Albert Einstein: İnsan yaşamın anlamını ancak kendisini topluma adayarak bulabilir

Tekrar genç bir adam olabilseydim, bir bilim adamı ya da akademisyen ya da öğretmen olmaya çalışmazdım. Mevcut durumlar dahilinde bana daha fazla bağımsızlık vermesi ümidiyle tesisatçı ya da seyyar satıcı olmayı seçerdim.

Günümüzde dünyanın en büyük fizikçisi Einstein hakkında yazılan makalelerin hemen hemen hepsinin atladığı bir nokta var.  Einstein’ın siyasal fikirleri.  Büyük dahinin sadece bilimin sırları ile meşgul olduğunu sananlar yanılıyor.  Bugün Einstein’ın popülaritesinden yararlanmak isteyen siyasal sistem,  bir zamanlar hakkında 1800 sayfalık raporlar yazmış, o dönem ABD’de yürütülen ‘kızıl av’ın önemli bir hedefi haline getirilmiştir.  FBI yıllarca Einstein’ı gözetim altında tutmuştur. Almanya’da Nazilerin hedefi olan Einstein ABD’de ise ırkçılar ve FBI’ın ve Soğuk Savaş yürütücülerinin boy hedefi olmuştu.

Einstein, doktorasını yaptıgı sırada İ s v i ç r e ‘ d e s ü r g ü n d e k i Ru s devrimcileri ile ateşli tartısmalara katıldı. Emperyalistlerin hedeflerini yerine getirmek için baslattıkları 1. Dünya Savası’na karsı çıktı. Almanya’da yükselen Nazi hareketine karsı mücadele etti. Yahudi bir kökenden gelen Einstein’ın bütün mallarına el kondu, hakkında ölüm kararı çıkartıldı.  Naziler iktidarlarını ilan etmeden kısa bir süre önce ülkeyi terk etti.
Siyasal fikirleri dolayısıyla yaşadığı sorunlar orada devam etti. Einstein’ın tüm hayatı, ırkçılığa karsı mücadele etmekle, dünya çapında barış savunuculugu yapmak ve sosyalistlere destek olmakla geçti. Albert Einstein, kendi sözleriyle “hep devrimci olarak kaldı”.

Einstein, Alman bilim adamı Otto Hahn ve meslektaslarının kendi kuramına dayanarak, uranyumun atomlarını ayrıstırmayı basardıgını ögrenince, nükleer silahlanmaya dogru atılan bu adımı 1939’da ABD baskanı Franklin Roosevelt’e bir mektup yazarak, Naziler’in nükleer silahları gelistirebileceği uyarısında bulundu. Bu uyarı ABD’nin ilk atom bombasının yapılması için çalısmalarının başlatılmasına neden oldu. E=mc2 2 denkleminin fikir babası olmasına rağmen, hiçbir zaman ABD’nin Manhattan Projesi adı altın yürüttügü atom bombası üretme projesi içerisinde yer almadı. Nükleer silahlanma çalısmaları hep eleştirdi.

Neden Sosyalizm?

1949’da ABD’de yayınlanan Monthly Review adlı derginin ilk sayısına “Neden Sosyalizm?” baslıklı bir makalesi yayınlanır Einstein’ın. Monthly Review aynı makaleye Mayıs  1998 tarihli 50. cilt, 1. sayısında da yer verir.

Yazısına “Ekonomik ve sosyal konularda uzman olmayan birinin sosyalizm hakkında görüs belirtmesi uygun olur mu?” diyerek baslayan Einstein, “Bence kötülügün gerçek kaynagı, kapitalist toplumdaki mevcut ekonomik  anarsi. Önümüzde koca bir üreticiler toplulugu görüyoruz; bu t o p l u l u g u n ü y e l e r i i s e ,  durmaksızın birbirlerini, kolektif  emeklerinin sonuçlarından  ma h r um b ı r a kma k i ç i n çabalıyorlar. Bunu zor kullanarak degil, yasalasmıs kurallara körü körüne inanarak gerçeklestirmekteler” diyerek devam ediyor.

Irkçılıkla mücadele

Albert Einstein ve 27 arkadası 4 Aralık 1948’de New York Times gazetesine  gönderdikleri mektup ile o yıllarda yeni kurulmus olan Ýsrail devletinde Herut (Özgürlük) Partisi Lideri Menahem Begin’e karsı kamuoyunu uyarmıstır. Einstein Yahudi kökenli olmasına karsın “İsrail devletinde, Herut (Özgürlük Partisi) adı altında bir siyasi partinin ortaya çıkmıs olmasıdır. Bu parti; örgüt yapısı, uyguladıgı yöntemler, siyasi felsefesi ve toplumsal yaklasımıyla, Nazi ve Fasist partilere  benzemektedir” demektedir. Begin’in ABD’de  gördügü ilgiye atıfta bulunan Einstein ve  arkadasları, “Begin’i ve partisini ilgilendiren birkaç çarpıcı gerçegi halkımıza duyuruyor ve tüm  lgi l i ler i , fasizmin bu yeni olusumunu  desteklememeye acilen çagırıyoruz” diyerek mektuplarını bitirirler.

Begin yıllar sonra 1980 ve 1981’de İsrail Basbakanı olur. Begin hükümeti, Filistinlilerin saldırılarını gerekçe göstererek, Lübnan’a saldırır. İsrail’in Lübnan’ın isgali sırasında binlerce kisi ölür,köyler, kentler yıkılır, yüzbinlerce kisi mülteci olmak zorunda kalır.

Neden Sosyalizm?
1949’da ABD’de yayınlanan Monthly Review adlı derginin ilk sayısına “Neden Sosyalizm?” baslıklı bir makalesi yayınlanır Einstein’ın. Monthly Review aynı makaleye Mayıs  1998 tarihli 50. cilt, 1. sayısında da yer verir.
Yazısına “Ekonomik ve sosyal konularda uzman olmayan birinin sosyalizm hakkında görüs belirtmesi uygun olur mu?” diyerek baslayan Einstein, “Bence kötülügün gerçek kaynagı, kapitalist toplumdaki mevcut ekonomik  anarsi. Önümüzde koca bir üreticiler toplulugu görüyoruz; bu t o p l u l u g u n ü y e l e r i i s e ,  durmaksızın birbirlerini, kolektif  emeklerinin sonuçlarından  ma h r um b ı r a kma k i ç i n çabalıyorlar. Bunu zor kullanarak degil, yasalasmıs kurallara körü körüne inanarak gerçeklestirmekteler” diyerek devam ediyor.
Irkçılıkla mücadele
Albert Einstein ve 27 arkadası 4 Aralık 1948’de New York Times gazetesine  gönderdikleri mektup ile o yıllarda yeni kurulmus olan Ýsrail devletinde Herut (Özgürlük) Partisi Lideri Menahem Begin’e karsı kamuoyunu uyarmıstır. Einstein Yahudi kökenli olmasına karsın “İsrail devletinde, Herut (Özgürlük Partisi) adı altında bir siyasi partinin ortaya çıkmıs olmasıdır. Bu parti; örgüt yapısı, uyguladıgı yöntemler, siyasi felsefesi ve toplumsal yaklasımıyla, Nazi ve Fasist partilere  benzemektedir” demektedir. Begin’in ABD’de  gördügü ilgiye atıfta bulunan Einstein ve  arkadasları, “Begin’i ve partisini ilgilendiren birkaç çarpıcı gerçegi halkımıza duyuruyor ve tüm  lgi l i ler i , fasizmin bu yeni olusumunu  desteklememeye acilen çagırıyoruz” diyerek mektuplarını bitirirler.
Begin yıllar sonra 1980 ve 1981’de İsrail Basbakanı olur. Begin hükümeti, Filistinlilerin saldırılarını gerekçe göstererek, Lübnan’a saldırır. İsrail’in Lübnan’ın isgali sırasında binlerce kisi ölür,köyler, kentler yıkılır, yüzbinlerce kisi mülteci olmak zorunda kalır.

Bireysel ve Toplumsal Sorumluluk – Albert EİNSTEİN

Vicdan ve yasalar arasındaki o eski çatışma ile gene karşı karşıyayız. Nuremberg duruşmaları sırasında, değişik hükümetler, ahlakdışı eylemlerin hükümet buyruğu ile işlenmiş suçlar olduğu gerekçesi ile bağışlanamayacağı kanısmdaydılar. Ahlakdışı bir eylemin ne olduğunu kişinin bireysel yargısı ve vicdanı belirler. Ahlâk yasalarının her türlü yasadan önce geldiği düşüncesi ise insanların doğruluk ve yanlışlık anlayışına da uymaktadır.

Bilinçli olarak savaşmamayı seçen kişi devrimci bir kişidir. Yasalara karşı gelmeğe karar vermekle toplumun ilerlemesi uğrunda çalışmak gibi en önemli bir ülküyü kişisel çıkarlarından üstün tutmuş oluyor demektir. Çok güç durumlarda toplumsal ilerlemeyi sürdürmenin tek yolu budur. Kuvvetler dengesi yürürlükteki yasaların ve siyasal kurumların işlemesini engelliyorsa, bu tutum daha çok önem kazanır. Amerikan Anayasasını hazırlayanlar bu düşünceyle halkın ayaklanma hakkını tanımışlardır.

Gandhi’nin Hindistan’ın özgürlüğünü kazanması için uyguladığı yöntem zor kullanmayan bir devrim yöntemiydi. Uluslarüstü bir örgüte dayanarak yeryüzünde barışı gerçekleştirmek ancak Gandhi’nin yönetiminin geniş ölçüde uygulanması ile sağlanabilir.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Ölümün Lafazan Çığlıklarının Med-Cezirinde Hayyamla Kafka Arasında Doğulu Bir Aydın

Artık ne arzum kaldı, ne de kinim. İçimdeki insanı yitirdim. Kaybolsun diye de bir yere bırakıverdim. Hayatta insan ya melek...

Kapat