Ahmed Arif’ten Leyla Erbil’e: Hal, yani şimdiki zaman seninle başlar

Ahmed ArifKüçüğüm, korkunç dâhim, sevgilim, senin istediğin gibi de olsam, kayıtsız şartsız kölen de olsam, daima asıl sen beni affedeceksin. Affetmeye çalış. Cihan insanları içinde, en güzel, en iyi ve en namuslu sensin. Buna inan. Ahmet Arif, böyle söyler… Doğrudur… Haktır… Lâyıktır… Sana yakın, sana lâyık ve hele hele “senin” olmayı düşünebilmek bile bir cesarettir. Yürek ister.

Devamı…Ahmed Arif’ten Leyla Erbil’e: Hal, yani şimdiki zaman seninle başlar

“‘Seni bulurlar, bir kadın iskeleti!’ derler” Psikanaliz Işığında Karanlığın Günü ile Mektup Aşkları – Şengül Can

mektup aşkları“Benden esirgediğiniz bendim, benim yarımdı; sizdiniz; belki de sizden önce beni ölüme götürecek kendimdiniz!”
Karanlığın Günü / Leylâ Erbil

Edebiyatımızda kadın, geçmişten bu yana her dönem anlatıldı. Yeri geldi anamız, avradımız, namusumuz oldu; yeri geldi kadının saçıyla atın kuyruğu bir tutuldu; yeri geldi Fatihler, Kanuniler doğurdu; yeri geldi, yeri geldi… Ve kadın bu süreçte rolünü bir türlü bulamadı. Hep âşık olundu. Sevildi, paylaşılamadı; uğruna destanlar yazıldı, dağlar delindi, çöller aşıldı. Kadın ise hep aynı kaldı. Leylâ ile Mecnun, Tahir ile Zühre, Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı hepsi kadındı, anaydı, kutsaldı. Asırlarca böyle devam eden zihniyet, modern çağda da kendisine bir şekilde yer edindi. Kadından şair olmaz, olsa olsa edepli, usturuplu, oturaklı yazar olur, denildi.

Devamı…“‘Seni bulurlar, bir kadın iskeleti!’ derler” Psikanaliz Işığında Karanlığın Günü ile Mektup Aşkları – Şengül Can

Ahmed Arif’ten Leyla Erbil’e: “29 yaşındayım. Ama binlerce yıldır seni arıyor, hasretini çekiyorum”

Leyla ErbilAh bu rezil dünya seni tanısa, seni öğrense, seni anlasa… Kurbanın olurum Leylim, kendini üzme, boşu boşuna haksız yere kendini üzme, kurtar kendini. Bak, yanında ben varım. Seninle olduktan sonra yapamayacağım ne vardır? önce kendine inan, kendini sev, sonra bana bel ver, bana yaslan, bak yaşaman nasıl aslî cevherini gösterecek. Üzme hiç kendini, ölürüm sonra. Ölmek, hiçbir şey değil. Sen böyle canlı, sıcak, dost, aziz ve en güzeli sevgiliyken ölmek, acı da olsa katlanılır. Ama senin bu bedbin halini görmek… İşte mesele burada. Artık tek mısra yazamam, bir satır uyku uyuyamam. 

Devamı…Ahmed Arif’ten Leyla Erbil’e: “29 yaşındayım. Ama binlerce yıldır seni arıyor, hasretini çekiyorum”