En Büyük Asker Bizim Asker – Yılmaz Erdoğan


Kalabalık bir asker yolcu edişi. Kadınlı erkekli bir grup asker kız Vildan’ı havaya atıp tutmakta…
HERKES : En büyük asker bizim asker! En büyük asker bizim asker
VİLDAN : Arkadaşlar, beni havaya atmanıza karşı değilim. Tutmanıza karşıyım. Havaya atın fakat tutmayın beni. Düşüp bir yerimi kırarsam çürük raporu alırım.
HERKES : En büyük asker bizim asker! En büyük asker bizim asker
VİLDAN : Yahu kadınları askere almakta nereden çıktı? Eşitlik dediysek o kadar da demedik. O zaman erkeklerde doğursun.
HERKES : En büyük asker bizim asker!
VİLDAN : Yahu ben ne anlarım askerlikten? Ordunun benden ne çıkarı olabilir? Ben askere alınınca Ordu’nun dereleri yukarı mı akacak?
1. ADAM : Bu sözler sana yakışıyor mu bacım? İç ve dış düşmanların durumu meydanda. Vatanın bütün dersanelerine girilmiş. Havada bulut var ve dumanın sebebi meydanda. Bir millet uyanıyor. Düşman yolları sardı ve…. İngiliz Kemal
HERKES : Yaşaa! Bravooo! En büyük asker bizim asker.
VİLDAN : Bayram Yaparsınız tabii. Askere giden siz değilsiniz. Ah ömrümün en kraker yılları çar çur olacak.
2. ADAM : Düşmanlarımız korksun artık. Kızımız asker oluyor. Ne demiş atalarımız bir Türk dünyaya bedeldir.
VİLDAN : Tamam da atalarımız bu lafı ettikleri zaman, dünya nüfusu o kadar kalabalık değildi. Böyle mantıksız atasözlerinin zamanı çoktan geçti. Hadi! havaya atın fakat tutmayın beni. Atın, tutmayın siz beni. Şekere katmayın siz beni. Doktora götürün siz beni.
HERKES : En büyük asker bizim asker.
3. ADAM : Sen yüce bir milletin şerefli bir ferdisin. Böyle bir zamanda cinsiyet mühim değildir. Şanlı tarihimiz senin gibi genç kahramanlarla doludur. Mesela Ulubatlı Hasan. Ulubatlı Hasan İstanbul’un fethi sırasında tam yüz on yedi ok yemiştir, fakat ölmemiştir.
VİLDAN : Evet ama ben kendimi Ulubatlı Hasan’dan çok Baltacı Mehmet Paşa’ya benzetiyorum. Biliyorsunuz kendisi Çariçe Katarina ile cengi sırasında tam yüz on yedi kere orgazm olmuştur fakat ölmemiştir.
KADIN : Aaaa, ne kadar ayıp.
VİLDAN : Niye? Baltacı da bu milletin çocuğu değil mi? Baltacı, baltalı ilah mı? Zagor mu?
HERKES : En büyük asker bizim asker.
VİLDAN : Yahu ben nereden en büyük oluyorum. Ben askerliği orgeneral olarak mı yapacağım.
1. ADAM : Haydi arkadaşlar vakit tamamdır. Bu vatan senden hizmet bekliyor. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda.
VİLDAN : Mesela ben.

Asker Mektubu

ANLATICI : Dedik ya, mantığın bittiği yerde başlamakta askerlik. Askerlikte bir de mektuplar vardır. Mektuplar en güzel sevda sözlerini taşır asker ocağına. Mektuplar en sıcak sığınaktır askerde. Fakat gelin görün ki, er mektubu görünür, sırlara sansür konulur.
Anlatıcı çıkar. Vildan’ın yavuklusu girer. Elinde yanmakta olan bir mektup vardır.

YAVUKLU : Hay allah. Görüyor musun? Yine yakmış yar mektubun ucunu. (Bir köşeye oturur.) Bakalım ne yazmış.

Vildan hemen yanında belirir. Yavuklu okurken o mektubu seslendirir.

VİLDAN : Sevgili yarim, yavuklum, kavuklum. Evvela üzerime farz olan tanrı selamını sunarım. Hemen söyleyeyim burada mektuplar denetleniyor. Okuyorlar yani. Yanlış anlaşılmasın bizim iyiliğimiz için okuyorlar. Sevgilim, dört aydır anamdan emdiğim süt burnumdan gelmedi. Anamı ağlatmadılar, anama espri yaptılar, anamı güldürdüler. Yani burada rahatım yerindedir.
YAVUKLU : Ne güzel.
VİLDAN : Bok güzel. Günde on iki saat eğitim yapıyoruz ama bence az. Daha fazla olmalı. Komutanlarımızdan çok memnunuz. Hele bir çavuşumuz var, tam bir şey. İyi aile çocuğu. Geçen gün komutan beni döve döve komaya sokmadı. Eğer biri, çavuşun kafamı kırdığını söylerse sakın inanma. Burada dayak yoktur. Burada dayak vardır diyenin ağzına sıçarlar. Geçen gün iki arkadaşımız firar etti. Eğer birisi sana benimde, önümüzdeki çarşamba günü saat yirmi otuzda firar edeceğimi söylerse sakın inanma. Bu yüzden beni kışlanın arkasındaki çeşme başında, taksi tutup boşu boşuna bekleme. Ben firar etmeyi düşünmüyorum. Katiyen firar etmeyeceğim. Firar çok ayıp bir şeydir. Keskin firar küpüne zarar. Firar edip de ne yapacağım. Firar kim ulan firar kim? Ben neresi? Burası kim?

Işık söner. Askerkızlar şarkıyla birlikte sahneye girerler.

ASKERKIZLAR :
Kadın erkek eşit olsun diyorlar
Doğru söze şapka çıkar, kel mel görünmez
Peki o zaman pek değerli bayanlar
Sizde buyurun sekiz ay
Sizde buyurun on iki ay, on beş ay askerliğe

Çavuş girer, şarkı kesilir.

ÇAVUŞ : Hazrol! Rahat! Sen çömez.
VİLDAN : Er Vildan Cıngıl, Sinop emret komutanım.
ÇAVUŞ : Tuvalete git, kaç musluk, kaç lavabo, kaç karo taşı, kaç sifon var say gel.
VİLDAN : Emredersiniz komutanım.
ÇAVUŞ : Sifonların kaçı çekilmiş, kaçı çekilmemiş ve hangi hıyar çekmemiş, tespit et gel.
VİLDAN : Başüstüne komutanım.
ÇAVUŞ : Bitmedi. Tuvalette işin bitince dışarı çık derince bir çukur kaz.
VİLDAN : Başüstüne.
ÇAVUŞ : Dur, bitmedi. Sonra kazdığın çukuru tekrar doldur.
VİLDAN : Başüstüne komutanım.
ÇAVUŞ : Dur, bitmedi. (Aklına eziyet edecek başka bir şey gelmez.) Git bak bakalım, bızırıtların hepsi mırtmış mı?
VİLDAN : Baş üstüne komutanım!….. Efendim komutanım.
ÇAVUŞ : Git bak bakalım bızırıtların hepsi mırtmış mı?
VİLDAN : (Bir an düşünür… Artık sabrı taşmıştır.) Haaaaaa… Bızırıtlar…. Mırtmış mırtmış. Demin gördüm hepsi mırtmış. Yalnız ananıza yetmemiş, daha büyük bızırıt yok mu? diyor.
ÇAVUŞ : Ne?
VİLDAN : Zzzzzzzzt Erenköy komutanım.

1. PERDE SONU

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Cannes Altın Kamera Ödüllü Bir Film Sarhoş Atlar Zamanı/ Dema Hespen Serxwes

Bahman Ghobadi'nin 2000 yılında yönetmenliğini yaptığı "Sarhoş Atlar Zamanı" adlı  Kürtçe ve Persçe  filmi Türkçe altyazı ile aşağıdan online  izleyebilirsiniz. Bahman...

Kapat