
AKP’nin yerel seçim yatırımı olarak değerlendirilen Kürtçe televizyon için son aşamaya gelindi. TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, Malta Köşkü’nde düzenlediği yemekli toplantıda, Kürtçe yayının yapılacağı TRT-8’in 1 Ocak’ta yayına geçeceğini açıkladı. Yemeğe Muhsin Kızılkaya, Orhan Miroğlu, Bejan Matur, Ümit Fırat, Nilüfer Akbal, Kürt-Kav Genel Sekreteri Remzi Çakın ile gazeteci Fehmi Koru ve Derya Sazak da katıldı. Yemeğe DTP’lilerin davet edilmemesi dikkat çekti.
1 Ocak’ta yayına başlayacak
Toplantıya TRT’den de İbrahim Şahin’in yanı sıra, Kürtçe kanalın koordinatörü eski diplomat Sinan İlhan ile yeni kanalın yöneticileri katıldı. Şahin, TRT-8’in 1 Ocak 2009’da yayına başlayacağını, Kürtçe’nin Kırmanci, Zazaki ve Sorani lehçelerinde yayın yapacağını belirterek, yayın akışında çocuklara yönelik programlar, açık oturumlar, haber, eğlence, yarışma ve filmlerin yer alacağını söyledi. Kanalın önce 12 saat daha sonra 24 saat yayın yapacağını söyleyen Şahin, “Amacımız normal bir kanalda yapılan yayın çeşidini bu kanalda da sağlamak ve geniş bir yelpazeye hitap eden bir yayın çizgisi yakalamak. Bölgede etkili ve izlenen bir yayıncılığı hedefliyoruz” dedi.
Yeni kurulacak kanalın program içeriği ve kullandığı dil konusunda tavsiyelerde bulunan katılımcılar, “Kürt kimliğine uygun hazırlansın” dedikleri kanalın “devletin resmi söylemlerinden kaçınması”nı talep ettiler.
‘Seçim yatırımı’
Kurulacak kanalın başına Dışişleri Bakanlığı’ndan gelen Sinan İlhan geçirilecek. İlhan, kanalın kuruluşu aşamasında bir dizi isimle görüşerek, kanalın program içeriğini belirlemişti. Yıllardan beri var olan Kürtçe kanal talebinin, iktidarının 6’ncı yılında bulunan AKP tarafından şimdi karşılanması, yaklaşan yerel seçimlere yönelik yatırım olarak değerlendiriliyor.
Kanalın faaliyete geçmesinden önce Kürt enstitülerinin kapısını çalan TRT yönetimi, “çeviri desteği” talebinde bulundu. Ancak, televizyon kanalının tartışıldığı yemeğe aynı enstitü davet edilmemesi dikkat çekti.
H:sol

Teretenin kürtçe yayını bir aldatmaca nerdeyse bir asır bir ulusu kimliginden ve dilinden ötürü tanımayacaksın sonra çıkıp eh biz kürtlere kanal açıyoruz daha ne istiyorsunuz. Bak seçim geliyor oylarınızı bize verin biz sizi daha çok kıyalım. Buna kanan olur mu dersiniz. olur olur şimdiye kadar olmadı mı, budan sonrada olur.
Haklısınız bu anlamsızlığa hiç bir kürt ortak olmamalı…Kendileri yapıp kendileri sunmalı . Bu bir vebaldır..Bizim yarım kalmışlığımızı tamamlayamazlar biz ne istediğimizi biliyoruz,ne istemediğimizi de…
Orhan Miroğlu’nunda bunlar arasında olduğunu görünce, artık neye inanacağımı bilmiyorum. Kürtleri sürekli asimile eden bir zihniyetin, bir anda Kürt sever olması bir Kürt olarak kanımı donduruyor.
Kişiler, çıkarları doğrultusunda kendi gerçeklerini değiştirebilirler,bu saf gerçeği değiştiremez. Sistem bütün bu oyunlarını böyle kişilerden güç alarak,onların destekleriyle yapmakta… (yılllarca koyun yerine mayin temizleyici olarak kimlerin kullanıldığını düşünelim) Bu girişimlere destek vermek de bir tür mayın temizciliğidir…