Francis Bacon: Güzellik çabucak çürüyen yaz yemişleri gibidir…

Erdem, değerli bir taş gibidir, en güzel görünüşünü yalınlık içinde kazanır; kendini de en iyi, yüzü gözü güzel kimselerde değil, duruşu ağırbaşlı, yapısı biçimli kimselerde gösterir.

Çok güzel kimselerin erdemli olduğu hemen hemen pek az görülür, sanki doğa hiç eksiksiz bir iş yapma çabası içinde, ruhsal bir bütün yaratmayı unutuvermiştir. Bu nedenle, böylelerinin kendileri güzeldir ama ruhları yücelikten uzaktır, davranışlarıyla hoşa gitmeye, erdemli olmaktan daha çok önem verirler. Ama bu kural her zaman geçerli değildir, çünkü Augustus Caesar,1 Titus Vespasianus,2 Fransa Kralı Güzel Philippe,3İngiltere Kralı IV. Edward,4 Atinalı Alkibiades,5 Şah İsmail6 hem ruhu yüce kişiler, hem de çağlarının en güzel adamlarıydı. Güzellikte, çizgilerin uyumu renkten, davranışların ağırbaşlı, ince oluşu da çizgilerin uyumundan daha önemlidir. Güzelliğin, hiçbir resimde dile getirilmeyecek, tek bakışta kavranamayacak en değerli yönü de budur. Eksiksiz bir güzellik olmaz, en güzellerde bile bir uyum aksaklığı vardır. Bu nedenle, Apelles’in7 mi yoksa Dürer’in8 mi resim yapmakta daha titiz olduğunu söylemek oldukça güçtür: bunlardan birincisi, seçtiği birçok yüzün en güzel yanlarını bir araya getirerek, ikincisi de, geometrik oranları gözönünde tutarak çiziyordu insanı. Böyle resimler bence, bunları yapan ressamlardan başka hiç kimsenin hoşuna gitmez. Bununla, bir ressamın gerçekteki yüzlerin hepsinden daha güzel bir yüz çizemeyeceğini demek istemiyorum, ama bana kalırsa bunu kurallarla değil, eşsiz bir ezgi yaratan müzikçi gibi, mutlu bir esinlenme ile yapmalıdır. İnsan kimi yüzler görür, parçaları inceleyince hiçbirini güzel bulmaz, ama parçalardan oluşan bütün güzeldir. Güzelliğin temel ilkesinin davranış inceliği olduğu bir gerçekse, yaşlı kimselerin çoğunlukla daha sevimli görünmelerine hiç şaşmamak gerekir: “Pulchrorum autumnus pulcher.”Gençleri ancak, gençliklerinin her türlü eksiği örtmesinden dolayı güzel buluruz. Güzellik çabucak çürüyen, çok dayanmayan yaz yemişleri gibidir; çoğu zaman da insanı gençlikte azdırır, yaşlılıkta küstürür. Ama şu da kesin bir gerçektir: yerine düşerse güzellik ışığı, erdemleri aydınlığa çıkarır, kötülükleri ise bastırır.

Francis Bacon
Güzellik Üstüne
Kaynak: Denemeler 

1 Augustus Caesar, gösterişli, yakışıklı bir adamdı. Onu öldürmekle görevlendirilmiş, bir Galyalının bu görevi başaramadan geri döndüğü zaman “yüzüne baktığım an, vurmaya gönlüm elvermedi”, dediği anlatılır.
2 İ.S. 70-79 yıllarında Roma imparatorluğu yapmış Titus Vespasianus da yakışıklı bir adamdı.
3 Fransa Kralı Philippe’e (1285-1314) görünüşünden dolayı “la Bel”, “güzel” adı takılmıştı.
4 İngiltere Kralı IV. Edward (1461-1483) hem yakışıklı hem de yiğit bir adamdı.
5 Alkibiades (İ.Ö. 450-404), zengin, yetenekli, yakışıklı bir adam, Sokrates’in sevdiği öğrencilerindendi. Ünlü bir komutan, başarılı bir devlet adamıydı.
6 1502 yılında İran’da başa geçen, Yavuz Sultan Selim’le savaşmış Şah İsmail de güzelliğiyle ünlüydü.
7 Apelles ilkçağ Yunan ressamlarının en ünlülerindendir. İ.Ö. 340-323 yıllarında yükselmiş, özellikle kadın güzelliğiyle inceliğini dile getirmekte başarı göstermişti. Büyük İskender’in hem koruyuculuğunu hem de dostluğunu kazanmıştı.
8 Albrecht Dürer (1471-1528), Nürnberg’de doğmuş, İtalya’da, Hollanda’da bulunmuş büyük ressamdı. Ressamlığının yanısıra ünlü bir gravürcü, heykelci, mimar, Almanya’da Renaissance’ın en büyük sanatçısıydı.
9 “Güzellerin sonbaharı da güzeldir.” Plutarkhos,Alkibiades, 1.

 

 

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Ve Günler Yürümeye Başladı – Eduardo Galeano

Ayakkabı 1919’da, devrimci Rosa Luxemburg Berlin’de katledildi. Katiller onu dipçik darbeleriyle öldürüp bir kanalın sularına attılar. O esnada ayakkabısının teki...

Kapat