Ahmet Kaya’yı ölüme sürükleyen engerekleri ve çiyanları tanıyalım

10 Şubat 1999′da MGD ödül töreninde Ahmet Kaya’ya yapılan linç girişiminin azmettiricisi olan, yıllar sonra kendisine atılan yumruktan sonra aklı başına gelen ve pişman olduğunu söyleyen Serdar Ortaç. O kitle faşizmi atmosferinin, o linç psikolojisinin yükselmesinde özellikle üç kişinin daha payı çok büyük… Birincisi yapımcı Tunca Yönder… “Atın bu adamı dışarı, kovun bu adamı” diye ahlaksızca insanları Kaya’ya karşı azmettirerek salonda dolaşan kişi. ikincisi Kaya hakkında “Sünnetsiz Pezevenk” diye bağıran magazinci Şenay Düdek. Üçüncüsü ise operayona dışardan damgasını vuran ve noktayı koyan Ertuğrul Özkök. 14 Şubat 1999 günü Hürriyet gazetesi genel yayın yönetmeni olarak “Ayıp ettin gözüm”, sonrasında “Vay şerefsiz” diye manşet attıp  1993 yılında Ahmet Kaya’nın Berlin’de Öcalan’ın posteri altında konser verdiğini gösteren fotoshop ile hazırlanmış bir fotoğrafı yayımladı. Bütün basını karalama kampanyasına dahil etti.

Bir Tek Çirkin Adam Çıktı

Ertuğrul Özkök, olaydan 4 gün sonra kaleme aldığı köşe yazısında:

“O gece orada birçok gerçek sanatçı vardı. Her biri Türkiye’nin yüzakıydı. Bütün bunlar içinde bir tek çirkin adam çıktı. O da ne yazık ki Ahmet Kaya idi” diyordu…

Ardından Emniyet Müdürlüğü bu manşete dayanak teşkil eden kaset, ses bandı, röportaj ve buna benzer dokümanları gazeteden istedi. Hürriyet gazetesi adına Aslıhan Dumlu’nun gönderdiği resmî yazıda ellerinde hiçbir dokümanın olmadığı belirttildi. Sonradan yayınlanan resmin de fotomontaj olduğu yargı kararıyla sabitlendi.
10 Şubat 1999′dan 16 Kasım 2000′e kadar süren ve Ahmet Kaya’yı ölüme götüren olay örgüsü bütün belgeleriyle ortadayken azmettirici tavırlar ve bütün basında yer alan yalan manşetler bu ülkede yaşayan hiçbir savcıyı ilgilendirmedi.

Bugün Olsa O Manşeti Atmazdım

Geçtiğimiz günlerde Ahmet Kaya’nın hayatı konu alan “Uçurtmam tellere takıldı” adlı belgesel filminin çekilmesi nedeniyle Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya Balçiçek ilter’le Söz Sende de adlı programa katıldı. burada yaptığı açıklamada; Hürriyet Gazetesi eski genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün attığı “şerefsiz” manşeti için “O Ahmet Kaya’nın çok sevdiği bir kelimeydi. Bugün olsa o manşeti atmazdım” açıklamalarının hatırlatılması üzerine; “Acaba Ertuğrul Özkök bunları söyledikten sonra kendisini izledi mi? Merak ediyorum dedi.

Çatal, bıçak ve marşlı magazin mafyası aile fotoğrafı

Gülten Kaya: Özkök Tutarsız…

Gülten Kaya Ertuğrul Özkök’ün tutarsız olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:

“Bir tutarlılık aramaya çalışıyorum, argümana bakar mısınız? İki şeyi birbirine karıştırıyor. O dönemde hürriyet iki ayrı manşet atmıştı, biri “ayıp ettin gözüm” diğeri de “vay şerefsiz”… Şerefsiz onun çok sevdiği kelimeydi diyor. Şimdi Ahmet Kaya’nın çok yakınında bulunmuş olmak gerekiyor ki Ahmet Kaya’nın ne dediğini bilebilsin bir kere bu yok.

Onun kastettiği “Ayıp ettin gözüm” manşeti. Çünkü gözüm çok tipik kelimesiydi Ahmet’in, muhtemelen onu kastediyor. Onu bilemez çünkü..Ayrıca bilse bile, bir en büyük gazetenin genel yayın yönetmeninin sorumlu tavrı bunu böyle açıklamak mıdır?

Ahmet Hiçbirzaman Türk Halkına Hakaret Etmedi…

Gülten Kaya bu manşeti gördüğünde Ahmet kaya’nın nasıl tepki verdiğini de anlattı. Kaya’nın hiçbir zaman Türk halkına hakaret etmediğini söyleyen Gülten Kaya “Ahmet bu belgeselde şerefsiz kelimesini Türk halkını kastederek söylemediğini anlatıyor” dedi.

Gülten Kaya şöyle konuştu: “Ahmet’in söylediği,, her ülkenin şerefsizleri vardır. Türkiye de bundan muaf değildir. Asla Türkiye halkına şerefsiz demem,, bunu herkes bilir…” şeklindeydi dedi..

Türkiye’ye Kötülük Etmekten Ruhu Bozulmuş…

Gülten Kaya Ertuğrul Özkök’ün attığı “şerefsiz” manşeti için “şimdi bütün bunlar ortadayken atılan bu vahim başlığı,, pespaye başlığa tanım bulamıyorum.Hala şöyle savunuyor olmak hakikaten feci.İşte bunun adı nefret suçu uygar dünyada” diye konuştu.

Gülten Kaya aynı programdaki Ertuğrul Özkök’ün “Ahmet Kaya o manşetten 8 yıl sonra öldü” sözlerini de değerlendirdi.

Ertuğrul Özkök Hesap Bilmiyor; 9 Ayı 8 Yıl Yaptı

Bir Tv programında konuşan Özkök bir soru üzerine; “Ya tamam getiriyorlar da Allah aşkına Ahmet Kaya Türkiye’den ayrıldıktan 8 yıl sonra kalp krizinden öldü. On bin kere söyledim, bir kere daha söyleyeyim. Orada bir manşet verdik. O manşeti bugün vermezdim. Ama Ahmet Kaya o manşetten dolayı ölmedi kusura bakmayın!”  diyor ve ekliyordu  “Bu ülkede sadece ben mi yanlış yaptım insanlarla ilgili? Niye hep bana soruluyor bu soru?” dedi.

Olaydan on yıl sonra gelen bu açıklama üzerine Gülten Kaya, “Bence Türkiye’ye kötülük etmekten ruhu bozulmuş ya da hesap bilmiyor. Hürriyet o manşeti 1999’da attı. 2000 yılında da Ahmet i kaybettik. 2000 den 1999 çıkınca 8 yıl kalıyorsa geriye, bu matematiği Ali Nesin’e sormak lazım. Ama bu bir dil sürçmesi değil bilinçaltı. O manşet hayatımızı karartan manşettir” dedi.

Ahmet Kaya ne demişti?

Tarih 10 Şubat 1999′da MGD ödül törenini sahneye çıkarak mikrofonu alan Ahmet Kaya:“Önümüzdeki günlerde bir albüm çıkarıyorum. Kürt asıllı olduğum için Kürtçe bir şarkı yapıyorum ve Kürtçe bir klip çekiyorum. Bu klibi yayınlayacak yürekli televizyoncuların olduğunu da biliyorum…”dedi.
Yuhalamalar, tacizler altında masasına gitti. Masasında uzatılan mikrofonlara da şunu ekledi: “Her zaman Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünden yana oldum. Binlerce yıldır böyle yaşamıştır bu ülke, binlerce yıldır da böyle yaşayacaktır diyorum ama Kürt realitesini sahiplenmek, kabul etmek zorundadır bu ülke. Bunu söylüyorum bu kadar yani…”

“Ahmet Kaya’yı ölüme sürükleyen engerekleri ve çiyanları tanıyalım” üzerine 3 yorum

  1. insan bunları gördükçe engereklere çıyanlara hakaret ettiğini düşünüyor

  2. Şenay DÜDEK sanırım bildiği bişeyi görerek söylemiştir. sünnetsiz dediğine göre. Çünkü kişiliğide bunu gerektiriyor

  3. Ne desek bos
    Hersey gercek hepsi yalan.
    Bazen bir aslan bin aslani kontrol altina alir
    Bazende bir sirtlan bin sirtlani les yemeye inandirir.. bildigim birsey yok ama hisslerim diyorki ahmet kaya ölmedi öldüruldü
    Sirf bu surec yasansin diye.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Gündelik Dilde İnşa Edilen Birey, Türkçede Birey Üzerine Bazı Düşünceler – Sibel A. Arkonaç

Bireyin kişisel tekilliği, kendisinin ünikliği; kendisi için kendisinin ne olduğunu nasıl hissettiği ile ilgili bir duygudur. Bu duygu uzayda bir...

Kapat