Hayatın Anlamı Hakkında Konuşmak – Irvin Yalom

irvin-yalomBiz insanlar yaratılıştan anlamı olmayan bir dünyaya fırlatılma talihsizliğini yaşamış olan anlam arayan yaratıklar gibi görü­nüyoruz. En büyük görevlerimizden biri yaşamı destekleye­cek kadar sağlam bir anlam icat etmek ve bu anlamı ortaya koymada­ki kişisel katkımızı inkâr etme şeklindeki hileli manevrayı gerçekleş­tirmektir.

Devamı…Hayatın Anlamı Hakkında Konuşmak – Irvin Yalom

“Çünkü gerçek olan sadece şimdide mevcuttur” Hayatın Boşluğu Öğretisi Üzerine – Arthur Schopenhauer

SchopenhauerBu boşluk anlatımını genel olarak şeylerin varoluş tarzında, her ikisinde de insanın sınırlı varoluşuyla karşılaştırıldığında, Zaman ve Mekânın sınırsız doğasında; yegâne gerçek varoluş tarzı olarak göz açıp kapayıncaya kadar geçip giden şimdide; her şeyin birbirine bağlılığında ve izafiliğinde; sürekli olarak Varlık olmaksızın Oluşta; tatmin edilmeksizin mütemadiyen arzulamada; hayatın tarihini oluşturan uzun savaşta zafer kazanılıncaya kadar çabaların sürekli olarak boşa çıkmasında bulur. Zaman ve onun içinde, onunla var olan bütün şeylerin gelip geçiciliğiyaşama iradesine ki kendinde şey olarak yok edilemez bu çabanın beyhudeliğinin gösterildiği biçimden ibarettir sadece. Zaman ki onunla her an elimizdeki her şey boş bir hiçliğe dönüşmektedir ve sahip olduğu bütün değeri kaybetmektedir.

Devamı…“Çünkü gerçek olan sadece şimdide mevcuttur” Hayatın Boşluğu Öğretisi Üzerine – Arthur Schopenhauer

“İnsanlar, ancak kaybettiklerinin kıymetini kavrar…” Hayat: Istırap ve Sefalet – Schopenhauer

SchopenhauerBiz insanlar kasabın gözlerinin süzüp, içlerinden önce birini ardından bir başkasını seçtiği kırda oynaşan kuzuları andırıyoruz; çünkü iyi günlerimizde bizi tam da bu anda hangi felaketin pusuda beklediğini, hangi hastalık, sefalet, işkence ve eziyetin, uzuv, akıl ve can kaybının birdenbire bastırmak için hazırlandığını bilmeyiz.
Tarih bize ulusların hayatını gösterir ve savaşlardan ve ayaklanmalardan başka anlatacak bir şey bulamaz; barış yılları şurada burada ancak kısa duraklar, anlaşmalar arasındaki fasılalar olarak görünür. Ve benzer şekilde tek tek insanların hayatı da hiç bitmeyen bir mücadeledir, sadece mecazi anlamda ihtiyaç ve can sıkıntısıyla değil, fakat gerçek anlamda başkalarıyla da. İnsanlar her yerde bir muhalefet, mukavemet unsuru bulurlar, sürekli çatışma halinde yaşarlar ve silah elde ölürler.

Devamı…“İnsanlar, ancak kaybettiklerinin kıymetini kavrar…” Hayat: Istırap ve Sefalet – Schopenhauer

Arthur Schopenhauer, Hayatın (ve Aşkın) Anlamı: “Ne doymaz bir varlıktır insan!”

SchopenhauerHayatın en büyük üç saadetini, yani sağlık, gençlik ve özgürlüğü fark etmeyiz, çünkü onlar da (bir şeyin bizatihi varlığı değil) “yokluk”u halidir. Hayatımızın belli günlerinin mutlu olduğu dikkatimizi ancak bunların yerini mutsuz günler aldığında çeker. Zevkler ve hazlar arttıkça bunlara karşı duyarlılığımız azalır; alıştığımız şeyleri artık bir zevk olarak hissetmeyiz. Fakat acıya duyarlılığımız tam da bu şekilde artar; çünkü alıştığımız şeyin (kökünün) kesilmesini acı bir biçimde hissederiz. Dolayısıyla zaruri olanın ölçüsü sahip olmayla artar ve böylelikle acıyı hissetme kapasitesi de. Saatler ne kadar hoşça geçirilirse o kadar çabuk tükenir, ne kadar acıyla geçirilirse o ölçüde uzadıkça uzar, geçmek bilmez, çünkü müspet mahiyete sahip olan şey zevk değil acıdır, onun bizzat mevcudiyeti kendisini hissettirir. Benzer şekilde eğlendiğimizde değil, sıkıldığımızda zamanın farkına varırız.

Devamı…Arthur Schopenhauer, Hayatın (ve Aşkın) Anlamı: “Ne doymaz bir varlıktır insan!”

Prof. Dr. Özcan Köknel: “Hayatın Bizim Ona Verdiğimizden Başka Anlamı Yoktur”

picassoİnsanın günlük zorlanmalardan korunması ve kurtulması için bunların üstüne çıkabilmesi gerekir. Bu da yaratıcı düşünceyle sağlanır. Engellerin aşılmasında, sorunların çözülmesinde etkili ve gerçekçi yollar yaratıcı düşünceyle bulunur. Düşlem (hayal kurma) adını alan, imgelem biçiminde, gerçeklere uymayan ya da doyum olanağı bulunmayan amaçlar, beklentiler, istekler düş yoluyla doyuma kavuşur. Çocukluk ve gençlik çağında ileriye dönük olarak çalışan düşlem düzeni, kişiye yaratıcı tasarımlar yaparak duygu ve düşüncelerini yüceltme olanağını kazandırır. Yaşlılıkta da geriye dönük olarak çalışarak, insanı güzel anıların renkli dünyasına götürür, yalnızlığın karanlığında kaybolmaktan kurtarır. Ancak gerçekle düşlem arasındaki sınır iyi çizilemezse, düşlemler gerçeğin yerini almaya başlar ve gerçekle bağlantı bozulur.

Devamı…Prof. Dr. Özcan Köknel: “Hayatın Bizim Ona Verdiğimizden Başka Anlamı Yoktur”

Tolstoy: “Hayatın anlamsız olduğunu anlayacak kadar akıllı bir tek ben ile Schopenhauer mu var?”

Lev Tolstoyİnsanoğlu var olduğu ilk günden beri hayata bir anlam yükledi ve sürdükleri yaşam onlardan bana intikal etti. içimde ve etrafımda olan her şey, cismani olan ya da olmayan her şey, onların hayat bilgisinin birer meyvesi. Benim tam da hayatı değerlendirmede ve mahkum etmede kullandığım düşünce araçlarının hepsi de benim tarafımdan değil, onlar tarafından kat edildi. Ben kendim bu dünyaya onların sayesinde geldim. Onların sayesinde öğrendim ve yetiştim. Demiri onlar çıkardılar, ormanları kesmeyi bize onlar öğrettiler, inekleri ve atları onlar evcilleştirdiler, tahıl ekmeyi ve birlikte yaşamayı bize onlar öğrettiler, yaşamımızı onlar düzenlediler ve bana konuşmayı ve yazmayı onlar öğrettiler. Ve onların bir ürünü olan, onlar tarafından yedirilen, içirilen, öğretilen ben, onların düşünceleri ve sözcükleriyle düşünerek bütün bunların saçmalık olduğunu savundum. “Yanlış olan bir şey var!” dedim kendime.

Devamı…Tolstoy: “Hayatın anlamsız olduğunu anlayacak kadar akıllı bir tek ben ile Schopenhauer mu var?”

Albert Einstein: İnsan yaşamın anlamını ancak kendisini topluma adayarak bulabilir

Tekrar genç bir adam olabilseydim, bir bilim adamı ya da akademisyen ya da öğretmen olmaya çalışmazdım. Mevcut durumlar dahilinde bana daha fazla bağımsızlık vermesi ümidiyle tesisatçı ya da seyyar satıcı olmayı seçerdim.

Günümüzde dünyanın en büyük fizikçisi Einstein hakkında yazılan makalelerin hemen hemen hepsinin atladığı bir nokta var.  Einstein’ın siyasal fikirleri.  Büyük dahinin sadece bilimin sırları ile meşgul olduğunu sananlar yanılıyor.  Bugün Einstein’ın popülaritesinden yararlanmak isteyen siyasal sistem,  bir zamanlar hakkında 1800 sayfalık raporlar yazmış, o dönem ABD’de yürütülen ‘kızıl av’ın önemli bir hedefi haline getirilmiştir.  FBI yıllarca Einstein’ı gözetim altında tutmuştur. Almanya’da Nazilerin hedefi olan Einstein ABD’de ise ırkçılar ve FBI’ın ve Soğuk Savaş yürütücülerinin boy hedefi olmuştu.

Devamı…Albert Einstein: İnsan yaşamın anlamını ancak kendisini topluma adayarak bulabilir