Şeyh Bedreddin: Adil olmayan gücün silahları, yalan, baskı ve korkudur

Nice yaşarsak yaşayalım, sonunda ölecek değil miyiz?
— Onun orası öyle. Ama Venediklilerle, bizim başımızdaki Cenevizliler, içlerinde nice bin değerli düşünce olursa olsun, sizin kelleleriniz için Osmanlıdan çok yüklü bir para koparabililer.

Dua edin ki, Latin milleti kendi içinde birbirine düşmüş durumda. Şu anda başlarında üç ayrı papa olduğunu duymuşsunuzdur herhalde..?

— Latinlerin kutsal şeylere saygısızlıkları ve pis işleri üzerine pek çok şey anlattın, kâhya. Ben de sana Ortodoksların ve Müslümanların Latinlerinkinden hiç aşağı kalmaz vahşetleri üzerine pek çok şey anlatabilirim. Roma imparatorlarının, kendi çocuklarının gözlerine nasıl mil çektirdiklerini, Ortodoks voyvodaların kentli halkı nasıl kılıçtan geçirdiklerini ve atların kuyruğuna bağlayıp yerden yere sürüdüklerini hatırla, yeter. Osmanlı Sultanı Beyazıd değil miydi öz kardeşi Yakup’u boğduran ve Venedikliler İzmir’i elinden geri almaya çalıştıklarında Timur değil miydi Venedik galyotlarına gülle yerine tutsakların kesik başlarını fırlatan? Senin Latinler için söylediklerin doğru. Ama bunlar da doğru. Önemli olan bütün bunları kimin yaptığı ve ne uğruna yaptığı. İşte senin gözden kaçırdığın nokta bu.

— Açıkla öyleyse bana göremediklerimi!

— Bütün bunları yapanlar: Papalar ve krallardır; beyler ve düklerdir; sultanlar ve kilise büyükleridir. Ve bütün bunları bu adamlar iktidar ve para uğruna yaparlar. Bunlardan hangisinin daha iyi olduğu üzerine tartışmanın, kara şeytanın mı, mavi şeytanın mı daha iyi yürekli olduğunu tartışmaktan hiç farkı yoktur. Önemli olan şeytanın hakkından gelmektir. Güç, kudret ondadır.

— Ama, kudret sahibi olan yalnız Tanrıdır, denilmemiş midir?

— Adil kudret sahibi olandır Tanrı. Şeytansa, adil olmayan kudret sahibidir. Gücünü, zenginliklere sahip olma konusunda insanları birbirine düşürmekte, onları parçalamakta kullanır. Adil güç ise birleştirir; silahları inanç ve doğruluktur: Adil olmayan gücün silahları, yalan, baskı ve korkudur.

— O zaman ben bugüne dek, şu adil güç dediğin gücün iktidarını hiç görmemişim. Hem, inanç da insanları birbirine düşürmüyor mu, parçalamıyor mu onları?

— Kitab’a baktığın zaman orda her şeyin söylendiğini göreceksin. Denilmiştir ki: Tanrı dünyayı Adem’le Havva için yarattı. Biz hepimiz onların çocuklarıyız, mirasçılarıyız. Demek ki dünya ve onun nimetleri beylere efendilere değil, inancına, parasına, puluna bakmadan herkese aittir. Bugünkü din babalarının karanlıklaştırdıkları nokta burası işte. Hakikat ışığıyla yürekleri aydınlatmak için Dede Sultan’ın ortaya çıkışı da bu yüzden.

— Uzun sözün kısası, topraklar beylerin elinden alınacak… Peki ama kime verilecek?

Dmitri dayanamadı:

— Hiç kimseye, kâhya efendi, hiç kimseye. Anlatmıştım sana: Bir zorbayı defedip yerine bir başka zorbayı getirmek değil amacımız; zorbalığı ortadan kaldırmak…

— Yani cenneti öbür dünyada değil, bu dünyada kurmak, öyle mi?

— İlle böyle düşünmek istiyorsan, evet.

— Olacak şey değil bu! Duyulmuş şey de değil!

— Kim bilir, bir gün duyuvermişsin!

Radi Fiş
Bende Halimce Bedreddinem

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Francis Bacon: Güzellik çabucak çürüyen yaz yemişleri gibidir…

Erdem, değerli bir taş gibidir, en güzel görünüşünü yalınlık içinde kazanır; kendini de en iyi, yüzü gözü güzel kimselerde değil,...

Kapat