Ali Şeriati: Kurban, koç boğazlamak değil, kendi İsmail’inden vazgeçebilmektir!

Ali ŞeriatiBu Hz. İbrahim’in dinidir; kana susamış Tanrıların, mazoşistlerin ve işkencecilerin değil. İnsanın mükemmelliğe ulaşmasının, bencillikten ve hayvani arzularından kurtulmasının hikayesidir yaşanan. İnsanın daha ulvi bir makama ve aşka, ve bilinçli bir insan olarak sorumluluklarını yerine getirmesine engel olacak her şeyden azade olduğu bir iradeye yükselişidir…

…Hikaye, bir koçun kurban edilişiyle sona eriyor. Bu, Yüce Allah’ın tarihin en büyük insan trajedisinin sonuna ilişkin dileğidir – birkaç aç insanı doyurmak için bir koç kurban etmek.

İbrahim başlangıçta hikayeyi yeniden anlatıp oğluna “burada seni ellerimle kurban edeceğim demek için ağzını açmadı. Sonunda, Allah’ın güvenine sığındı ve “İsmail rüyamda seni boğazlıyorum” dedi! Öylesine hızlı söylemişti ki bu kelimeleri kendisi bile işitmedi. Sonra sustu. Korkulu ve solgun, İsmail’in gözlerine bakmaya dayanamıyordu. İsmail babasının içinde bulunduğu durumu sezerek onu teselli etmeye çalıştı. “Baba itaatkar ol ve Allah’ın emrini yerine getirmek için tereddütte düşme. Beni de itaat edici olarak bulacaksın. Katlanabilirim ben” dedi.

Sen de İbrahim gibi kendi İsmail’ini getirmelisin Mina’ya. Senin İsmail’in kim? Ancak sen bilebilirsin, başkası değil. Belki eşin, işin, yeteneğin, gücün, cinsiyetin, statün vs. Ne olduğunu bilmiyorum, ama İbrahim’in İsmail’i sevdiği kadar sevdiğin bir şey olmalı. Senin özgürlüğünden çalan, görevlerini yerine getirmeni engelleyen, seni eğlendiren, hakikati duymaktan ve bilmekten alıkoyan, sorumluluk kabul etmektense meşrulaştırıcı sebepler ürettiren ve seni sadece gelecekte senden gelecek yardım için destekleyen ne varsa; işte bunlar onun işaretlerindendir. Onu arayıp bulmalısın. Eğer Allah’a yaklaşmak istiyorsan, İsmail’i Mina’da kurban etmen gerek.

Mina’da kuytu bir köşede İbrahim [AS] oğluyla konuştu! Yüzyıl yaşamış ak saçlı sakallı babanın yanı sıra İsmail gençlik çağına yeni giriyordu. Dünyanın değil Arap yarımadasının göğü böyle bir görünüme katlanamazdı! Tarih, baba ile oğul arasındaki böyle bir konuşmayı kaydetmemişti hiç. Kimse de, dostça fakat ürkütücü bir konuşmayı düşünmemişti!

İsmail’in yerine geçecek koçu (fidye) sen tespit etme, bırak Allah sana yardım etsin ve bir hediye olarak göndersin. O, koçu ancak bu şekilde kurban olarak kabul eder. Koç ancak İsmail’in bedeli olduğunda kurbandır; yalnızca kurban olsun diye koç boğazlamak ise kasaplıktır.

Dr. Ali Şeriati
Kaynak: Hac (“Baba Oğul Arasında Konuşma” başlıklı bölümden alınma birkaç paragraf ) Çeviri: Şükrü Kaya

“Ali Şeriati: Kurban, koç boğazlamak değil, kendi İsmail’inden vazgeçebilmektir!” üzerine bir yorum

  1. Tevrat ‘a göre kurban edilmek istenen kişi İshak’tır. Kur’an da hiçbir şekilde ismi geçmemesine karşın, her nasılsa Müslümanlar kurban edilmek istenen kişi olarak İsmail’i kabul etmişler.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
“Susuyorsun ve sabrediyorsun, zira seni anlamıyorlar…” Diotima – Stefan Zweig

Kapat