Gerçeğe Sırtını Dönen İzleyiciler: Bir Çember Olarak Kitle – Elias Canetti

Bir arena, iki kez kapalı bir kitleyi barındırır. Bu tuhaf niteliği nedeniyle arenanın incelenmesi gerekir. Arenanın dış dünyayla ayrım hattı net olarak çizilmiştir. Arena, genellikle çok uzaklardan görülebilir ve şehir içindeki konumu, kapladığı uzam, gayet iyi bilinir.

Devamı…Gerçeğe Sırtını Dönen İzleyiciler: Bir Çember Olarak Kitle – Elias Canetti

Kitle ve İktidar: Dünya Dinlerinde Kitlelerin Evcilleştirilmesi – Elias Canetti

Evrensellik iddialarına sahip dünya dinleri, çok kısa zamanda çekiciliklerinin odağını değiştirirler. Başlangıçta amaçları ulaşılabilecek herkese ulaşmak ve kazanılabilecek herkesi kazanmaktır. Öngördükleri kitle evrenseldir; tek tek her ruh hesaba katılır ve her ruh onların olacaktır.

Devamı…Kitle ve İktidar: Dünya Dinlerinde Kitlelerin Evcilleştirilmesi – Elias Canetti

Kitle ve İktidar: İçe dönük ve sessiz sürüler – Elias Canetti

Dört ana sürü türü çeşitli biçimlerde gruplanabilir. Önce içe dönük ve dışa dönük sürülerin farkına bakalım. Daha çarpıcı olan ve bu yüzden de tanımlanması daha kolay olan dışa dönük sürü, kendisinin dışındaki bir hedefe yönelik hareket eder. Uzak mesafeler kat eder ve normal hayattaki hareketle karşılaştırıldığında daha büyük bir yoğunluğu vardır.

Devamı…Kitle ve İktidar: İçe dönük ve sessiz sürüler – Elias Canetti

Kitle ve İktidar: Sürülerin Tarihsel Sürekliliği – Elias Canetti

Elias Canetti

“Bowling oyunundaki kukalara benziyoruz daha çok. Aileler halinde getirilip oraya dikiliyoruz, yaklaşık dokuz kuka. Bodur ve tahtadan oracıkta dikilip duruyoruz. Yanı başımızdaki öbür kukalarla bir ilişkimiz yok. Bizi devirecek darbenin izleyeceği yol, çoktan belirlenmiş durumda; salakça bekleşiyoruz; bir darbe karşısında bitişiğimizdeki kukaları devirebildiğimiz kadarını deviriyoruz bizimle, bitişik kukalara aktardığımız darbe onlarla aramızdaki biricik ortak noktadır, hızla akıp giden bir varoluş sürecinde bu ortak noktayı birbirimize çok görmüyoruz.

Devamı…Kitle ve İktidar: Sürülerin Tarihsel Sürekliliği – Elias Canetti

Kitlelerin duyguları, baskıcılığı, muhafazakarlığı ve ahlakçılığı – Gustave Le Bon

insanKitle, öldürme, yangın ve her nevi cinayet yapmaya kabiliyetli olduğu gibi, fedakar ve sadık fiiller icrasına da, bireyden çok daha yüksek derecede yeteneklidir. Özellikle şan, şeref, din ve vatan duygularına hitap edilerek kitle halindeki bireyin duygularından yardım beklenir. Tarih Haçlı akınlarına ve 93 gönüllülerine benzer örneklerle doludur. Büyük sadakatlere ve diğer kanılıklara yalnız kalabalıklar yeteneklidir. Pek az anladıkları inançlar ve düşünceler için kendilerini kahramanca ölüme teslim etmiş olan kalabalıklar ne kadar çoktur.  

Devamı…Kitlelerin duyguları, baskıcılığı, muhafazakarlığı ve ahlakçılığı – Gustave Le Bon

“Hiçbir kötülük, kötülük olarak tarif edilmekle düzeltilememiştir” | Kültür Endüstrisi – Adorno

AdornoKültür endüstrisi asıl anlamı ve mantığı değil de faydası bakımından, gerçeklikteki konumu ve ortada bulunan iddiaları açısından değerlendirilecek olursa; dikkatler onun daima başvurduğu fayda konusuna yöneltilecek olursa, yapacağı etkinin potansiyelinin iki kat daha fazla olduğu anlaşılacaktır. Ama bu potansiyel, gücün yoğunlaşması sayesinde, çağdaş toplumun güçsüz bireylerinin mahkûm olduğu tanıtım ve insan zayıflıklarının sömürülmesinde yatar. Bu bireylerin bilinci daha da geriler. Bazı alaycı ABD’li film yapımcılarının on bir yaşındakileri de göz önüne alarak film çekmek durumunda olduklarını söylemeleri bir rastlantı değil. Ellerinde olsaydı, böyle yaparak yetişkinleri de on bir yaşına indirmek için canlarını verebilirlerdi.

Devamı…“Hiçbir kötülük, kötülük olarak tarif edilmekle düzeltilememiştir” | Kültür Endüstrisi – Adorno

Canetti’nin Kitle ve İktidar adlı eserinden kitlenin çözümlemesi ve iktidara itaati üzerine alıntılar

1905 doğumlu olan yazar Elias Canetti 1930’larda kitle eylemlerinin her tür politik mücadelenin en önemli silahı olduğunu fark ederek “kitle” ve “iktidar” ilişkisi üzerinde çalışmaya başladı. Çalışması ilerledikçe ilişkinin “tarih üstü” boyutlarını keşfetti ve insanın özüne yöneldi. Hayvan sürülerini ve yaşayışlarını, bir araya gelmiş her tür insan topluluğunu din, zaman, mekan farkını gözetmeksizin devasa bir literatür taraması yaparak inceledi. Yaşadığı yıllar, özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın tarihteki en büyük kitle hareketlerinin ve kitlesel yıkımların görüldüğü  döngüye denk gelmesi; bir “iktidar” (s)imgesi olarak Hitler’in vahşeti yaptığı işin önemi ve anlamını artırdı. Kendi gündelik yaşamında kitlenin yıkıcı, iktidarın öldürücü yüzünü gördü. İnsanlar arasında “emir” ve “itaat” ilişkisinin nasıl biçimlenerek saldırganlık mekanizmalarına dönüştüğünü anlatı.Ölüme karşı direnmenin yolu; emre karşı koymak ve yaratmak olduğunu belirti. “Düşünmek ısrar etmektir” diyerek toplumun yapısı, şiddetin doğası üzerine ebedi bir anlatımla son derece ilginç, derin bir düşün eseri kazandırdı.

Devamı…Canetti’nin Kitle ve İktidar adlı eserinden kitlenin çözümlemesi ve iktidara itaati üzerine alıntılar

Kültür Endüstrisi: Kitle Hilesi Olarak Aydınlanma – Theodor W. Adorno

Nesnel olarak nitelenen dinin desteğinin yitimi, kapitalizm öncesi kalıntıların feshi olan sosyolojik teori, teknolojik ve sosyal farklılaşma ya da uzmanlaşmayla birlikte kültürel bir kaosa öncülük ederek her gün yanlışlanıyor; üstelik şimdi aynı etkiyi herşey üzerinde yaratıyor. Filmler, radyo ve dergiler her parçada ve bütünde hep aynı kalan bir sistem oluşturuyor! Politik karşıtların estetik aktiviteleri bile kesin olan sistemin ritmine gayretli bir itaat içerisinde… Otoriter ülkelerde etkileyici endüstriyel yönetim büroları ve sergi merkezleri hemen hemen birbirleriyle aynı. Uluslarararası şirketlerin dahiyane planlaması olan; her yerde boy gösteren muazzam parlaklıktaki kuleler ivme kazanmış olan serbesleşmiş girişimci sistemin dışardan görünümleri… Şimdi betondan yapılmış şehir merkezlerinin yanında daha eski evler gececekondu görünümünde ve dayanıksız yapılarıyla dağın eteklerindeki yeni evler teknik ilerlemelerinin övgüleri içerisinde bir teneke gibi kenara atılmayı bekliyor. Şehir iskan projeleri, bireyi; küçük yaşam alanlarında bağımsız görünen, rakibine daha önemsizmiş gibi davranan biri haline getirdi bile; işte kapitalizmin gerçek gücü…

Devamı…Kültür Endüstrisi: Kitle Hilesi Olarak Aydınlanma – Theodor W. Adorno

Kitle, Melankoli, Felsefe | Kültür Endüstrisini Yeniden Düşünürken – Theodor W. Adorno

Kültür endüstrisi terimi yanılmıyorsam ilk defa 1947’de, Amsterdam’da Horkheimer’la birlikte yayımladığımız Aydınlanmanın Diyalektiği’nde kullanıldı. Müsveddelerde “kitle kültürü” terimini kullanmıştık. Fakat daha sonra, yandaşlarının işine gelecek yorumları dışarıda bırakmak amacıyla kitle kültürü yerine “kültür endüstrisi” terimini kullanmayı uygun bulduk; ne de olsa onun, kitlelerden kendiliğinden çıkan bir kültür sorunu olduğunu ortaya atabilirler, onu popüler sanatın çağdaş formu sayabilirlerdi ki bu ikincisinin kültür endüstrisinden kesin olarak ayırt edilmesi gerekir. Kültür endüstrisi eski olanla tanıdık olanı yeni bir nitelikte birleştirir. Kitlelerin tüketimine göre düzenlenen ve büyük ölçüde o tüketimin yapısını belirleyen ürünler, tüm sektörlerde az çok bir plana göre üretilir. Tüm sektörler yapısal olarak benzerdir ya da en azından birbirinin açıklarını kapatarak, neredeyse tamamen gediksiz bir sistem oluştururlar.

Devamı…Kitle, Melankoli, Felsefe | Kültür Endüstrisini Yeniden Düşünürken – Theodor W. Adorno

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org