Westermarck Etkisi: Neden eski dosttan sevgili olmaz?

Fransız filozof Jean-Paul Sartre çok önceden önemli bir detayı biliyordu: “Anılar içinden kovulmayacağımız tek cennettir.” Bizler de buna uygun olarak eski, iyi zamanlan fazlasıyla göklere çıkarırız, büyükannemizin lezzetli yemeklerini, Sylt’te’ geçirdiğimiz yaz tatilini ya da ilk sahip olduğumuz arabamızda hissettiğimiz büyük özgürlüğü hatırlarız. Ne kadar güzeldiler! Ama tüm bunlar ilk aşkımızın kaybolmayan anılarıyla karşılaştırıldığında bir hiçtir. İlk yumuşak dokunuşlar. İlk öpücük.

Bu kişi çoğunlukla yakın çevremizden çıkmıştır. Kum havuzundan, yuvadan ya da daha sonraları okuldan. Ve aileler hayatlarında fazla hareket halinde olmamışsa, o zaman aile ocağındaki kutlamalarda eski dostlarla sık sık karşılaşmak da mümkündür. Birlikte yaşanmış gizli saklı anılar yavaş yavaş solsa da, anne babalar hafızaları tazelemeyi pek severler: “İkiniz o zamanlar çok tatlıydınız.” Ya da daha utanç verici olanı: “Oysa ne güzel bir çift olurdunuz. Ne yazık!”

Coolidge Etkisi: Erkekler neden aldatır? – Jochen Mai & Daniel Rettig

Avrupalıların yüzde 64’ü büyük aşka inanıyor. Avrupalıların yüzde 59’u ilk bakışta aşka inanıyor (TNS Emnid*). Kadınlann yüzde 51’i, erkeklerinse yüzde 41’i aşk hayatlarında mutlu.

Kim demiş! Edward Westermarck’m da ortaya koyduğu gibi olmamanız çok daha iyi! Finli sosyolog ve etnolog 1921’de “The History of Human Marriage” [İnsan Evliliklerinin Tarihi] adlı bir kitap yayımladı. Westermarck bu eserinde dünya çapındaki evlilik benzeri ilişkileri araştırmış olan diğer meslektaşlarının yüzlerce bilgisini bir araya toplamıştı. Yani örneğin bazı kültürler tek eşliliğe meyilliyken neden bazıları çok eşliliği benimsiyordu? Ancak kitabın devrim niteliğindeki bilgisi başkaydı: “Çocukluklarından beri birlikte olan kişilerin birbirlerine olan ilgileri şaşırtıcı biçimde erotiklikten yoksun,” diye yazmıştı Westermarck. Nedeni şuydu: Birbirlerini akraba gibi görüyorlardı ve bu yüzden ilerleyen zamanlarda cinsel istekleri engelleniyordu.

Gençlik aşkı başarısızlığa mahkûm mu? Öyle görünüyor. Örneğin; Hayfa Üniversitesi’nden Joseph Shepher 1971’de doktora tezi için İsrail kibutzlarındaki** ilişki yapısını araştırdığında buna benzer bir durum tespit etmişti. Bu ülkeye özgü kasabaların halkı bir tür komün hayatı yaşıyordu. Sahip oldukları şeyi paylaşıyorlar, kararlarını birlikte alıyorlardı. Böyle bir çevrede birbirlerini çocukluktan beri tanıyan kişilerin yetişkin olduklarında bir zaman sonra bir çift olmaları mantıklı olabilirdi. Shepher bu konuda toplam 2769 çifti sorguladı ve hiç birinin aynı kibutzdan gelmediğini saptadı. Ayrıca hiç kimsenin aynı kibutzdan biriyle cinsel ilişkisi yoktu.

Stanford Üniversitesinden Arthur Wolf daha büyük bir işe kalkıştı. Tayvan’da çiftlerin daha sonra oğullarıyla evlendirmek üzere kız bebek evlat edinmesi geleneğini araştırdı. Geleceğin çifti bu durumda çocukluklarının büyük bölümünü birlikte geçiriyor. Wolf 1957’den 1995 e dek süregelen bu tür aile içi 14.000’den fazla evliliği araştırdı. Sonuç: Uzun vadede planlanmış bu evlilikler normal birlikteliklerden üç kat daha fazla başarısız oluyor, planlı birlikteliklerde yüzde 40 daha az çocuk sahibi olunuyor ve kadınlar kocalarını büyük olasılıkla üç kat daha fazla aldatıyordu.

Ancak Wolf küçük ama önemli bir fark daha saptadı. Westermarck Etkisi için hayatımızın sadece ilk otuz ayı belirleyiciydi. Geleceğin partnerleri bu genç yaşta birbirleriyle ne kadar fazla zaman geçirirlerse, evliliklerinin başarısız olması o kadar kesinleşiyordu. Ancak evlat edinilmiş kız 30 aylıktan büyük olduğunda belirli evlilik sorunları yaşamıyorlar ya da diğer çiftlerle aralarında önemli bir fark göze çarpmıyordu. O halde kum havuzundaki ilk aşk için gelecekte bir şeyler olması ihtimali düşük ama gençlik aşkı için değil. Hiç yoktan iyidir!

Kaynak: Düşünüyorum Öyleyse Deliyim
Neden Düşüncelerimizle Davranışlarımız Birbirinden Farklıdır?
Yazar: Jochen Mai, Daniel Rettig | Çevirmen: Firuzan Gürbüz | Yayınevi : Pegasus

* Almanya’daki en büyük araştırma şirketlerinden biri.
** İsrail’de ortak çalışma temeline dayanarak kurulmuş olan tarımsal topluluk.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Utangaçlık neden kaynaklanır, giderilebilir mi?

Kapat