İblise Göre İncil: Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir… – Enis Batur

Yaşlı bir bilge, yaşsız, ışığı kısardı
ince elleriyle. Ve kuz yasasını
bildirirdi göğün: Çocuklar delirecek
bütün bahçelerde.

Çocuklar deliriyor bütün bahçelerde ve kömür atıyoruz belleğimize, geçmişin kapalı zarfından çıkarmak için anlamsızlıkları, unuttuğumuz renkleri ve sabahın yorgun körlüğünü, gözümüzü uyandıran ve uyaran etimizi, bahçeye çıkarken tahta parmaklıklı bir düş-kapıdan.

Çocuklar deliriyor bütün bahçelerde, yüzleri dövmeli ve kolları kopuk; kopuk kolları çoğalıyor o anlaşılmaz coğrafyasında usumuzun ve yükseliyor herbir yanlarına dolanan dolaması ateşin, yakarak, korkutarak!

Taşa yontulmuş bir sevgisizlik var şimdi. Uzun sırtımızı dönüyoruz taşa ve aramaya koyuluyoruz gecenin getireceği serin açlığı. Bir çocuğun gözleri akıyor, başka bir çocuğun, eğilip alıyoruz yerden taşın yüzüne vuran duvarı, bırakıyoruz belki de sezerek, aşılmazlığını ulaşılmaz karanlığın. Işığın parmaklarından sayrıl dansı başlıyor havanın; şakaklarımızda koyu kuyusu, elmacık kemiğinde yad sızısı, bahçelerde çocuklar.

İnsancıl dikenlere yanağını dönerdi genç
bilge. Sözcük dilsiz, ses sessizdi. Işığı
kısardı yaşlı bilge. Ağaçlar vardı ve
ürkü doğururdu körpe karınlarından
kadınlar. Yaşlı bilge genç bilgeydi genç bilge ışık.

Testi, küp, avuç: Kana doluyorlar. Ve yürüyoruz işte, bütün adımlarımız göçebe, yüzümüz dehliz. Yürüyoruz ve yokluyoruz toprağı; ürkü doğuruyor kadınlar: Islak ve somut. Soru sormuyor artık mavi, gök ile dalga arasında çizilen köpüğe.

Yoğuruyoruz toprağı ve azalıyor ışık; ellerimizde yinelenen çıplaklığı yalnızlığın, gözlerimizde kamaşan korkusu keskin çıkmazın.

Kana doluyorlar: Ve kopuyor ses anlamdan bir çığlık olarak büyümeye, sessizliğin sorular getiren yazıtı önünde: Kavrulan etin anlatımı bulanacak mı iblisin söylevinde? Ve yarın sancıyla mı bezenecek içimizin doğusu?

Enis Batur
İblise Göre İncil

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here