Günümüz Edebiyatında Gerçeklik – Manes Sperber

Edebiyat ürününün temelini oluşturan gerçeklik, birinci planda yazarın kendisidir, başka deyişle, yazarın geçmişi ve bugününü, bilinci ve bilinçsizliği, bilgisi ve vicdanı bu gerçekliğin öğeleridir.
Sanat yaratısının süreci, hiç durmaksızın kendini aşmaya, nesnellik düzeyine varmaya çalışan bir öznellikle, hiç bir zaman öznellikten tümüyle uzaklaşamayan bir nesnellik arasında, saat rakkasını andıran bir devinim içersinde gerçekleşir.
Yukarıda, gerçekliği birinci planda hangi öğelerin oluşturduğundan söz ettim. İkinci planda gerçekliği oluşturan öğe ise, yazarın yapıtında ortaya konan ve yansıtılan dünyadır.

Devamı…Günümüz Edebiyatında Gerçeklik – Manes Sperber

Halkçılık ve Gerçekçilik – BERTOLT BRECHT

 “Gerçekçi yazış tarzına gereksinme, bugün öyle kolayca kulak arkası edilemez. Bu konu apaçık ortada. Egemen sınıflar yalana eskisinden daha fazla yakınlık gösteriyorlar, hem de usturuplu yalanlar bunlar. Gerçeği söylemek zorunlu bir görevdir her zaman. Acılar büyüdü, acı çekenler çoğaldı. Kitlelerin büyük acıları yanında küçük zorluklarla uğraşılması, küçük grupların karşısına çıkan zorluklarla ilgilenilmesi çok gülünç, nefret uyandırıcı.”

Çağdaş Alman Edebiyatı’na giriş için dayanak noktaları ararken, şunu gözönünde bulunduralım: Bugün edebiyat ürünleri diye adlandırdığımız şeyler yalnızca yurt dışında basılıyor ve bunların tümü dışarıda okunuyor. Böylece “halkçılık” kavramının edebiyatta kullanımı garip bir anlam kazanıyor. Yazar, birlikte yaşayamadığı halkı için yazmak zorunda. Aslında, konuya biraz daha yakından bakarsak, yazarla halkın arasındaki aralığın o kadar da büyük olmadığını görürüz.

Devamı…Halkçılık ve Gerçekçilik – BERTOLT BRECHT