sana geldiğimi düşlüyorum, Warski’lerle vedalaşıyorum; düdük sesi, tren hareket ediyor ve yoldayım! Tanrım, sanki bu Alp dağlarını bizi birbirimizden ayırmak için aramıza dikmişler! Dyodyu, tren Zürih garına girdiğinde, sen beni bekliyorsun. Kendimi güç bela trenden aşağı atıp, kalabalığın arasında beni beklediğin giriş kapısına koşuyorum. Ama sen orada öylece durmalısın, bana koşma, ben sana koşacağım!
Hemen oracıkta öpüşmeyeceğiz, ya da başka bir şey yapmayacağız, o zaman her şey bozulur, konuşmayacağız da. Hızlı hızlı eve yürüyeceğiz, arada bakışarak, nasıl bakışırız bilirsin, bir de gülümseyerek. Evde kanepeye oturup kucaklaşacağız ve ben hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlayacağım, şimdi yaptığım gibi,
Dyodyo, daha fazla bekleyemem. Bütün bunların şimdi olmasını istiyorum! Altınım benim, daha fazla dayanamayacağım. İşin kötüsü, aranma korkusuyla bütün mektuplarını yok ettim, böylece beni teselli edecek bir şey de kalmadı…

15 Nisan 1894
Perşembe gecesi
Rosa Luxemburg
Sevgiliye Mektuplar – Agora kitaplığı

Yorum yapın

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org

Önceki yazıyı okuyun:
Porno zararlı mı, insan davranışlarını değiştiriyor mu? – Jessica Brown (BBC)

Kapat