Vincent Van Gogh’un “Köylüler ve Tarım işçileri” Resimleri

Van Gogh: “Acı duymak gülmekten iyidir, zira acı insanın yüreğini arıtır. İnsanları diri diri gömercesine kilitleyip çevrelerinde duvarlar örenin ne olduğu bilinmez ama yine de bir takım duvarların, tel örgülerin, demir parmaklıkların varlığı hissedilir. Bütün bunlar bir kuruntu, bir hayal midir? Sanmıyorum. ” [Theo’ya Mektuplar]

Devamı…Vincent Van Gogh’un “Köylüler ve Tarım işçileri” Resimleri

Vincent Van Gogh’un Küçük Bir Hikayesi: “Ben bu dünyada bir yabancıyım”

Van Gogh Van Gogh:
“20 yaşındayken duyduğum sevgi nasıl bir şeydi? Hep vermek, hiç almamak istiyordum. Budalaca, yanlış, abartılı, kibirli ve telaşlı çünkü âşık olunca insan yalnız vermeyi değil almayı da bilmeli. Bu hatayı bir kez yapmıştım: Bir kızdan vazgeçtim ve o da bir başkasıyla evlendi; ben de gittim, ondan uzaklara, ama düşüncelerimde yer tutmaya hep devam etti.”

Ölmek Üzere Evine Dönen Adam – Martin Bailey

Devamı…Vincent Van Gogh’un Küçük Bir Hikayesi: “Ben bu dünyada bir yabancıyım”

Van Gogh Mektubu: “Resim yapmalıyım başka çarem yok ama ne yapayım ki satılmıyor”

Van GoghVe bir daha söylüyorum, ya beni bir deli hücresine kapatın dosdoğru, belki yanılmıyorum diye karşı koymam, yahut ta bırakın var gücümle çalışayım, söylediğim tedbirleri de alın bir yandan.
Deli değilsem, başlangıcından beri sana söz verdiğim resimleri sana göndereceğim. Bu tablolar ister istemez dağılacak belki, ama sen birini görmekle bütünüyle ne yapmak istediğimi anlarsın, böylece umarım memnun olur, avunursun…
Benim karnım doysun diye sen yoksul kalmış olacaksın bunca zaman, ama ben, ben ya bu parayı geri vereceğim ya da canımı. Şimdi de iyi kalpli karın gelecek biz ihtiyarları biraz da gençleştirmek için…

Devamı…Van Gogh Mektubu: “Resim yapmalıyım başka çarem yok ama ne yapayım ki satılmıyor”

Van Gogh: “İki kez tımarhaneye gittim artık, bundan daha kötüsü gelemez ya başıma”

Van GoghNinni adını koyduğum bir tuvalim var, hastalık araya girdiğinde ona çalışıyordum. O resmin bende iki nüshası var şimdi. Bu tuval konusunda Gauguin’e dedim ki, onunla ben; İzlanda balıkçıları ve onların acı yalnızlığı, korkunç denizde bunca tehlikelerle karşı karşıya ve yapayalnız olduklarını konuştuk ya, ben dedim ki Gauguin’e; (bu konuşmalarımızdan sonra böyle bir resim yapmak aklıma geldi) “düşün, çocuk gibi saf olan bu insanlar eziyetleri arasında bir İzlanda balıkçı gemisinin kamarasında görürlerse bu resmi, beşikte sallanırken analarının söylediği ninniyi duyar gibi olmayacaklar mı?
Şimdi çarşılarda görülen alacalı litolara benzemiyor mu bu, ne dersin? Yeşiller giymiş, saçının sarısı turuncuya kaçan bir kadın, pembe çiçekli yeşil fon üstünde görülüyor. Şimdi çiğ pembe, çiğ turuncu, çiğ yeşil gibi birbirini tutmayan bu renkler kırmızı ve yeşillerin bemolleriyle yumuşatılmıştır.

Devamı…Van Gogh: “İki kez tımarhaneye gittim artık, bundan daha kötüsü gelemez ya başıma”

Van Gogh: “Tasasız olmak, günün birinde parasızlıktan kurtulacağını ummak, ham hayal!”

Theo'ya MektuplarTasasız olmak, günün birinde parasızlıktan kurtulacağını ummak, ham hayal!
Ben yiyip içmemi ve atölyemde rahatımı sağlayacak bir ücret için ömür boyu alışabilsem, mutlu sayardım kendimi.
Ama bir daha söylüyorum ki; ister Pont Aven’da, ister Arles’da olsun, yerleşeceğim yer vız gelir, ne var ki belli bir atölye kurmak ve herhangi bir otel ya da pansiyonda değil de kendi atölyemde yatmak noktasında direneceğim. Gaugin’le bana bu iyiliği yapar ve ikimizi böyle bir yere yerleşebilecek duruma getirirsen, yalnız şunu söyleyeyim ki, pansiyonculardan kurtulmak için bu fırsattan faydalanmazsak, sen bütün paranı boşuna harcamış olursun, biz de parasızlık sıkıntısına karşı koymak için tek çareyi yitirmiş oluruz.

Devamı…Van Gogh: “Tasasız olmak, günün birinde parasızlıktan kurtulacağını ummak, ham hayal!”

Van Gogh ‘Patates Yiyenler’ Resmi için: “On para etmez!” dediklerini duyacaksın, hazırlan buna


Köylülerin hayatlarını resmetmek ciddî ve önemli bir iştir, ben kendi hesabıma bu konuyu sanat ve hayat üstüne ciddiyetle düşünen insanları düşündürecek biçimde işlemeyi denemek isterim, denemezsem pişmanlık duyarım.

Devamı…Van Gogh ‘Patates Yiyenler’ Resmi için: “On para etmez!” dediklerini duyacaksın, hazırlan buna

Vincent van Gogh’tan kardeşi Theo’ya Mektuplar: “İnsan yalnız oldu mu bir bakıma yoksundur”

Gelecek mektubunda “bir şeyim kalmadı” dersen inanmam, belki daha önemli değişmelerin eşiğindesin, ve kendine gelinceye kadar biraz bitkinlik duyarsan hiç şaşmam.
Öyle anlar vardır ki sanat hayatında, insan hayalinde canlandırdığı ve hiçbir zaman gerçekleşmeyecek ideal hayatın özlemini duyar, hep özler durur yeni baştan.
Bir daha var gücümüzle sanata atılmak ve onun için bir daha kendimize çeki düzen vermek isteğini yitiririz kimi zaman. Fayton beygiri olduğumuzu ve gene aynı faytona koşulacağımızı biliriz. İşte o zaman keyfi yoktur insanın, bir çayırda bir güneşle, bir ırmakla, serbest dolaşan başka atlarla bir arada ve üretmede işini yaparak yaşamayı özler.

Devamı…Vincent van Gogh’tan kardeşi Theo’ya Mektuplar: “İnsan yalnız oldu mu bir bakıma yoksundur”

Van Gogh: İnsan gördüğünü aklında tutabilirse, her zaman yapacak düşünecek bir iş bulur kendine

Amsterdam, 18 Ağustos 1877
Erkenden kalkmıştım: işçileri şantiyeye gelir gördüm, pırıl pırıl bir güneşin altında. Sen de görsen hoşuna giderdi: irili ufaklı kara insancıklar bir ırmak olmuş akıyordu, önce çok az güneş alan dar sokaktan, sonra da şantiyede. Daha sonra bir parça kuru ekmek ve bir bardak bira ile kahvaltı ettim. Böylesine bir kahvaltıyı Dickens canlarına kıymak üzere olan insanlara salık verir, onları daha bir süre niyetlerinden vazgeçirir diye. İnsan tam bu ruh haletinde değilse de, yapmalı bunu zaman zaman, Rembrandt’ın «Emmaüs Hacıları» adlı tablosunu düşüne düşüne.
Van Gogh Tarım İşçileri ve Köylüler Resim sergisi için burayı tıklayınız. 

Devamı…Van Gogh: İnsan gördüğünü aklında tutabilirse, her zaman yapacak düşünecek bir iş bulur kendine

Van Gogh’tan Kardeşi Theo’ya Mektuplar: “Ne çare ki benden üstün güçlere karşı gelemedim”

19 Mart
Canım mektubunda öyle kardeşçe bir kaygı sezdim ki, artık susmaktan vazgeçip sana yazmak boynumun borcudur. Tam şuurumla, bir deli olarak değil, senin bildiğin kardeşin olarak yazıyorum bu mektubu.
İşin doğrusu şu: buranın bir kısım adamları belediye bir bildiri göndermişler (80 kadar imza varmış), benim serbest yaşamaya hakkı olmayan bir adam olduğumu ya da buna benzer bir şey yazmışlar bildiride. Bunun üzerine polis komiseri ya da merkez komiseri beni yine tımarhaneye atmak emrini verdi.
Durum şu ki kaç gündür deli hücresinde, kilit ve anahtar altında başımda gardiyanlarla kapalıyım, oysa suçlu olduğum ne kanıtlanmıştı ne de tanıtlanabilir.

Devamı…Van Gogh’tan Kardeşi Theo’ya Mektuplar: “Ne çare ki benden üstün güçlere karşı gelemedim”

Vincent van Gogh’un ‘Patates Yiyenler’ Adlı Resmi – Nalan Yılmaz


Van Gogh’un hayatı ve sanatı üzerine bugüne kadar pek çok araştırma yapıldı, kitaplar yazıldı. Resimleri birçok eleştirmen veya sanat tarihçisi tarafından incelendi. Ancak Umberto Eco’nun da belirttiği gibi bir sanat eseri üzerine söylenecekler hiçbir zaman bitmez. Bakış açısının farklılığı ile dikkat edilmeyen noktalar üzerinde durularak değişik yorumlar yapabilmek mümkün. Eco’ya göre sanatçı aslında alımlayıcıya tüketilmek üzere değil ama tamamlanmak üzere bir çalışma sunar. Ortaya çıkan obje sujenin gözünde anlamlı olabiliyorsa, bu da onun daha önceki deneylerinden gelen ve sanat yapıtının sunduğu niteliklerle bütünleşebilen değerlerin sayesindedir.

Devamı…Vincent van Gogh’un ‘Patates Yiyenler’ Adlı Resmi – Nalan Yılmaz