Lev Tolstoy: İnsanın kabul edebileceği tek yargıç da kendi vicdanıdır…

Tolstoy’un ağırlıklı düşüncesine göre-, devrimcilerin istedikleri gibi, mülkiyet sahiplerinin elinden mülkiyetlerinin zorla alınmasıyla, aşağıdan yukarı doğru değil, fakat varlıklarından kendiliklerinden ödün vermeleriyle, yukarıdan aşağıya doğru gerçekleştirilmelidir.

Devamı…Lev Tolstoy: İnsanın kabul edebileceği tek yargıç da kendi vicdanıdır…

İnsanın Toplumsal Doğası: Bizi birbirimize bağlayan doğal zorunluluk mu?

Marx’ın insanın güçleri ve bu güçlerin gerçekleşmesi için nelerin gerekli olduğuyla ilgili görüşü, insan etkinliğinin (çalışmanın, yaratıcılığın) diğer insanlarla ve diğer insanlar için yapılması gerektiği ve bu nedenle de insanın toplumsal bir varlık olduğu iddiasına zemin hazırlar.

Devamı…İnsanın Toplumsal Doğası: Bizi birbirimize bağlayan doğal zorunluluk mu?

Sigmund Freud: Ezilen sınıflar efendilerine duygusal olarak da bağlanabilirler

Zenginliğin yanı sıra uygarlığın savunulması için kullanılan araçlarla karşılaşıyoruz. Zor önlemleri ve insanları zora uyum gösterme, özverileri için onları ödüllendirme amacına yönelik diğer önlemler. Bu sonuncular uygarlığın zihinsel değerleri olarak tanımlanabilir.

Devamı…Sigmund Freud: Ezilen sınıflar efendilerine duygusal olarak da bağlanabilirler

Tarihsel Bakımdan Denetim Toplumları Nedir? – Gilles Deleuze

Foucault “disiplin toplumları”nı 18. ve 19. yüzyıllara yerleştirmişti. Bu toplumlar doruk noktalarına Yirminci Yüzyıl başlarında varmışlardı. Bu toplumlar, geniş ve yaygın kapatıp-kuşatma mekânları düzenlemeleriyle ayırdedilirler. Birey hiç durmadan, her biri kendi yasalarına sahip olan bir kuşatma mekânından öbürüne geçer;

Devamı…Tarihsel Bakımdan Denetim Toplumları Nedir? – Gilles Deleuze

Kültür Eleştirisi ve Toplum – Theodor W. Adorno

Kulaklarıyla düşünmeye alışık olan birinin “Kulturkritik” (kültür eleştirisi) sözcüğünü duyunca sinirlenmesinin tek nedeni, tıpkı otomobil gibi bu sözcüğün de yarı Latince yarı Yunanca olması değildir. Göze batan bir çelişkiyi hatırlatır bu ifade aynı zamanda. Kültür eleştirmeni, kültürden memnun değildir ve bu rahatsızlığını da yine sadece kültüre borçludur.

Devamı…Kültür Eleştirisi ve Toplum – Theodor W. Adorno

Freud’da Toplum, Kültür, Din Felsefesi – Ali Babaoğlu

freudBaşlangıcından itibaren psikanalitik kuram din, sosyoloji, uygarlık tarihi ve güzel sanatlar alanlarına da yayılıp yansımaya başlamıştır. Bu yansımalar belki psikanalizin yüzyılımız eğilim ve düşünceleri üzerine yaptığı en önemli etkidir. Asıl amacı olan psikiyatri ve tıp alanındaki etkisinin görece zayıfladığı sırada doruğa çıkmış görünen bir etki.

Devamı…Freud’da Toplum, Kültür, Din Felsefesi – Ali Babaoğlu

Afşar Timuçin: “Gelişmemiş insan kendi yazgısını başkasına devretmeye hazırdır”

Afşar TimuçinToplumların açmazlarından yalnız o toplumları yönetenler sorumludur görüşü pek yaygındır. Bu görüşte olanların tümü gündelik yaşamın çarklarında dönüp duran ve kendilerini yönetilmeye bırakmış kimselerdir. Bu anlamda kuramlar bile geliştirildiği olur, tarihten örnekler verilir: falanca kral şöyle yapmasaydı her şey çok değişik olacaktı diye düşünülür. Kralı bir güç olarak var sayarken uyrukları yani koca toplumu yok sayarlar. Bu yönde görüşler üretene nereden biliyorsun dediğinizde yüzünüze bir garip bakacaktır: bunu bilmeyecek ne var? Oysa toplumların açmazlarından yönetenlerden önce yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla yönetilenler sorumludur: her toplum kendinin suçlusudur. Burada falancanın filancadan, kralın kaçakçıdan ya da bıçakçıdan daha az ya da daha çok sorumlu olduğunu düşünemeyiz.

Devamı…Afşar Timuçin: “Gelişmemiş insan kendi yazgısını başkasına devretmeye hazırdır”

Toplum Sözleşmesi Ya da Siyasi Hukuk İlkeleri: Köleliğe Dair – Jean-Jacques Rousseau

RousseauÖzgürlüğünden vazgeçmek, insanlık sıfatından, insan haklarından, dahası, ödevlerinden vazgeçmek demektir. Her şeyinden vazgeçen bir kimse için hiçbir tazmin olasılığı yoktur. Böylesi bir vazgeçiş insan doğasıyla bağdaşmaz; insanın istencinden her türlü özgürlüğü çekip almak onun davranışlarından da her türlü ahlak düşüncesini çekip almaktır. Sonuçta, bir yandan mutlak bir otorite, öte yandan sınırsız bir boyun eğme düzeni kurmak boş ve çelişkili bir uzlaşı olur. Kendisinden her şeyi talep etme hakkımız olan bir kimseye karşı hiçbir taahhüt altına girmeyeceğimiz açık değil midir? 

Devamı…Toplum Sözleşmesi Ya da Siyasi Hukuk İlkeleri: Köleliğe Dair – Jean-Jacques Rousseau

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org