Bu yaşadığımız nedir, Nereye sürükleniyoruz? – John Berger

Kitleleri hükmü altına alan bir zorbalık çağının en karanlık günlerini yaşıyoruz. Dünyanın her yerinde acı var. Yegâne erdemin kâr tutkusu olduğu bu düzenin en etkili aracı ise medya. Bir an önce bizden çalınan sözcüklerimizi geri almalıyız. Yoksa bize tek bir sözcük kalacak: Utanç.

Devamı…Bu yaşadığımız nedir, Nereye sürükleniyoruz? – John Berger

Medyaya Nasıl Direnilir? – Ulus Baker

Enformasyon, pazarlama, haber, reklamcılık, iletişim, kampanya, kamuoyu… Her şeyden önce bu sözcükleri bizzat medyanın günlük hayatımıza, ekonomik-siyasî ve toplumsal retoriğimize dahil etmiş olduğunu hatırlatmakta yarar var. Genel yönelim, bu sözcüklerin herbirine yüklenen “olumlu” anlamın mutlaklığına duyulan hayranlıktır.

Devamı…Medyaya Nasıl Direnilir? – Ulus Baker

Mahsun Kırmızıgül’ün Kürtleri ve Tuhaf ‘Hayat’ı – Hamza Aktan

Kürtleri hem kendi gözlerinde hem batılı izleyicinin gözünde ötekileştirmek için her türlü yolu deniyor. Tüm bunları da kadınlar ve namus meselesi gibi yine oryantalist anlatının tipik araçlarını kullanarak anlatıyor. Kadınların söz sahibi olmadığı, çaresizlik nedeniyle alınıp satılan bir eşya olduğu, erkeklerin bir kısmının değer tanımayan kadın düşkünü, diğerlerinin de kadına değer vermeyen para meraklısı karaktersiz karakterler, hayatın kendisinin de her an her şeyin olabileceği bir dram olduğu ‘Kürt hayatı’ dizinin esas anlatısını oluşturuyor.

Devamı…Mahsun Kırmızıgül’ün Kürtleri ve Tuhaf ‘Hayat’ı – Hamza Aktan

Siz Nerede Yaşıyorsunuz Hasan Cemal ve Ahmet Altan – Ahmet Nesin

Size iki değişik tarih vermek istiyorum, biri 28 Haziran 1996 diğeri 3 Kasım 1996. İlk verdiğim tarih Refah-Yol iktidarının kuruluşu. Yani Necmettin Erbakan’ın başbakanlığında Tansu Çiller’le birlikte kurulan koalisyon hükümeti. O hükümetin devlet bakanlarından biri bugünkü cumhurbaşkanı Abdullah Gül. Bugün 5 yıla mahkum olan Mehmet Ağar dönemin içişleri bakanı ve şimdiki başbakan Recep Tayyip Erdoğan da Istanbul belediye başkanı.
İkinci verdiğim tarih de Susurluk kazasının meydana geldiği tarih. Yani Susurluktan suçlanan Mehmet Ağar o dönemde içişleri bakanı. En fazla faili meçhul cinayetlerin işlendiği dönem, bilhassa Tansu Çiller dönemi çok açık bir şekilde ortada. Yani bütün bu olanlara bugünün AKP’si o dönem Refah Partisi olarak birebir katılmış durumda. O zaman Hasan Cemal ve Ahmet Altan Özel harekatçı polislerin salıverilmesine ve öncesinde bu polisleri tutuklayan yargıcın görevden alınmasına neden şaşırıyorlar.

Devamı…Siz Nerede Yaşıyorsunuz Hasan Cemal ve Ahmet Altan – Ahmet Nesin

Eli sopalı Türk medyası, “Döner Bıçaklı Türk Övgüsü” ve Ruhat Mengi Mantığı

Medyanın “Döner Bıçaklı, Sopalı Türk Övgüsü”
Londra’da yaşanan olayları değerlendiren Türkiye medyasında, döner bıçaklı, sopalı Türklere düzülen övgüler dikkat çekiyor ve akıllara “Şiddetin meşrusu olur mu?” sorusunu getiriyor.
Londra’nın kuzeyinde Tottenham’da siyahi bir gencin polis kurşunu ile ölmesi sonrasında başlayan olaylar, Hackney, Birmingham ve Manchester gibi yerlere de sıçradı. Bir kişinin öldüğü ve çok sayıda kişinin yaralandığı olaylar sırasında, araçların, mağazaların ve binaların yakılması, talan ve yağmanın başlaması medyada geniş boyutlu olarak yer aldı.Ancak Türkiye medyasının, şiddeti kınayan bir tavır takınırken, “öteki” şiddeti, “güvenliği sağladığı” iddiasıyla yüceltmesi dikkat çekiyor.

Devamı…Eli sopalı Türk medyası, “Döner Bıçaklı Türk Övgüsü” ve Ruhat Mengi Mantığı

Ahmet Nesin: “Hıncal Uluç tipi gazetecilik; önüne gelene sataş, mutlaka yandaş bulursun”

Hınçal Uluç’un Söyleşileri ve Sorunları

Sanırım Sabah Gazetesi’nin ilk yıllarıydı yada Erkekçe Dergisi’ndeydi, Hıncal Uluç’la yapılan bir söyleşisini okumuştum. Tam kelime kelime anımsamasam da çok yönlü kişiliğini şöyle anlatıyordu Uluç: “Diyelim ki bir sevgilim var ve operayı, baleyi sevmiyor, bir de operayı, baleyi seven arkadaşım olmalı. Başka biyere gitmek istiyorsun, o da onu sevmiyor, o zaman onu seven biri daha olmalı yaşantında…
Bu yazdığım abartma değil, kimileyin konu eşlerin yada sevgililerin uyumu tartışmasına geldiğinde hep Hıncal Uluç’un bu örneğini veririm. Savunduğumdan değil, Türkiye gibi ülkelerde insanların medeniyetle dejenerasyonu nasıl karıştırdıklarını anlatmak için veririm bu örneği. Esasında Uluç’un verdiği bu örnek İslam’daki çok eşliliğin kendisine göre modern halidir.

Devamı…Ahmet Nesin: “Hıncal Uluç tipi gazetecilik; önüne gelene sataş, mutlaka yandaş bulursun”

Bizim Adımıza Konuşma Ahmet Altan – Ahmet Nesin

Önceki gün Ahmet Altan Taraf Gazetesi’nde bir yazı yazdı ve gerçekten çok üzüldüm. Yazılarında Ahmet Altan’ı benim kadar sık eleştiren başkası var mıdır bilemiyorum, çok da önemli değil ama bu kez çok üzüldüm, çünkü Ahmet Altan artık inanmasa da bildiği bir konuda bilerek yanlış yazıyor… Üzüldüm çünkü Altan bildiği bir konuda cahilce konuşuyor, o konudan da rant sağlıyor. Altan Marksizmi biliyor ama saptırıyor yada Marksizmi bilmeyen halka “Marksistler esasında böyle olmalıdır!” diye yalan yanlış yazıyor… Gelelim Altan’ın önceki gün yazdığı yazıdaki bölüme:

Devamı…Bizim Adımıza Konuşma Ahmet Altan – Ahmet Nesin

“Hoş geldin Ya Şehr-i Kapitalizm” – Ece Temelkuran

“ALO?”
“Buyrun”
“Ec’anım TRT’den arıyoruz biz.”
“Buyrun?”
“Ramazan akşamları iftar
saatinde yayınlanmak üzere beşer
dakikalık spot programlar çekiyoruz.
Acaba sizinle de bir ramazan
programı çekebilir miyiz?”
“…”
“Ec’anım?!”
“Dalga mı geçiyorsunuz?”
“Yoo… Son derece ciddiyiz.”
“Şaka filan mı bu?”
“Yo, gerçekten değil.”

Devamı…“Hoş geldin Ya Şehr-i Kapitalizm” – Ece Temelkuran