Aşkın Metafiziği: Erkek aşkta vefasızlığa, kadın ise sürekli sadakata eğilimli – Schopenhauer

SchopenhauerErkeğin aşkı, doyum bulduğu andan itibaren belirgin bir biçimde azalır: Hemen hemen bütün öteki kadınlar onu, sahip olmuş olduğu kadından daha fazla çekerler: Erkek değişiklik özler. Kadının aşkı ise, özellikle o andan sonra artmaya başlar. Bu varlığını sürdürmeye, çoğalmaya yönelik bir amaçtır.

Devamı…Aşkın Metafiziği: Erkek aşkta vefasızlığa, kadın ise sürekli sadakata eğilimli – Schopenhauer

Ahmet Ümit: Av olan her zaman erkektir. Ancak kadınlar bizi avcı olduğumuza inandırmıştır

aşk köpekliktir‘Av olan her zaman erkektir’ dedim. ‘Ancak kadınlar bizi avcı olduğumuza inandırmıştır. Kadınların en büyük basansı budur. Avı avcı, avcıyı av gibi göstermek…’ Buz gibi bir ifadeyle bakmaya başladı.
‘İstatistikler öyle demiyor ama. Aşk ilişkilerinde kurbanların çoğu kadın… Kaybedenler demek istemiyorum, ölenler diyorum. Genellikle erkek öldürür… Sevdiği için, kıskandığı için, öfkelendiği için, terk edildiği için… ‘
Aslında ben cinayetlerden söz etmiyordum. Ama onun aklına önce cinayetler gelmişti. Bu da onun aradığımız seri katil olduğunu gösteren bir başka kanıttı. Çünkü nasıl yasarsan öyle düşünürsün. Öte yandan söylediklerinde haklıydı, genellikle kurbanlar kadındı, katiller ise erkek. Bu yüzden ben başka bir şeyden söz ediyorum diyemedim. Sessiz kalmam, bir başka deyisle yenilmem onu yumuşatmıştı.

Devamı…Ahmet Ümit: Av olan her zaman erkektir. Ancak kadınlar bizi avcı olduğumuza inandırmıştır

“Diğer erkekler gibi olma, ne olur!” Cafer Yurtsever’den Bir Öykü: Bahşiş

picassoGeceyi çığırından çıkaran bir bayağılık yoktu ortada. Her şey doğaldı ve ikisi de yüreklerinden koparak gülüyorlardı. Söyledikleri her söz bir kitaptan çıkmış gibi geliyordu ikisine. Adam gözlerini kadının gözlerine dikmiş onu dinliyordu. Onu hem dinliyor ve hem de bir resme bakar gibi seyrediyordu. Kadın oyuncaklarla oynamaktan bıkmış bir çocuk gibi karşısına geçmiş oturmuş, kendisini dinleyen ve gözlerinin derinliklerinde kaybolan adamdan kaçırmıyordu bakışlarını. İkisi de mavi sularda yürüyorlardı ve suya batmıyorlardı.
Kadın aklından adam için, ‘ne kusursuz bir insansın’ diye geçiriyordu. Sadece aklından geçirmiyor aynı zamanda buna inanıyordu. ‘Seninle evlenebilirimdim. Şimdi de istesem, evlenebilirim.

Devamı…“Diğer erkekler gibi olma, ne olur!” Cafer Yurtsever’den Bir Öykü: Bahşiş

“Çok insan kafaları olmadığı için kafayı bozmuyor” Aşkın Metafiziği – Arthur Schopenhauer

SchopenhauerAşka dayalı evlilikler, bireyin değil türün çıkarları uğruna gerçekleşirler. Gerçi taraflar kendi mutluluklarını arttırdıklarını sanırlar Oysa gerçek amaçları, kendilerine yabancı bir amaçtır; bu amaç, sadece onların dünyaya getirmesi mümkün olan bir bireyi meydana getirmektir. Bu amaçla bir araya getirilen sevgililerin bundan böyle, ellerinden geldiği sürece geçinmeye çalışmaları gerekir.
Ne var ki bu birliktelik, o tutku halini alınış sevginin özü olan içgüdünün hizmetindeki vehim ve sanı üzerinden bir araya getirilmiş çift, çoğu zaman başka özellikleriyle olabilecek en uyumsuz vasıflan, yapısal özellikleri taşıyacaklardır. İşte bu uyumsuzluklar, zaten zorunlu olduğu için, onları bir araya getiren kuruntu ortadan kalkınca su yüzüne çıkarlar. Bu nedenle de aşk üzerine kurulmuş evlilikler kuralda mutsuzluklarla sonuçlanırlar…

Devamı…“Çok insan kafaları olmadığı için kafayı bozmuyor” Aşkın Metafiziği – Arthur Schopenhauer

“Herkes, karşısındakinde kendi yoksun olduğu yanları sever” Aşkın Metafiziği – Schopenhauer

SchopenhauerCinsel sevginin temelinde yatan ve dikkatimizi yönelttiğimiz (mutlak, genel) yanların ikinci düzleminde, psişik özelliklerle ilgili olanlar bulunmaktadır. Burada kadının, erkeğin babadan kalıtım yoluyla kendisine geçmiş olan yürek (gönül) ve karakter özelliklerinin çekimine sürekli olarak kapıldığını göreceğiz. Kadının kazanılmasında etkili olan başlıca özellikler, iradenin sağlamlığı, kararlılık ve cesaret, belki de ayrıca iyi yüreklilik ve dürüstlüktür. Buna karşılık erkeğin entelektüel fazlaları (avantajları) kadının üzerinde öyle doğrudan ve içgüdüyü etkileyecek zorlama ve güç uygulamazlar; çünkü bunlar babadan (çocuğa) geçebilecek olan özellikler değillerdir. (Erkekteki) akıl kıtlığı, kavrama yetisi yetersizliği, kadınlara zarar vermez: Tersine belki ağır basan zihinsel güç ya da hatta dâhi(lik), (erkekteki) bir anormallik olarak kadının üzerinde elverişsiz etki bile yapabilir.

Devamı…“Herkes, karşısındakinde kendi yoksun olduğu yanları sever” Aşkın Metafiziği – Schopenhauer

‘İki cinsten birini suçlamak öbürünü bağışlamaktan çok daha kolaydır’ Kadın – Simone de Beauvoir

Simone de BeauvoirŞurası bir gerçek: bugün, ne erkekler ne de kadınlar birbirlerinden hoşnut değiller. Ama üstünde durulması gereken nokta, tepelerine çöken bir ilencin onları kedi-köpek gibi hiç durmadan çekişmeye mi ittiği, yoksa onları birbirine düşüren çatışmaların insanlık tarihinin geçici bir anını mı dile getirdiğidir. incelememiz boyunca gördük ki, bütün efsanelere rağmen, hiçbir bedensel yazgı, Erkek’le Kadın’ı sonsuz bir çekişmeye zorlamamaktadır: din kitaplarında adı geçen ünlü mantis böceği bile, başka yiyecek bulamadığı için ve türünü devam ettirebilmek üzere erkeğini yemektedir: en tepeden en dibe dek bütün hayvanlar bu sonuncu kaygıya bağlıdır zaten. Öte yandan, insanlık, bir tür olmaktan öte bir şeydir: tarihsel bir olgudur o; insanlık, doğal varoluşunu yükleniş biçimiyle belirlenir. Gerçekte, kötüniyetin en aşırısıyla yola çıkılsa bile, insan denen varlığın dişisiyle erkeği arasında salt bedensel açıdan bir düşmanlık, bir çekişme bulabilmek olanaksızdır.

Devamı…‘İki cinsten birini suçlamak öbürünü bağışlamaktan çok daha kolaydır’ Kadın – Simone de Beauvoir

Prof. Dr. Doğan Şahin ile söyleşi: Kadınlar ve erkekler fizyolojik olarak nelerden etkilenir?

Prof. Doğan Şahin, T24’ten Hazal Özvarış’a verdiği söyleşinin dün yayımlanan ilk bölümünde [oku] “aşk”ın neden tesadüf olmadığını anlattı. “Aşk, bir tamamlanma arzusudur” diyerek kimin, kime, neden âşık olduğunu karakterlerdeki arızalar üzerinden özetleyen Şahin, söyleşinin ikinci bölümünde dümeni cinselliğe ve aşk acısına kırıyor.
Şahin, genel sekreteri olduğu Cinsel Eğitim ve Araştırma Derneği’nin (CETAD) Türkiye örneklemi üzerinde yaptığı araştırmaya göre kadınların cinsel bilgileri kocalarından öğrendiğini, erkeklerin de yanlış şeyler bildiklerini söyledi.
“Türkiye’de insanların cinsel hayatlarını filme alsan, yüzde 90’ının neredeyse aynı sırayla, aynı şekilde seviştiğini görürsün…” diyen Şahin’e göre “Birbirini gerçekten, sağlıklı bir şekilde seven iki insanın cinsel problem yaşama ihtimali yok gibidir.”

Devamı…Prof. Dr. Doğan Şahin ile söyleşi: Kadınlar ve erkekler fizyolojik olarak nelerden etkilenir?