Yazarın Ülkesinde Bir Gezinti Yada “Burası Bizi Öldürmek İsteyenlerin Yurdu…” – Leylâ Erbil

Tezer ÖzlüTezer Özlüyü anlamak için stadyumlardan ve ekranlardan fışkıran “En büyük türkiyeh! başka büyük yok!” inlemelerinin dışında bir yerlerden de ülkeyi seyretmek gerekiyor. Türkiye, aslında âşığı olduğu bu topraklar acılarına acı katmıştır Tezer’in. Din kökenli ilkellik, resmi ideolojinin sarmalında özgür aklı boğmuştur bu ülkede. Buyurgan, yasakçı, ataerkil toplumun yatışmak bilmez gizli şiddeti sadece on yılda bir sıkıyönetim dönemlerinde değil, sivil yönetimlerde de insan ilişkilerinin tüm alanlarını kaplamış, yurttaşların tümünü hasta etmiş, cehenneme çevirmiştir yaşamı. Hele Tezer gibi kozmopolit kültür sahibi insanlarınkini.

Devamı…Yazarın Ülkesinde Bir Gezinti Yada “Burası Bizi Öldürmek İsteyenlerin Yurdu…” – Leylâ Erbil

Ahmed Arif: Aslında yalnızlık duymayan, can sıkıntısı çekmeyen sade hayvanlardır!

leylim leylimSevgili Canım,
Geldi. Mektubun, üç kitap ve bir dergi. Sağ ol, öperim seni. İstediğin gibi, hemen şiir göndermeği nasıl isterdim bilsen. Dağınık, henüz toparlayamadım. Sağlam mısralar yakaladığımı sanıyorum. Bu hali, bilhassa kendinde, bir kısırlık, bir tükenme saymanı asla kabul edemiycem. Say sanatçının belirli özelliğidir bu. Biz (ve hele sen!) ne makine ne de hamalız! Sayıca çokluğu da bir üstünlük sayanlara kulak asma. Arasan ağız tadıyla anılacak tek mısraları yoktur onların.

Devamı…Ahmed Arif: Aslında yalnızlık duymayan, can sıkıntısı çekmeyen sade hayvanlardır!

Tezer Özlü: “Hepsi çok iyi tüccar. Almayı, satmayı, biriktirmeyi biliyorlar. Can sıkıcılar…”

Tezer Özlü“İstanbul’dan ayrılalı 10 ay oluyor. En çok Mehmet’in ‘kız özlersin, insan memleketini özler’ sözcükleri kulaklarımı çınlatıyor. Biraz kesin gibi görülen –tabii hiçbir şey kesin değil– bu ayrılık, bana oldukça güç geldi. Bu toplumu iyice gözetledim. Kitap, dergi, gazeteleri ile kavramaya çalıştım. İnsan ruhu olarak yaşamayan bir toplum. Dinamizmi de yok. Almanlar’a da hiç benzemiyorlar. Hepsi çok iyi tüccar. Almayı, satmayı, biriktirmeyi biliyorlar. Can sıkıcılar. Ama kent güzel. Bildiğin gibi mimari çok insancıl boyutlarda. Sokaklar evler… küçük alanlar insanlardan daha güzel. Ayrıca burada ilk kez, yaşamın durgunluğu ve günlük pratik yaşamın hiçbir sorun çıkartmaması nedeniyle ‘zamanı’ algıladım. Zamanı algılamanın çok olumlu yanları var. İnsanı biraz durgunluk düşüncesine itse de…”

Devamı…Tezer Özlü: “Hepsi çok iyi tüccar. Almayı, satmayı, biriktirmeyi biliyorlar. Can sıkıcılar…”

Tezer Özlü’den Leylâ Erbil’e: “Aynı çocukluk düşleri gibi, küçük boşluklara düştüm”

Tezer ÖzlüBir sabah uyandığımda koltuk altımda 2 ceviz, göğsümde 5cm. bir taş parçası buldum. Koltuk altı lenflerim kanser demek. Bunu kesemezsin ki. Aylarca düşünce ile bunu yenmeye çalıştım. Korku ağır bastı. Depresyon geçirdim. 20 gün yatakta beni kayışla bağlı tuttular. Göğsümdeki rahatsızlığı bile bile bana verdikleri ilaç kanser için en zararlı ilaç. O kayış içinde 2-3 kere öldüm, ama kendimi dirilttim. Oradan çıkıp, öteki hastaneye yattım, 5 gün. Parça aldılar, en azılı kanser çıktı. Şu şansa bak: Sinir hastanesinden çıkıp, kendini kanserin kucağında buluyorsun.

Devamı…Tezer Özlü’den Leylâ Erbil’e: “Aynı çocukluk düşleri gibi, küçük boşluklara düştüm”

Ahmed Arif’ten Leylâ Erbil’e Mektuplar: “İlk sen mağlûp ettin beni”

leylim leylimTürkiye’de en çok baskısı yapılan kitaplar listesine giren dizeleri dilden dile dolaşan Ahmed Arif’in tek kitabına adını veren ‘Hasretinden Prangalar Eskittim’ şiirinin son dizelerinde “Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır/ Üşüyorum, kapama gözlerini…” diye söz ettiği gözler geçtiğimiz temmuz ayında kapandı. Yalnızca bu şiire değil kitapta yer alan pek çok dizeye ilham veren bu kişi ünlü yazar Leyla Erbil’di. Ahmed Arif’in 1954-1957 ve en son 1977’de olmak üzere 60’ın üzerinde gönderdiği mektup Ruken Kızıler editörlüğünde kitap olarak yayımdı. Şairin ‘Leylim’ diye hitap ettiği ve bir şiirine de adını verdiği yazar, son romanı ‘Tuhaf Bir Erkek’i bitirdikten sonra mektupları yayımlamaya karar verse de kitabı görmeden yaşama veda etti.

Devamı…Ahmed Arif’ten Leylâ Erbil’e Mektuplar: “İlk sen mağlûp ettin beni”