‘Ben bayağıyım ama yazdıklarım öyle değildir’ – Ahmet Altan

Kalabalıklarla sanatçılar arasındaki o gerilimli alanda gezinen duygular, sanırım, kolayca tarif edilemeyecek kadar karmaşıktır; kalabalıklar hem hayranlık duyar hem küçümserler, hem sever hem kızarlar, hem beğenir hem kıskanırlar, hem çok akıllı bulur hem çok saf olduklarına inanırlar.

Devamı…‘Ben bayağıyım ama yazdıklarım öyle değildir’ – Ahmet Altan

Ahmet Altan: Türkiye’nin başında İttihatçılara çok benzeyen bir iktidar var; onlar gibi hırsız ve zorbalar!

ahmetaltan

Erdoğan kalktı bir açıklama daha yaptı. “Suriyelileri vatandaşlığa alacağız” dedi. “Vatandaşlığa alacağız” dediği insanlar, Türkiye’nin beş yıldır “mülteci” statüsü vermediği insanlar.  Neden o sahipsiz, çaresiz insanlara “mülteci” statüsü tanımadın?
Mülteci statüsü tanımadığın insanlara, hangi altyapıyı hazırlayarak “vatandaşlık” vereceğini söylüyorsun?  
Neden Avrupalı ülkeler “yüz bin mülteci” gelecek diye dehşete kapılırken, Türkiye üç milyonuna vatandaşlık verebileceğine inanıyor? Avrupalılar neden korktu, Türkiye neden korkmuyor?

Devamı…Ahmet Altan: Türkiye’nin başında İttihatçılara çok benzeyen bir iktidar var; onlar gibi hırsız ve zorbalar!

Ahmet Altan: “İç savaş çıksın” diyenler kendilerini güvende sanıyorlar galiba

ahmetaltan

Yalnızca şehirleri, köyleri, mahalleleri yok edilen Kürtlerle Türkler arasında değil bu nefret…
“Namaz kılmayanlar hayvandır” diyenlerle, namaz kılmayanları “telef” edilecek yaratıklar gibi görenlerle, “hayvan” denilenler arasında da korkunç bir nefret birikiyor.
Öfke liselere kadar yayıldı.
Erdoğan ve AKP’liler, iç savaş çıkınca “ordu” kendi emirlerinde kalacak sanıyorlar. “Bol para verdikleri” söylenen komutanların bir kısmını belki yanlarında tutarlar ama iç savaşlarda ordular da bölünür, bir ordunun içinden birbirine düşman ordular çıkar. Katliamlar olur.

Devamı…Ahmet Altan: “İç savaş çıksın” diyenler kendilerini güvende sanıyorlar galiba

Ahmet Altan: AKP çetesinin “ciğerini” sökecekler

ahmetaltanBir belgesel izlemiştim… Endonezya’da muhalifleri öldüren katiller, suçlarını büyük bir rahatlıkla itiraf ediyorlardı. Böylesine fütursuzca suçlarını itiraf edebilmelerinin nedenini bir tanesinin sözleri açıklığa kavuşturuyordu: “Biz Endonezya’dayız… Bize burada kimse dokunamaz.” Devlet destekli bütün çeteler, hangi suçu işlerlerse işlesinler “dokunulmaz olduklarına” güvenir aslında. Korunacaklarına, onlara asla dokunulamayacağına inanırlar. Türkiye’de AKP’nin çeşitli “branşlarda” kurduğu çeteler de bu güvenle işlerini yapıyorlar, hukukun dışına çıkmalarına kimsenin ses etmeyeceğine, onları yargılamayacağına inanıyorlar.

Devamı…Ahmet Altan: AKP çetesinin “ciğerini” sökecekler

Ahmet Altan: Kaderiniz, geleceğiniz, laikliğiniz, özgürlüğünüz yıllarca küçümsediğiniz Kürtlere bağlı

ahmetaltanBir örümcek türü var… Avını yakaladığı zaman zehrini içine zerkediyor, o zehir avın iç organlarını eritip sıvılaştırıyor… Örümcek o sıvıyı emip beslenirken av da ölüyor.
Bugün, “anayasaya uymayacağını” açıklayan, “fiili durum” yaratarak hukuka darbe yapan Tayyip Erdoğan da “diktatörlük” yolunda bu “örümcek siyasetini” izliyor.
Siyasi partilerin ve kurumların içine önce zehiri bırakıyor.
Çok basit ama çok etkili bir zehir bu.
Bu zehrin adı, “Kürt nefreti.”

Devamı…Ahmet Altan: Kaderiniz, geleceğiniz, laikliğiniz, özgürlüğünüz yıllarca küçümsediğiniz Kürtlere bağlı

Ahmet Altan: “Sen hırsızını tutuklamazsan ben tutuklarım” diyor dünya AKP’lilere

ahmetaltanOlaylar öyle süratli ve şiddetli akıyor ki sel sularına kapılmış gibi oradan oraya savruluyoruz, gürültünün ve hızın gittikçe artmasından suların içindekilerle beraber köpürerek döküleceği büyük bir çağlayana yaklaştığımızı anlayabiliyoruz.
Görkemli bir kabarıştan sonra sakin sulara varabileceğimizi umut ediyoruz.
Pazartesi gecesi, saatler biri geçerken telefonlar “mesaj geldi” sesleriyle titreşmeye başladı, mesajı gören, “aaa” deyip mesajı bir başkasına aktarıyordu.
Reza Sarraf Amerika’da, bizim burada kısaca “17-25 Aralık” dediğimiz büyük yolsuzluklardan dolayı tutuklanmıştı.

Devamı…Ahmet Altan: “Sen hırsızını tutuklamazsan ben tutuklarım” diyor dünya AKP’lilere

5 Yazar Cevaplıyor: Hangisi Daha Büyük Dostoyevski mi, Tolstoy mu?

DostoyevskiKlasik Rus edebiyatının dönemdaş iki dev ismi Rus ve dünya edebiyatını derinden etkileyen 19. yüzyılın iki büyük yazarı Lev Tolstoy ile Fyodor Dostoyevski, yüzyıllardır birbirleriyle kıyaslanageldi. İlginçtir ki iki yazar, çağdaş olmaları ve aynı sosyal çevreyi paylaşmalarına rağmen ne bir kez olsun yüz yüze görüştü ne de birbirlerine tek satır mektup yazdı. Ancak hayatlarında hiç temas noktası oluşturmasalar da birbirlerinin eserlerini her zaman yakından takip ettiler.
Dostoyevski ‘Bir Yazarın Günlüğü’ kitabında Tolstoy’un ‘deha’ olduğunu ve ‘olağanüstü yüksek sanat’ yaptığını vurgulayarak şu ifadelere yer verir: “Anna Karenina’nın yazarı gibi insanlar, toplumun öğretmenleridir, biz ise sadece onların öğrencileriyiz.

Devamı…5 Yazar Cevaplıyor: Hangisi Daha Büyük Dostoyevski mi, Tolstoy mu?

“Bu tuzağa düşecek misiniz?” Türklüğün Kürtlükle İmtihanı – Ahmet Altan

ahmetaltanBugün Türkiye’de, “başkanlık” adı verilen faşist bir diktatörlük sistemini kurabilmek için Kürtlerin kanından oy damıtmaya uğraşan korkunç bir vahşet var. Öldürülen her Kürt gencinin damarlarından boşalan kanıyla birlikte sandıklarına akan oyun artacağını düşündükleri için şehirleri, mahalleleri, evleri bombalayarak savaşı gittikçe kızıştırıyor, bebekleri, kadınları, yaşlıları sokaklarda vuruyorlar. Yüz binlerce insanı sürgüne zorluyorlar.
“Ama PKK da…” diye başlayacak her cümlenin, Türkiye’nin geleceğini belirleyecek bu gerçeği sakladığına inanıyorum. PKK’ya kızarak, söverek, eleştirerek, öfkelenerek, bugünkü durumu değiştiremezsiniz.

Devamı…“Bu tuzağa düşecek misiniz?” Türklüğün Kürtlükle İmtihanı – Ahmet Altan

“Milletler, cumhurbaşkanlarıyla değil aydınlarıyla gelişirler” Cumhurbaşkanı ve Akademisyenler – Ahmet Altan

ahmetaltanÇok ünlü hikayedir…
Eski bir gazeteci olan Fransız Başbakanı Clemenceau, Polonya’nın en ünlü piyanist ve kompozitörlerinden biriyken cumhurbaşkanı olan Paderewski ile karşılaştığında, alaycı bir şaşkınlıkla, “Paderewski mi” der, “şu ünlü piyanist Paderewski mi? Tanrım bu ne düşüş…”
Paderewski gibi, Vaclav Havel gibi bazıları “cumhurbaşkanlığına, başbakanlığa” düşerler.
Onlar gibi yeteneklere sahip olmayan bazıları da cumhurbaşkanlığına, başbakanlığa yükselirler.
Erdoğan, cumhurbaşkanlığına “yükselmiş” bir siyasetçidir.

Devamı…“Milletler, cumhurbaşkanlarıyla değil aydınlarıyla gelişirler” Cumhurbaşkanı ve Akademisyenler – Ahmet Altan