Arno Gruen: İstediğimizi değil, bizden beklenenleri yaparak mutlu olamayız

Kendine İhanet.jpeg…Acı ve merhametin bir zayıflık olduğu efsanesi­ni uydurmuş ve kabul etmiş olabilir. Ama tam da bu in­sanları acı çekmedikleri için güçlü olarak görürüz! Oy­sa bu “güçlüler” acıya katlanacak güçleri olmadığı için duygularından sıyrılmış insanlardır.

Devamı…Arno Gruen: İstediğimizi değil, bizden beklenenleri yaparak mutlu olamayız

“Kafka, bir devrimci değil, Bir uyandırıcıdır” Gerçekçilik Açısından Franz Kafka – Roger Garaudy

kafka“Bu bir biyografi değil, elden geldiği kadar yokedilmiş unsurların bir araştırması ve keşfidir. Sonra da, tıpkı evi sallanan bir adamın, eski gereçleri kullana­rak hemen oracıkta sağlam bir ev kurmak isteyişi gibi kendimi onun üzerine oturtacağım ben de. Bazan, inşaatın tam ortasında güç tükenir. Sallanan, fa­kat bütün bir ev yerine şimdi elde, yarısı yıkılmış, öbür yarısı yeni bitmiş bir ev yani bir hiç vardır, üzer insanı bu.
Bunun arkasından hemen katıksız çılgınlık gelir, yani iki ev arasında yapılan kazak dansı gibi bir şey: kazağın,ayaklarnın dibinde mezarını kazana ka­dar çizmelerinin topuklarıyla toprağı eştiği, savurdu­ğu bir dans … “

Devamı…“Kafka, bir devrimci değil, Bir uyandırıcıdır” Gerçekçilik Açısından Franz Kafka – Roger Garaudy

“Hürriyet, hiçbir zaman soyut bir kavram değildir” Gerçekçilik Açısından Kafka – Roger Garaudy

KafkaBir insanın dünya anlayışını onun sınıfsal duru­mundan çıkarmak saçma olurdu. Sınırı menşeleri bakımından Marks bir küçük burjuva, Engels bir büyük burjuva idi. Ama dünya görüşleri kendi sınıflarının dünya görüşü değildir. Gelgelelim bu, her­hangi bir dünya görüşünün herhangi bir yerde ve herhangi bir zamanda doğabileceği anlamıma gelmez. Devrimci bir gerçeklik olmadığı sürece devrimci bir kuram olanaksızdır, olmaz. Marksçılık, ancak işçi sı­nıfı başlıbaşına bir tarihi kuvvet olarak ortaya çıktığı zaman doğabildi ve kendinden önceki ütopyalardan kurtulabildi. “Tarihi hareketin kavranışı” ancak o zaman, doğuş ve gelişim halindeki bu gerçek açısın­dan bakarak, devrimci bir dünya görüşüne varmağa imkan veriyordu.

Devamı…“Hürriyet, hiçbir zaman soyut bir kavram değildir” Gerçekçilik Açısından Kafka – Roger Garaudy

Şiir Eleştirisi Üzerine Mehmet H. Doğan İle Yapılmış Bir Söyleşi

Bıkmadaıı, yorulmadan, yılgınlığa düşmeden boyuna tekrarlamalıyız söylediklerimizi. çağ, sağır bir çağ. Bazı şeyler ne kadar tekrarlansa, ne kadar açık seçik, tane tane anlatılmaya çalışılsa, hatta anlatılsa, en duyarlı sanılan kulaklardan geri dönüyor. Belleğin en temiz, en boşyerinde bırakılan ufacık iz çok geçmeden kolayın, alışılmışın tozu ile doluyor, kapanıyor. Onun için işte, bir yandan bellekte bırakılan izin üzerindeki tozu, kiri temizlerken, bir yandan da bu izi derinleştirmek için boyuna tekrarlamak zorundayız söylediklerimizi. Yurdumuzda gerçek sanatın vermek zorunda olduğu bir varlık-yokluk savaşı bu.

Devamı…Şiir Eleştirisi Üzerine Mehmet H. Doğan İle Yapılmış Bir Söyleşi

Sosyalist Gerçekçiliğin Büyük Ustası: Gorki – Kemalettin Kaya

Gorki’nin önemi: Yalnızca Rus edebiyatının değil, dünya edebiyatının da en büyük yazarlarından biri olan Maksim Gorki, bundan yetmiş yıl önce, 18 Haziran 1936’da Moskova’da ölmüştü. Macar eleştirmen György Lukacs, Gorki’nin ölümünden sonra yazdığı “Kurtarıcı” adlı yazısına: “Çağımızın en büyük yazarı öldü.” cümlesiyle başlamıştı. Gerçekten de, öldüğü tarihte Gorki, dünyanın en büyük yazarıydı. Pekiyi, yetmiş yıl sonra Gorki unutuldu mu? Elbette hayır! “Sosyalist gerçekçilik” kavramının isim babası Gorki, öyküleri, romanları, oyunları, anılan örgütleyici önder kişiliği ve devrimci tavrıyla, bugün de yaşamaya devam ediyor.
1917 Ekim Sosyalist Devrimi’nin önderi Lenin, dostu ve arkadaşı Gorki’yi “Proleter sanatının en büyük temsilcisi” olarak nitelendiriyordu. Gorki’nin çelişkili tavrına, mistisizme varan saplantılarına karşın, Lenin, Gorki’ye her zaman büyük değer veriyordu.

Devamı…Sosyalist Gerçekçiliğin Büyük Ustası: Gorki – Kemalettin Kaya

Sanatın gerçekle estetik ilişkileri | Çernişevski’nin Estetik Anlayışı* – Plehanov

Çernişevski, güzellik hayattır, der ve bu tanıma dayanarak, çiçek açmış ‘bir bitkiyi niçin sevdiğimizi açıklamaya çalışır:
Bitkilerde hoşumuza giden şey, kuvvet ve özsuyu dolu bir hayata delâlet eden renk tazeliği, şekil zenginliği ve bolluğudur. Solmaya yüz tutan bir bitki çirkindir, içinde az özsuyu bulunan bir bitki hoşa gitmez.
Pek ince ve belli bir noktaya kadar tamamen doğru bir mütalâadır bu.
Fakat işte güçlük: bilindiği gibi, ilkel kavimler, örneğin, aynı gelişme evresinde bulunan Boşimanlar, Avusturalya yerlileri ve daha başka “vahşiler”, oturdukları bölgeler çiçekten yana çok zengin olduğu halde hiç de çiçeklerle süslenmezler.

Devamı…Sanatın gerçekle estetik ilişkileri | Çernişevski’nin Estetik Anlayışı* – Plehanov

Gerçekçilik, Gerçekçiliğin Türleri ve Ünlü İsimleri

Homeros’tan Maksim Gorki’ye değin tüm yazarlar insanı insana anlatmayı amaçlamıştır. Ne ki bu anlatım, yazarların insana bakış açısına, toplumsal görüngü­ye (perspektife) göre değişiklik göstermiştir. Çünkü yazınsal yaratılarda özü de, biçimi de belirleyen yaratıcıların dünya görüşü, bu görüş doğrultusunda dünyayı algılayışıdır. Ancak bunu da bir başına bağımsız bir etken olarak düşünemeyiz. Yazarı biçimleyen, yönlendiren etkenler de vardır. Bu etkenlerin başında her ya­ratıcının “toplumsal ve tarihsel bir bütünün parçası” olduğu gerçeği gelir.

Devamı…Gerçekçilik, Gerçekçiliğin Türleri ve Ünlü İsimleri

Gerçekçilik, Gerçekçiliğin Türleri ve Ünlü İsimleri (2)

[<<öncesi] Doğalcılık ya da doğalcı gerçekçilik
Eski adlandırımıyla “natüralizm” gerçekçiliğin ayrı bir türü olarak sayılabilir. Ne ki kimi yazın kuramcıları ve tarihçileri doğalcılığı başlıbaşma bir akım gibi görmüş ve göstermişlerdir. Ancak gerçekçilik nasıl coşumculuğun toprağında boy atıp gelişmişse doğalcı gerçekçilik de (ayrı bir akım olsa bile) gerçekçiliğin topra­ğında oluşmuştur. Dahası gerçekçi akımın temel ilkeleri olan gözlemleme, neden­lere bağlama, akılcı bir yaklaşımla çözümleme, gerçeği çarpıtmadan, işin içine duy­guları katmadan yaslanma… doğalcılığın ya da doğalcı gerçekçiliğin de ilkeleridir. Bunun için doğalcılığı gerçekçiliğin ileri bir aşaması sayarsak yanılmış olmayız.

Devamı…Gerçekçilik, Gerçekçiliğin Türleri ve Ünlü İsimleri (2)

Orhan Kemal kendini anlatıyor; Nasıl ve Niçin Yazıyorum?

Gerçekten de, okurlar meraklıdırlar. Haksız da sayılmazlar. Ben, masa başından çok, fazlaca gezer dolaşırım. Yani iş, masa başına geçip yazmaya kaldığı zaman, mesele çoktan hallolmuştur. Gezer dolaşırım. Gezip dolaşırken kafam boyuna çalışır. Ya, yıllarca önce beni şiddetle ilgilendirmiş bir konuyu düşünmekteyimdir, ya da hemen o gün kafama bir şey takılmıştır. Ama daha çok, yıllarca önce kafama takılan, beni zaman zaman şu ya da bu vesileyle kendisi üzerinde düşündüren bir konudur da, nasıl yazsam diye, biçimi üzerinde dururum. Öyle ya, öz belirgin. Biçim? Çünkü daha önce çeşitli biçimlerde bir şeyler yazmışsınızdır. Daha önce yazdıklarınızda kullandığınız biçimlerden ayrı, başka, çok başka olmalıdır. İşte gezip dolaşırken beni düşündüren noktalar bunlardır:

Devamı…Orhan Kemal kendini anlatıyor; Nasıl ve Niçin Yazıyorum?

Anatoli Lunaçarski’den alıntılarla Sovyetler Birliği ve Sosyalist Gerçekçilik

Lunaçarski’nin, SSCB Yazarlar Birliği Örgütleme Komitesi’nin 2. Plenumuna sunduğu rapor, daha sonra Sovyetler Birliği’nin resmi sanat çizgisi olarak kabul edilmesinin yanısıra  “sosyalist gerçekçilik” üzerine  önemli düşünceler içermektedir.

Lunaçarski, Sovyetler Birliği’nde gerçekleştirilen sanat ve kültür politikasının belirlenmesinde, örgütlenmesinde, düzenlenmesinde, geliştirilmesinde birinci dereceden rol oynayan kişilerden biridir.
25 Ekim 1917’de (yeni takvime göre 7 Kasım)  Ekim Devrimi’nin zafere ulaşmasının ardından, II. Sovyetler Kongresi tarafından 26 Ekim’de (yeni takvime göre 8 Kasım), Lenin başkanlığında bir “Halk Komiserleri Konseyi” kurulması kararı alınmış, bu konseyde “Eğitim İşleri Halk Komiseri” görevi Lunaçarski’ye verilmiş ve Lunaçarski, 1929 yılına kadar bu görevi başarıyla sürdürmüştür.

Devamı…Anatoli Lunaçarski’den alıntılarla Sovyetler Birliği ve Sosyalist Gerçekçilik

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org